48,5943$%0,16
56,4188€%-0,05
65,6946£%0,05
6.769,05%0,48
4.336,95%0,45
%
13:06
11 Eylül 2026 Cuma
Sırtı ağrıyan vatandaşın boynunun kütledilmesinin ardından ölmesi üzerine sosyal medyada şifa, ağrılardan ve toksinlerden kurtulma vaatleriyle pazarlanan kontrol dışı hacamat uygulamaları tepki gördüHaberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Sosyal medyada sağlık sorunlarına hızlı çözüm vaadiyle tanıtılan merdiven altı, kontrolsüz uygulamalar can alabiliyor. İnternette boyun ve bel ağrılarına kısa sürede çözüm sunduğu öne sürülen kütletme uygulamalarına ilişkin çok sayıda reklam bulunuyor. Basit gibi gösterilen bu işlemler, bir doktor tarafından muayene edilmeyen hastaya eğitimsiz kişiler tarafından uygulandığında ölümcül sonuç yaratabiliyor. İstanbul Beyoğlu’nda sırt ve boyun ağrısı şikâyetiyle Şenol Karataş’ın evine giden Berat Topay (42) masaj ve hacamatın ardından boynunun kütletilmesiyle fenalaştı. Beynine pıhtı atan Topay kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Şüpheli tutuklanırken, uzmanlar eğitimsiz kişilerin yaptığı müdahalelere karşı uyarıyor.Tehlike kütletmeyle sınırlı değil; sosyal medyada şifa, ağrıdan ve toksinlerden kurtulma vaatleriyle pazarlanan hacamat da evlere kadar taşınıyor. Kütletme uygulamalarının yanı sıra hacamat da sosyal medyada pazarlanıyor. Hacamat için bazı hesaplardan doğrudan randevu alınırken, “evde hacamat” adı altında kişilerin evlerine hizmet götürülüyor. Halk arasında hacamat olarak bilinen yaş kupa uygulamasında cilde küçük, yüzeysel kesiler atılarak kan alınıyor. Bu nedenle işlem, kanla temasın söz konusu olduğu bir sağlık uygulaması niteliği taşıyor. Buna rağmen evlerde, güzellik merkezlerinde, kuaförlerde, masaj salonlarında ve ruhsatsız iş yerlerinde yapıldığı görülüyor.Sosyal medya sorumsuzluğuTehlikeyi büyüten bir başka unsur, sosyal medya reklamları. Sağlık hizmetlerinde açık veya örtülü reklam yapılmasına ilişkin sıkı kurallar bulunmasına rağmen hacamat için çok sayıda video ve ilan yayımlanıyor. “Hastalığa iyi gelir”, “tek seansta ağrıyı bitirir” ve “vücudu toksinlerden arındırır” gibi bilimsel sınırları aşan vaatler, kişileri yetkisiz kişi ve kuruluşlara yönlendiriyor.‘Anatomi bilgisi gerekiyor’İstanbul Aydın Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü Öğretim Üyesi Dr. İbrahim Halil Ural, manuel terapi, osteopati ve kiropraktik uygulamaların bilimsel temelleri bulunduğunu ancak doğru tanı konulduktan sonra ve doktor kontrolünde yapılması gerektiğini söyledi. Sosyal medyadaki “Yaptırdım, ağrım geçti” türündeki paylaşımların kişilere cazip geldiğini belirten Ural, bu uygulamaların tek başına tedavi olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Kendisini “şifacı” veya “kütletmeci” olarak tanıtan kişilerin yaptığı uygulamalara da dikkat çeken Ural, “Anatomi, endikasyon, tanı ve tedavi bilgisi olmadan yapıldığında ciddi komplikasyonlara yol açabilir” dedi. Boyun ve omurga bölgesinin son derece hassas olduğuna dikkat çeken Ural, “İnsanlar arabalarını bakıma götürürken bile yetkili servis araştırıyor. Ancak söz konusu kendi sağlıkları olduğunda aynı hassasiyeti göstermeyebiliyorlar. Basit bir kas ağrısını gidermek isterken sağlığınızı, hatta hayatınızı kaybedebilirsiniz” diye konuştu.Hekim olması yeterli değilSağlık Bakanlığı’nın 28 Nisan 2026’da yürürlüğe giren yeni yönetmeliğine göre kupa uygulaması, yalnızca bakanlıkça yetkilendirilmiş sağlık tesisleri bünyesindeki uygulama merkezleri veya ünitelerinde, ilgili alanda bakanlıkça tescilli sertifikaya sahip uygulayıcılar tarafından gerçekleştirilebiliyor. Bakanlığın güncel sertifikalı eğitim programında “Kupa Uygulaması” eğitiminin katılımcıları da tabipler olarak belirtiliyor. Dolayısıyla uygulamayı yapan kişinin hekim olması yeterli değil, işlemin gerçekleştirildiği sağlık kuruluşunun da yetkilendirilmiş olması ve hacamatın yetkili merkezlerde belirli sağlık ve hijyen kuralları çerçevesinde yapılması gerekiyor.
