49,6090$%0,08
55,5785€%-0,14
66,4170£%-0,14
6.384,76%-0,62
3.995,69%-0,72
%
05:53
24 Ekim 2026 Cumartesi
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Kuzey Makedonya Devlet Bakanı ve Türk Demokratik Partisi Genel Başkanı Zülfikar Zeynula’yı İstanbul’da kabul etti.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Bakanlık, görüşmeye ilişkin NSosyal medya hesabından paylaşım yaptı. Paylaşımda, Bakan Fidan’ın Zeynula’yı kabul ettiği aktarıldı.
İzmir’in Ödemiş ilçesinde kimyasal maddelerle beyazlatıldığı belirlenen 3 ton incir ele geçirildi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Valilikten yapılan açıklamaya göre, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Kaymakçı Mahallesi’ndeki bir depoda denetim yapıldı.Kontrolde, hidrojen peroksit ve alüminyum fosfit maddeleri kullanılarak beyazlatıldığı ve insan tüketimine uygun olmadığı tespit edilen 3 ton incir ele geçirildi.Gözaltına alınan 1 şüpheli hakkında 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu’na muhalefet suçundan işlem yapıldı.
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım, Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı’nda kulübün stadyum projesine ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Mevcut stadın kapasitesinin artırılması için çalışmalar yürüttüklerini belirten Yıldırım, devlet yetkilileriyle yapılan görüşmelerde 75 bin kişilik yeni bir stadyuma taşınma seçeneğinin de gündeme geldiğini açıkladı.EURO 2032 FİNALİ İÇİN 75 BİN KİŞİLİK STADYUMTürkiye’nin İtalya ile birlikte düzenleyeceği EURO 2032’nin final karşılaşmasının Türkiye’de oynanmasının hedeflendiğini belirten Yıldırım, bu doğrultuda yeni bir stadyum projesi üzerinde çalışıldığını söyledi.Yıldırım, “Şimdi bir stat meselesi var. Bizden önceki yönetim ve ondan önceki yönetimin içindeki bazı insanlar devletle diyaloğa girmişler. Ve bu diyaloğun sonucunda devlet, 2032 Avrupa Futbol Şampiyonası’nı İtalyanlarla beraber yapmak üzere UEFA’dan aldı. Şimdi 2032’deki finalin Türkiye’de oynanmasını istiyorlar. Fakat bunun için de 75 bin kişilik bir stat yapmak istiyorlar ve bu statta finalin oynanmasını arzu edip çalışma yürütüyorlar. Şimdi bizim yönetimlerle konuşmuşlar, belli aşamalara da gelmişler ama yönetim gidince top bize kaldı. Top bizde.” ifadelerini kullandı.”SARACOĞLU’NDAN ÇIKIP BURAYA GELİN”Mevcut stadyumun büyütülmesi için hazırlanan projelerin ilgili bakanlıklara teslim edildiğini anlatan Yıldırım, çalışmaların hızlandırılması amacıyla Ankara’da görüşmeler gerçekleştirdiğini belirtti.Bu görüşmeler sırasında yeni stadyum seçeneğinin yeniden gündeme geldiğini söyleyen Yıldırım, kendilerine yapılan teklifi şu sözlerle aktardı:”Mevcut olan stadın büyütülmesiyle ilgili Nihat Bey sağ olsun projeleri hazırladı. Hem Gençlik ve Spor Bakanlığına hem de Çevre Bakanlığına verdik. Bunu hızlandırmak için de ben Ankara’ya gittim iki arkadaşımla; Çevre Bakanı ile oturduk, konuştuk projeler hızlansın ki biz de başlayalım diye. O bu konuyu tekrar açtı. Dedi ki: ‘Böyle böyle bir düşüncemiz var, eğer arzu ederseniz bu stadı size tahsis edelim. Siz Saracoğlu’ndan çıkıp buraya gelin.’ Ben de arkadaşların yanında şunu söyledim: ‘ Fenerbahçe’nin menfaatine olmayan hiçbir şeye evet demem.””KONGRE KARAR VERİR”Yeni stadyuma taşınma konusunda henüz alınmış bir karar bulunmadığını vurgulayan Yıldırım, kulübün çıkarlarını koruyacak somut bir teklif sunulması halinde konuyu kongrenin değerlendirmesine açacağını belirtti.Yıldırım, “Ancak menfaatli bir şey görürsem, kağıt üzerinde getirirsiniz, dersiniz ki ‘Bakın böyle böyle yapacağız, böyle olacak’; bizim de isteklerimiz varsa oraya koyarız, siz de onları kabul ederseniz o zaman bunu kongreyi toplayıp kongreye