11 aylık Büşra bebeğin Diyarbakır’daki evi görüntülendi… Camların kırık olması dikkat çekti

Sivas'ın Divriği ilçesinde 11 aylık Büşra bebeğin kaybolmasının ardından, ailenin Diyarbakır'ın Çermik ilçesindeki evi dronla görüntülendi. Anne, baba ve 4 akrabanın tutuklandığı soruşturma sürerken, bebeğin büyüdüğü evin camlarının kırık ve bakımsız hali dikkat çekti.

Sivas'ın Divriği ilçesinde 11 aylık Büşra bebeğin kaybolmasının ardından, ailenin Diyarbakır'ın Çermik ilçesindeki evi dronla görüntülendi. Anne, baba ve 4 akrabanın tutuklandığı soruşturma sürerken, bebeğin büyüdüğü evin camlarının kırık ve bakımsız hali dikkat çekti.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyinÇermik ilçesi kırsal Aynalı Mahallesi Taşkesen Küme Evleri'nde yaşayan ailenin evleri, dronla görüntülendi. Küme evlerinde kalanların çoğunluğu akraba olduğu öğrenildi. Büşra'nın büyüdüğü evin ise camlarının kırık olduğu dikkat çekti. Camların çocuklar tarafından kırıldığı, ailenin ise ilkbahar ayında hayvancılıkla uğraştıkları için Sivas'ın Divriği ilçesindeki Göndüren köyü İncedere Yaylası'na gittiği öğrenildi. Ailenin Diyarbakır'a dönmelerine bir gün kala 11 aylık bebekleri Büşra kayboldu. 5 çocuk annesi E.B. (27), 10 Eylül'de bebeği Büşra'yı yaşadıkları çadırda bulamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirdi, ihbar üzerine arama çalışması başlatıldı.Soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra adliyeye sevk edilen anne E.B. ile baba Y.B., "çocuk altsoyu kasten öldürme" suçundan tutuklanmıştı.BABANIN İFADESİ ORTAYA ÇIKTI Soruşturma kapsamında çıkarıldığı nöbetçi hakimlikçe tutuklanan baba Balıkçı (41), savcılıktaki ifadesinde eşi Elif Balıkçı (27) ile yaklaşık 12 yıl önce dini nikahla evlendiğini, daha sonra resmi nikah kıydıklarını söyledi. Balıkçı, çocuklarına ara sıra kızdığını ancak şiddet uygulamadığını, 2024 yılında hayvancılık yapmak için gittikleri Adıyaman'ın Deylo mezrasında eşine tokat attığını anlattı.Bu olaydan sonra eşi Elif'in ailesinin yanına gittiğini, boşanma davası açtığını, kayınpederinin de kendisinden çocuklara baktığı için 100 bin lira istediğini iddia eden Balıkçı, 15 bin lira verdiğini, sonrasında eşinin şikayetinden vazgeçtiğini ve boşanma davasını geri çektiğini dile getirdi. Baba Balıkçı, Diyarbakır'ın Çermik ilçesinde 2 evi, bir dükkanı ile üzerine kayıtlı 2 aracı olduğunu, Aralık 2025'te bankadan 18 ay vadeli 2 milyon lira kredi çekerek 120 koyun aldığını, borcunu toplu ödemeyi düşündüğünü ve bunu ödeyecek gücü olduğunu ifade etti. Olay günü hayvanlarını aşıladığını, ardından eşi ve çocuklarıyla öğle yemeği yediğini belirten Balıkçı, akşam saatlerinde çocuklarıyla çadırda bulunduğunu söyledi."GİTTİĞİM SIRADA BÜŞRA ÇADIRDAYDI" Yusuf Balıkçı, akşam yemeğini yedikten sonra çadırda Büşra'yla oynadığını, kızının daha sonra kucağında uyuduğunu ve yatağına bıraktığını anlattı. Büşra'nın kucağında uyuduğunu çadırdaki herkesin gördüğünü ileri süren Balıkçı, "Kızım Büşra uyumak üzereyken karım Elif'e 'git R.B'nin çadırından ayakkabılarımı getir, Asel'i de al gel' dedim. Elif gitti. Çok uzun süre geçmeden Asel'i alarak geldi. Daha sonra Elif'e hayvanları peşimden göndermesini söyledim. Eşeğime binerek hayvanları otlatmaya gittim. Gittiğim sırada Büşra çadırdaydı." dedi. Baba Balıkçı, saat 23.00 sıralarında K.D'nin kendisini arayarak Büşra'nın bulunamadığını ve jandarmaya haber verilip verilmeyeceğini sorduğunu anlattı. Bunun üzerine çadıra doğru koşarak döndüğünü, geldiğinde kız kardeşi ve K.D'nin Büşra'yı el fenerleriyle aradığını, kendisinin de çadıra girerek kızını aradığını dile getiren Balıkçı, "Büşra belki çadırdadır, görememişlerdir diye çadıra girip aradım. Battaniyeyi filan kaldırıp baktım. Gittiğimde de çadır dağınıktı. Büşra'yı bulamayınca 'K.D'ye dayı koş jandarmaya haber ver' dedim." ifadelerini kullandı."KIZIM BÜŞRA'YA BİR ŞEY YAPMIŞSA ELİF YAPMIŞTIR" Baba Balıkçı, şunları kaydetti: "Büşra'ya ne olduğunu bilmediğim için kimseden şikayetçi olmadım. Büşra'nın elbiselerinin bulunduğu sırada ben hayvanlarıma bakıyordum. Hayvanları toparlayıp ben de onların peşinden gittim. Gittiğimde kızım Büşra'nın kıyafetlerini bulmuşlardı. Kıyafetleri kardeşim M.R.B. bulmuş. Sonra jandarma ekiplerine haber verdik. Kıyafetler bulunduktan sonra