Bu yılın ağustos ayı, sanayi öncesi dönem ortalamasının 1,65 derece üzerine çıkarak kayıtlardaki en sıcak ay oldu. Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Avrupa Birliği’nin (AB) Copernicus İklim Değişikliği Servisi (C3S), geçen ağustos ayının küresel ölçekte şimdiye kadar kaydedilen en sıcak ay olarak tarihe geçtiğini açıkladı. Ağustos 2026’da ölçülen sıcaklık; 16,95 derece ölçülen Temmuz 2023’ü aşarak kayıtlardaki en sıcak ay ünvanını aldı. Verilere göre, ağustosta küresel ortalama yüzey hava sıcaklığı 16,96 derece olarak kaydedildi. Bu değer, 1991-2020 dönemindeki ağustos ortalamasının 0,85 derece üzerinde gerçekleşti.Rekor sıcaklıkların, insan kaynaklı iklim değişikliği ile Pasifik Okyanusu’nda güçlenen El Nino hava olayının birleşmesi sonucu atmosfer ve okyanuslarda olağan dışı ısı birikiminden kaynaklandığı bildirildi. Batı Avrupa genelinde 2003 yılındaki ölümcül sıcaklıkları geride bırakan bir yaz mevsimi yaşanırken, İngiltere’de 1884’ten bu yana kaydedilen en sıcak yaz geride kaldı.
İstanbul’da organize suç örgütlerine yönelik operasyonda, “Şahinler” suç örgütünün elebaşı Sedat Şahin’e yönelik saldırı hazırlığında oldukları belirlenen 7’si İran uyruklu 19 şüpheli yakalanıp tutuklandı. Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Kırmızı bültenle aranan ve yurt dışında bulunan Sarallar suç örgütü elebaşı Yakup Kerem Saral’ın, Şahin’e düğünde suikast planladığı ancak Şahin’in düğüne gitmemesi üzerine saldırının gerçekleştirilemediği belirlendi. Kadıköy’de 31 Ağustos’ta polis uygulamasından kaçmaya çalışan ve 2’nci saldırı planı keşfi yapan 3 şüpheli yakalandı. Bu kişilerin üzerlerinden uyuşturucu, silah, cep telefonlarında ise Şahin’e ilişkin istihbarat bilgileri, keşif çalışmaları ve silah fotoğrafları bulundu. Beykoz’da bir peyzaj şirketinin silah ve mühimmat deposu olarak kullanıldığını belirleyen polis düzenlediği operasyonla saksılar ve ağaçların arasına gizlenmiş 1 roketatar, 3 roketatar sevk fişeği, 3 anti-tank roket mühimmatı, 2 kalaşnikof, 2 MP5 ve 1 UTAŞ silah ile çok sayıda şarjör ve fişek ele geçirildi. Soruşturmada 4 tetikçinin de yakalandığı, suikast sonrası 3 ila 5 milyon dolar ücret alacağı belirlendi. / FERİT ZENGİN Haber Merkezi
Sosyal medyadaki filtreler, estetik operasyon videoları ve influencer paylaşımları çocukların güzellik algısını şekillendirirken, 13-15 yaş grubunu Barbie burun estetiği, ‘ince bel’ gibi beklentilerle bıçak altına yatıyor. Çocuklarda cerrahi kararın fiziksel gelişim ve psikolojik olgunluk dikkate alınarak verilmesi öneriliyorHaberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Didem Seymen – Sosyal medyada filtrelerle şekillenen yüzler, belirgin vücut hatları ve kusursuz güzellik anlayışı, çocukların ve ergenlerin kendileriyle ilgili algısını da değiştiriyor. Beğenilme ve akranları tarafından kabul edilme isteğiyle