götürürüm. Kongre karar verir; olumlu veya olumsuz, bilemem.” dedi.YENİ STADYUM İÇİN FİZİBİLİTE ÇALIŞMASI YAPILIYORTeklifin henüz hazırlık aşamasında olduğunu belirten Yıldırım, yapılacak fizibilite çalışmasının ardından şartların netleşeceğini söyledi.Yıldırım, “Bu şekilde konuştuk. Onlar bir hazırlık yapıyorlar; bu hazırlık da bir fizibilite çalışması. Ne yapacaklar, ne edecekler, bize ne vermek istiyorlar… Biz bu konuşma sırasında menfaatlerimizin gözetilmesi gerektiğini ifade ettik. Olmazsa zaten kongreyi toplamam dedim, bilin. Benden sonra gelenlerle yapılacaksa yapılır.” ifadelerini kullandı.”DEVLETLE HİÇBİR ZAMAN PAZARLIK YAPMADIM”Konuşmasının devamında geçmiş başkanlık dönemine de değinen Yıldırım, devletle kişisel ticari çıkarları için herhangi bir pazarlık yapmadığını söyledi.Yıldırım, “Ben iş almak için devletle hiçbir zaman pazarlık yapmadım. 20 sene bu kulübe başkanlık yaptım. Geldiğimde param çoktu, 98-99 yılında 30 milyon dolar o zamanki parayla kulübe para verdim. Parayı çuvalla gelip aldılar şirketten. Biz paraların hepsini TL’ye çevirdik korkudan, maliyenin korkusundan. O zaman verdiğimiz paraları TL’ye çevirdik, dolar olarak borç gözükmedi ve borcu sıfırladık.” dedi.”FENERBAHÇE’NİN BENİM İÇİN AYRI YERİ VAR”Kulübe yönelik bağlılığını vurgulayan Yıldırım, kendisi hakkında ortaya atılan ticari çıkar iddialarına da sert tepki gösterdi. Yıldırım, “8 yıl dışarıda kaldım. Her yerde saygı gördüm. Çok önemli insanlarla görüştüm, görüşüyorum da. Türkiye’de de yurt dışında da menfaat işim olmadı. Bana iş verecek diyecek şerefsiz değilim, onu yazan şerefsizlere söylüyorum. Fenerbahçe’nin benim için ayrı yeri olduğunu herkes bilmeli. Bu kanı durduralım diye geldik. Kamuoyundaki o olumsuz havayı yenerek, bunu hep birlikte bir raya oturtalım. Ondan sonra Fenerbahçe’nin Allah yardımcısı olsun diyelim.” ifadelerini kullandı.İlgili Haberler Fenerbahçe’nin borcu açıklandı! Aziz Yıldırım döneminde büyük düşüş Şekip Mosturoğlu’ndan çok sert sözler: Ligin şampiyonlarını belirlediler Alper Kızıltepe Haberler.com
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin “Terörsüz Türkiye’ diyoruz ama aynı zamanda terörsüz bölge diyoruz. ‘Türkiye’de terör bitecek’ diyoruz ama aynı zamanda bölgede de terör potansiyeli dahi kalmayacak.” dedi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, partisinin Kütahya’da düzenlediği Daraltılmış İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, fon krizine ilişkin hukuki süreçlerin titizlikle yürütülmesi gerektiğini söyledi.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın net mesaj verdiğini dile getiren Şen, şöyle konuştu: “Milletin parasına, milletin malına el uzatanın yaptığının karşılığı en ağır şekilde verilecek. Yine Cumhurbaşkanımızın ifadesiyle cerrah titizliğiyle olmak zorunda. Çünkü normal piyasasında normal işlemini yapan insanların isimlerinin ve şahsiyetlerinin lekelenmemesi gerekir. Bu ayrımlara dikkat ederek ama işin sonunda mutlaka o suç işleyenlerin cezasının en net bir şekilde, en ağır şekilde verileceği bir süreçteyiz. Burada milletin eline, milletin malına el uzatanın affı söz konusu olamaz.”Şen, suç işlediği belirlenen kişilerin cezalandırılması gerektiğini ifade ederek, “Milletin malına el uzatılmışsa Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi ‘Kol kırılır, yen içinde kalır’ diyemeyiz. O kol orada kalırsa kangren olur, kesilir. Kesilmezse vücudu kangren eder.” ifadesini kullandı.Sürecin hukuki boyutuna dikkati çeken Şen, şöyle devam etti: “Elbette ki biz hukuk devletiyiz, bu işler mahkemelerin yürütmesi gereken şeylerdir. Siyasetçilerin ve gazetecilerin ya da sosyal medya fenomenlerinin değil. Biz takibimizi yapacağız, medya takibini, denetimini