Elif'e 'sen çocuklara sahip çıkmadın' diye kızdım. Elif ağlıyordu. Elif çocuklara sahip çıkamıyordu. Kızım Büşra'ya bir şey yapmışsa Elif yapmıştır. Ben gittim, çocuk Elif'in yanındaydı. Büşra hareketli bir çocuktu. Yabancı kimselerin kucağına gittiğinde ağlardı. Kızımı yabancı biri gelip alıp götürmüş olsaydı ağlama sesi mutlaka duyulurdu. Eşim Elif, kızımın kaybolduğu saatlerde bana herhangi bir ağlama sesi duyduğundan bahsetmedi. Bu yüzden Büşra'yı başka birilerinin gelip alıp götürmüş olduğunu düşünmüyorum. Kızıma ne olduğunu bilmiyorum. Bilsem söylerdim.""PARA KARŞILIĞINDA EVLATLIK VERMEDİM" Eşi ile arasında "Başımızı yaktın, mahkemede bir şey söyleme, askerler bir şey bilmiyor, seni konuşturmaya çalışıyorlar" şeklinde konuşmalar geçmediğini savunan Balıkçı, "Ancak 'sus konuşma sen böyle konuşursan bizi hapse attıracaksın' dediğimi kabul ediyorum. Ben çocuğumu para karşılığında kimseye evlatlık vermedim. Büşra'ya hala ne olduğunu bilmiyorum. Çocuğumu öldürüp kayalık bir alana bırakmadım. Bu yüzden de kızım Büşra'nın yerini bilmediğim için yer gösterme işlemi yaptıramam. Üzerime atılı hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum." dedi. KORUMA ALTINDAKİ ÇOCUKLARLA GÖRÜŞÜLDÜ Ailenin Sivas 4 Eylül Çocuk Evi'nde koruma altına alınan 4 çocuğundan en büyüğü 9 yaşındaki R.B, sosyal çalışmacı, sosyolog ve rehber öğretmen eşliğinde yapılan görüşmede, olay günü akşam saatlerinde kendisi ve kardeşlerinin çadırda yattıkları esnada, dışarıdan bir araç ışığının ve motor sesinin belirdiğini, aracın arazide durduğunu söyledi. Arabadan inen ve adını daha önce duyduğu kişinin çadırdan Büşra'yı kucaklayarak dışarı çıkardığını anlatan R.B, bu esnada annesinin keçilerin yanında olduğunu, babasının da hayvan otlattığını ifade etti. R.B, olaydan kısa bir süre önce çadırda annesi, babası ve Büşra'yı götüren M.K. arasındaki konuşmayı dinlediğini iddia ederek, babasının borcu olduğunu, bu nedenle "Büşra'yı bu kişiye satacağım" dediğini, annesinin ise cevap vermediğini ve çok ağladığını anlattı. Çocuklardan H.B. de kardeşi Büşra'nın çadırlarına gelen bir kişi tarafından battaniyeye sarılarak götürüldüğünü, annesi ile babasının aralarında geçen konuşmada babasının borçlarını ödemek için Büşra'yı bu kişiye vereceğini söylediğini duyduğunu belirtti. Öte yandan R.B'nin fotoğraftan teşhis ettiği M.K, Diyarbakır'da gözaltına alındı. İlçeye getirilen şüphelinin jandarmadaki işlemleri sürüyor. ANNE: BÜŞRA YAŞIYOR OLABİLİR Elif Balıkçı ise ifadesinde kızını öldürmediğini ve zarar vermediğini belirtti. Önceki çelişkili ifadeleri eşi Yusuf Balıkçı ve görümcesi Rahime Budak’ın baskı ve yönlendirmesiyle verdiğini iddia eden Balıkçı, "Kızım Büşra yaşıyor olabilir. Olay günü oğlum R. bana bir arabanın gelip Büşra’yı kucaklayıp götürdüğünü söyledi. Eşimin Mehmet K.'ye borcu olduğunu ve şahsın sürekli borcunu istediğini biliyorum" dedi.OLAY Göndüren köyü İncedere Yaylası'nda hayvancılıkla uğraşan 5 çocuk annesi Elif Balıkçı (27), 10 Eylül'de bebeği Büşra Balıkçı'yı yaşadıkları çadırda bulamayınca durumu 112 Acil Çağrı Merkezine bildirmiş, ihbar üzerine arama çalışması başlatılmıştı. Soruşturma kapsamında bebeğin babası Yusuf Balıkçı ve annesi Elif Balıkçı'nın da aralarında bulunduğu 12 şüpheli gözaltına alınmış, zanlılardan bir veteriner hekim ile A.Ç. jandarmadaki ifadelerinin ardından serbest bırakılmıştı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen bebeğin annesi Elif Balıkçı ile babası Yusuf Balıkçı, "altsoyu kasten öldürme", amcası M.R.B, halası R.B. ile akrabaları Ö.B. ve M.B. "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" ile "suçluyu kayırma" suçlarından tutuklanmış, K.D, M.D. ve İ.B. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakılmıştı. Anne ve çocukların ifadelerinin ardından şüpheli M.K, Diyarbakır'da gözaltına alınmıştı. Anne Elif Balıkçı, savcılıktaki ifadesinde kızını, babasının öldürüp araziye bıraktığını iddia etmişti. Yer gösterme işlemi için jandarma ekiplerince İncedere Yaylası'na götürülen annenin, bebeğin öldürülerek bırakıldığını öne sürdüğü bölgede yapılan aramalarda herhangi bir bulguya rastlanmamıştı. Bebeğin kaybolmasıyla ilgili Divriği Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Sulh Ceza Hakimliğince yayın yasağı kararı alınmıştı.