estetik müdahalelere yönelen çocukların talepleri yalnızca ileri yaşlarda yapılan operasyonlarla sınırlı kalmıyor. Burun estetiğinden meme ameliyatına, vücut şekillendirmeden kepçe kulak operasyonlarına kadar uzanan talepler, estetik müdahalelerde yaş sınırının ve çocukların bu kararları alma nedenlerinin yeniden tartışılmasına yol açıyor. Yüz Plastik Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Yasin Kulaksız’a göre çocuklar arasında estetik operasyonda yeni trendin çok dar, kıvrımlı, minyon olan Barbie burun. Milliyet, çocuk estetiğini uzmanlarına sordu.Meme ve yağ aldırma…Plastik, Estetik ve Rekonstrüktif Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Necmettin Kutlu, genç yaşlarda taklit etme arzusunun operasyon taleplerini artırdığını söylüyor. Her başvuruda kişinin genel sağlık durumu, biyolojik yaşı ve psikolojik olgunluğunun titizlikle incelenmesi gerektiğini belirten Kutlu, “Kepçe kulak ameliyatı (otoplasti) daha erken yaşlarda güvenle uygulayabildiğimiz işlemlerden. Kulak gelişimi yaklaşık 5-6 yaş erişkin boyutuna oldukça yaklaşıyor. Bu operasyonu yaklaşık 6 yaş sağlıklı bir şekilde uygulayabiliyoruz” diyor. Kutlu, meme büyütme ameliyatlarında silikon implantlar için 22, serum fizyolojik dolgulu implantlar ve liposuction (yağ alma) için vücut gelişiminin tamamlanması adına 18 yaş sınırının beklenmesi gerektiği uyarısı yapıyor:“Eğer meme büyüklüğü kişide ciddi fiziksel rahatsızlıklara veya omurganın şekilsel yapısında bozukluklara yol açıyorsa, sağlığı korumak adına 18 yaşın altında cerrahi müdahale gündeme gelebilir. Bazı ülkelerde hormonal nedenlerle bu tür operasyonların daha erken yaşlarda uygulandığını görüyoruz. Burun estetiği yüz kemik yapısı daha erken gelişen kız çocuklarında 16 yaş, erkeklerde 17-18 yaş sonrasına kalması gerekiyor.”Çocuk yaştaki estetik taleplerinin arka planındaki tehlikelere dikkat çeken KBB Uzmanı Prof. Dr. Arzu Karaman Koç, 13-15 yaş grubundaki çocukların estetik ameliyat arayışlarına set çekti. Çocuğun gelişimini engelleyecek düzeyde ileri derece kıkırdak eğrilikleri gibi çok özel tıbbi durumlarda burun içine küçük müdahaleler yapılabileceğini aktaran Koç, “Bu tıbbi müdahaleler kesinlikle estetik amaçlı değildir. 13-15 yaş, bir çocuk için estetik ameliyat açısından oldukça erken. Vücut gelişimi 18 yaş civarında tamamlanır” diyor.Estetik ne zaman yapılmalı?Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ozan Aslan, çocuk ve ergenlerde hızla artan estetik ameliyat taleplerinin asıl kaynağının dış etkenlerden çok aile içindeki mükemmeliyetçilik baskısı olduğunu savundu. “Ortaokul düzeyinde burun estetiği, lise düzeyinde meme estetiği talepleriyle karşılaşıyoruz” diyen Dr. Aslan, tıbbi ve psikolojik olarak istisnaları şöyle sıralıyor:“Travmatik deformiteler: Yanık, trafik kazası veya düşme gibi nedenlerle oluşan kozmetik hasarların hem