yapacak. Biz siyasi ve idari olarak yapılması gerekenleri yapacağız. Ama asıl mesele hukuk meselesidir. Bunu mahkemeler bağımsız ve tarafsız Türk mahkemeleri yapacak. Yapıyorlar da. Bundan sonra da umarım bir daha böyle şeyler olmaz. Onlar kendileri ders alırlar, onları görenler de ders alır.””TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÜRECİ”Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Şen, terörün Türkiye’nin uzun yıllardır karşı karşıya kaldığı sorunlardan biri olduğunu, terör örgütünün kuruluşundan bu yana geçen süreçte 50 binden fazla Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının hayatını kaybettiğini söyledi.Şen, Türkiye’nin kendi sınırları içerisindeki terör faaliyetlerinin sona erdirilmesinin yanı sıra bölgedeki terör tehdidinin de ortadan kaldırılmasını hedeflediklerini ifade ederek, “‘Terörsüz Türkiye’ diyoruz ama aynı zamanda ‘terörsüz bölge’ diyoruz. ‘Türkiye’de terör bitecek’ diyoruz ama aynı zamanda bölgede de terör potansiyeli dahi kalmayacak.” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Suriye ve Irak başta olmak üzere komşu ülkelerle işbirliği yaptığını belirten Şen, hedeflerinin yalnızca Türkiye’deki terör faaliyetlerini değil, bölgedeki terör yapılanmalarını da sona erdirmek olduğunu kaydetti.Şen, terör nedeniyle evlatlarını kaybeden ailelerin yaşadığı acıların ortak olduğuna dikkati çekerek, “Bütün annelerin, oğlu kim olursa olsun, bütün annelerin gözyaşlarının rengi aynıdır. O annelerin yüreğinden bakabilmek lazım meseleye. Kandan, candan beslenen siyasetçilerin eskimiş akıllarından değil.” dedi. Toplantıya, AK Parti Yerel Yönetimler Başkan Yardımcısı Mücahit Yanılmaz, AK Parti Kütahya milletvekilleri İsmail Çağlar Bayırcı, Adil Biçer ve Mehmet Demir, AK Parti Kütahya İl Başkanı Ceyda Çetin Erenler ve diğer ilgililer katıldı.
Yalova’da ‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut’un pencereden düşerek hayatını kaybetmesine ilişkin davada, kızı Tuğyan Ülkem Gülter’e verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının ‘Gerekçeli Kararı’ açıklandı. Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin‘Güllü’ adıyla tanınan şarkıcı Gül Tut, 26 Eylül 2025’te Yalova’nın Çınarcık ilçesi Harmanlar Mahallesi Vali Akı Caddesi’nde bulunan 6 katlı binadaki evinin penceresinden düşerek hayatını kaybetti. Saat 01.26 sıralarında meydana gelen olayın ardından başlatılan soruşturma kapsamında Gül Tut’un kızı Tuğyan Ülkem Gülter ile olay gecesi evde bulunan arkadaşı Sultan Nur Ulu gözaltına alındı. Gülter, 13 Aralık 2025’te ‘kasten öldürme’ suçlamasıyla tutuklandı. Sultan Nur Ulu hakkında ise ev hapsi kararı verildi.Soruşturmanın tamamlanmasının ardından Gülter hakkında ‘tasarlayarak üst soya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle dava açıldı. Yalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşması 1 Ekim 2026’da yapıldı. Mahkemenin 9 Ekim’deki ikinci duruşmasında Gülter, ‘Kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamına da karar verdi.İŞTE GEREKÇELİ KARARGüllü cinayeti sonrası Yalova 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 25 sayfadan oluşan Gerekçeli Kararını açıkladı. Kararda, olay sırasında evde yalnızca Gül Tut, kızı Tuğyan Ülkem Gülter ve Sultan Nur Ulu’nun bulunduğu belirtildi. Ev ve apartman kamera kayıtlarının incelenmesi sonucu, olaydan önceki gün boyunca ve ölümün gerçekleştiği saate kadar eve bu 3 kişi dışında kimsenin giriş çıkış yapmadığının tespit edildiği kaydedildi.’PENCEREDEN ATTIĞINI GÖRDÜ”Mahkeme, olayın tek görgü tanığı olan Sultan Nur Ulu’nun duruşmada verdiği ifadeye itibar etti. Ulu, olay anında Gül Tut’un odaya geldiğini, kendisinin aynaya döndüğü sırada Tuğyan Ülkem Gülter’in annesini