İhmal varsa ceza da var

Son dönemde çocukların karıştığı olayların ardından ailelerin de gözaltına alınması veya tutuklanması, tartışmaları beraberinde getirdi

Türkiye’de son dönemde çocukların karıştığı suçların ardından ebeveynler de tutuklanıyor. Okul saldırısından sonra İsa Aras Mersinli’nin anne ve babası tutuklanmıştı. Son olarak Bartın’da 13 yaşındaki G.Ö.’ye yönelik istismarın ardından G.Ö.’nün annesi T.Ö. “aile yükümlülüğünü ihlal” ve “suç delillerini gizleme” suçlarından tutuklandı. Bu olayların ardından “Çocuklarla ilgili suçlarda aileler ceza alabilir mi?” sorusu gündeme geldi.Haberin DevamıHaberin Devamı‘TEDBİR ALMIYORSA SORUMLU OLUR’Türk-Alman Üniversitesi Ceza Hukuku Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Ali Kemal Yıldız, ceza sorumluluğunun şahsi olduğunu vurgulayarak, aile yükümlülüklerinin ihmal edildiği durumlarda anne ve babanın yargılanmasının doğru olduğunu belirtiyor: “Bir çocuğun uzun süre istismara uğradığı iddialarında ailelerin dikkat ve gözetim yükümlülüğü tartışılır. Çocuğun yaşadıklarını görüp öngörmelerine rağmen göz yumulduysa sorumluluk gündeme gelir.” Okul katliamının ardından saldırganın anne ve babasının tutuklanmasını da değerlendiren Yıldız’ın yorumu şöyle: “Evde çok sayıda silah bulunuyor ve çocuğun bunlara ulaşmasını engelleyecek bir tedbir alınmıyorsa, anne ya da babanın sorumluluğu gündeme gelir. Çocuk suç işledi diye değil, silaha ulaşmasını engelleyecek tedbir alınmadığı için sorumluluk doğar.” Yıldız, “Bir çocuk okulda bıçakla arkadaşını yaralarsa, burada doğrudan anne babanın kusurundan söz edilemez” diyor.Haberin DevamıHaberin DevamıSORUMLULUK GENİŞHaberin DevamıProf. Dr. Yıldız,  “Türk Ceza Kanunu’nun 233/1’inci maddesi, aile bireylerinin özellikle çocuklara karşı yerine getirmekle yükümlü olduğu bakım, eğitim, gözetim ve destek sorumluluklarını düzenliyor. Bu madde yalnızca maddi ihtiyaçların karşılanmasını değil, çocuğun fiziksel, psikolojik ve sosyal olarak korunmasını da kapsıyor” dedi. Haberin Devamı‘SADECE AİLEYE YÜKLENEMEZ’Ankara Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Avukat Cemile Didem Karaboğa da ailelerin ancak suça iştirak etmesi ya da azmettirmeleri halinde sorumluluğunun doğabileceğini ifade ediyor: “Yalnızca çocuk suç işledi diye anne-babaya otomatik olarak ceza verilemez. Anne ya da babanın çocuğu suça yönlendirmesi, azmettirmesi, doğrudan kusurunun bulunması halinde durum farklı değerlendirilir.”Haberin DevamıTAZMİNAT SORUMLULUĞUKaraboğa, çocukların korunmasında sorumluluğun yalnızca aileye yüklenemeyeceğini vurguluyor: “Bu durumda devletin önleyici sorumluluğunu göz ardı etmiş oluruz. Çocukların korunması için öğretmenlerin, sosyal hizmet mekanizmalarının ve ilgili kurumların etkin şekilde çalışması gerekiyor.” Karaboğa, Türk Medeni Kanunu’nun anne ve babanın gözetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi halinde tazminat sorumluluğunu düzenlediğini ancak bunun, cezai sorumlulukla aynı şey olmadığını kaydediyor.Haberin DevamıÇOCUKLARDA ERKEN UYARI SİNYALLERİTBMM Şanlıurfa ve Kahramanmaraş Okul Olayları ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu’nda konuşan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Alperen Bıkmazer, suça sürüklenen çocuklarda erken uyarı işaretlerinin gözden kaçırılmaması gerektiğini vurguladı. “Eğer şiddet temalı, ölüm temalı paylaşımlar varsa bu çocuklara bir kırmızı bayrak eklemekte fayda var” ifadesini kullanan Bıkmazer, “Sosyal medyadan tehditvari paylaşımlar, ani davranış değişikliği, ani okul reddi, ani içe kapanma, uyku-uyanıklık döngüsündeki ani bozulmalar... Bunlar önemli bir psikiyatrik bozukluğun belirtisi olabilir ve çocuğu tedaviye yönlendirmekte fayda var” dedi.ERKEN BİLGİSAYAR TEHLİKELİYaptıkları çalışmaların sonuçlarını paylaşan Bıkmazer, “Kişisel bilgisayara daha erken sahip olan çocuklarda cinsel suç daha fazla görünüyor. Denetim eksikliğinden dolayı cinsel uyaranlara çocuklar daha erken yaşta maruz kalıp o uyaranları zihinlerinde işlemleyemiyorlar ve bundan dolayı bir risk faktörü oluşturuyor” tespitinde bulundu. / EVRİN GÜVENDİK Ankara