arkasından üst baldırından tutarak pencereden attığını gördüğünü anlattı. İlk ifadelerinde düşme anını görmediğini söyleyen Ulu, daha sonra neden farklı beyanda bulunduğu sorulduğunda, sanığın kendisine zarar vermesinden ve suçu üzerine atmasından korktuğunu söyledi. Mahkeme, tanığın bu çelişkiyi açıklayan beyanlarının birbiriyle uyumlu olduğunu değerlendirdi.Kararda, Ulu’nun sanığa iftira atmasını gerektirecek somut bir husumet nedeninin bulunmadığı, olayın yaşandığı odada başka bir görgü tanığının olmadığı ve sanığın kendisini suçlamasından korktuğuna ilişkin anlatımının dosyadaki diğer ifadelerle desteklendiği belirtildi.KAMERA KAYITLARI VE BİLİRKİŞİ RAPORLARI DEĞERLENDİRİLDİGerekçeli kararda, kamera kayıtlarına göre Gül Tut’un 26 Eylül 2025’te saat 01.22 sıralarında tuvalete girdiği, 01.23.58 sıralarında buradan çıkarak “Herkes tamam mı?” dediği ve ardından kızının odasına doğru yöneldiği aktarıldı. Saat 01.26.37 sıralarında ise Gül Tut’un düşmesinin ardından Tuğyan Ülkem Gülter ile Sultan Nur Ulu’nun panikle evin dış kapısına yönelerek merdivenlere koştukları belirtildi. Bilirkişi raporlarında, olay sırasında odada bulunan iki kişinin Gül Tut’a yakın mesafede olduğu, düşme seslerinin ardından ani bir refleks bağırmasının duyulmadığı ve olayın gerçekleşme biçimine ilişkin fiziksel bulguların incelendiği kaydedildi. Olayın yaşandığı odanın zemininde kayganlık sağlayan bir madde bulunduğu iddiası üzerine yapılan kriminal incelemede ise herhangi bir madde kalıntısına rastlanmadığı belirtildi. Adli Tıp Kurumu raporlarında Gül Tut’un zehirlenerek öldüğüne ilişkin tıbbi delil bulunmadığı, ölümün yüksekten düşmeye bağlı ağır beden travması, kırıklar, beyin kanaması ve iç organ yaralanmalarından kaynaklanan iç kanama sonucu meydana geldiği ifade edildi.’ŞÜPHEDEN SANIĞIN YARARLANMASI’ İLKESİNDEN YARARLANDIMahkeme, sanığın annesini öldürmeye yönelik eylemini önceden ve kesin olarak ne zaman kararlaştırdığının dosyadaki delillerle tam olarak belirlenemediğini değerlendirdi. Suç kararının alınması ile eylemin gerçekleştirilmesi arasında tasarlama suçunun gerektirdiği koşulların oluştuğunun ortaya konulamadığı belirtilerek, şüpheden sanığın yararlanması ilkesi doğrultusunda tasarlayarak öldürme suçunun oluşmadığına hükmedildi. Buna karşılık mahkeme, Sultan Nur Ulu’nun yeminli tanık beyanları, kamera kayıtları, bilirkişi raporları ve dosyadaki diğer delilleri birlikte değerlendirerek Tuğyan Ülkem Gülter’in annesi Gül Tut’u kasten öldürdüğünün sabit olduğuna karar verdi.AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET CEZASINA ÇARPTIRILDIYalova 1’inci Ağır Ceza Mahkemesi, Tuğyan Ülkem Gülter’i ‘kadına ve üstsoya karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırdı. Mahkeme, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmasına yer olmadığına ve tutukluluk halinin devamına karar verdi. Kararın, gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf edilebileceği belirtildi.’KARARA İTİRAZ EDECEĞİZ’Tuğyan Ülkem Gülter’in Avukatı Merve Uçanok, gerekçeli karara ilişkin DHA Muhabirine yaptığı açıklamada, mahkûmiyet kararının büyük ölçüde tanık Sultan Nur Ulu’nun beyanına dayandırıldığını savundu. Uçanok, tanık anlatımına neden üstünlük tanındığının somut ve denetlenebilir gerekçelerle açıklanmadığını belirterek, “Bu karar hukuka aykırıdır. Tüm üst kanun yollarına başvurma haklarımızı kullanacağız. Adalet yalnızca bir anlatıma inanmak değil o anlatımın somut delillerle doğrulandığını ve başka türlü açıklanamayacak bir kesinliğe ulaştığını ortaya koymaktır.” dedi. Uçanok, diğer delillerle desteklenmeyen ve çelişkileri giderilmeyen tek bir tanık beyanının mahkûmiyet için yeterli kabul edilemeyeceğini ifade etti.