sağlık hem de hastanın eski estetik imajını geri kazanması için erken yaşta tedavi edilmesi gerekir.Kepçe kulak ameliyatları: Kıkırdakların henüz yumuşak olduğu ve çocuğun okul hayatında psikolojik olarak olumsuz etkilenmemesi adına ilkokula başlamadan önce yapılması önerilir.”PEDAGOGLAR NE DİYOR? ODASI DAHA DA TEHLİKELİÇİĞDEM YILMAZ Haber Merkezi / Çocuk Gelişimi Uzmanı ve Pedagog Filiz Yıldırım, çocukların neye maruz kalırsa dikkatini, ilgisini ve merakını o alana yönlendirdiğini belirterek, şunları dedi:“Dans eden, makyaj yapan, kullandığı ürünleri tanıtan ya da yüzünün nasıl göründüğünü anlatan influencer’lar çocukların sürekli karşısına çıkıyor. Burun, çene, dudak ve cilt gibi fiziksel özellikler, yüze çok yakın çekilmiş görüntüler üzerinden değerlendiriliyor. Erken yaşta makyaj yapma isteği ortaya çıkıyor, dış görünüşleriyle ilgili kaygılar yaşamaya başlayabiliyor. Gördüğü ürünün ya da uygulamanın kendisinde de olmasını istiyor. Çünkü çocuk, gördüğünü talep ediyor. Çocukların ön beyin gelişimi henüz tamamlanmamıştır. Henüz karar verme ve muhakeme becerileri gelişimini sürdüren çocukların eline sosyal medya, ilkokul çağlarından itibaren veriliyor.”‘Heves olarak görmeyin’Ailelerin çocuklarının odalarında telefon, tablet ya da bilgisayar başında bulunmasını güvenli zannedebildiğini belirten Yıldırım, “Anne ve baba ‘Çocuğum evde, odasında ve güvende’ diye düşünüyor. Ancak çocuk, odasından hiç çıkmadan sosyal medyada çok tehlikeli alanlarda dolaşabiliyor. Bir anne-baba, 14 yaşındaki çocuğunu gece saatlerinde şehrin en tehlikeli sokaklarında tek başına bırakmaz. Fakat aynı çocuk, odasındaki telefon üzerinden bazen o sokaklardan daha tehlikeli içeriklerle karşılaşabiliyor” diyor. Çocukların küçük yaşta estetik taleplerinin yalnızca “heves” olarak görülmemesi gerektiğine işaret eden Yıldırım, bu taleplerin arkasındaki yoğun sosyal medya maruziyetinin ve dış görünüş baskısının dikkate alınması gerektiğini vurguladı.Yetişkinleri taklit ediyorlarÜsküdar Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Barış Erdoğan, “18 yaşın altındaki çocuklar, sosyal medyada karşılarına çıkan özendirici paylaşımlara yoğun biçimde maruz kalıyor. Bu içeriklerde sunulan güzellik anlayışını ve gördüklerini taklit ediyorlar. Sosyal medyayla sınırlı değil. Türkiye’de yayın yapan yabancı menşeli bazı çocuk kanallarındaki programlarda çocuklar yetişkin gibi giydiriliyor, yoğun makyaj ve abartılı saç modelleriyle ekrana çıkarılıyor. Çocuk, sürekli karşılaştığı bu görüntüleri normal kabul ediyor ve kolay taklit edebiliyor. Çocuklar erken yaşta yetişkin görünümüne özeniyor. Güzellik endüstrisi de , sosyal medya ve akran kültürü birlikte yetişkin kadın bakım harcalamalarını genç kızlara da yaptırttıyor.”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti MKYK toplantısının ardından baba ocağı Rize’nin Güneysu ilçesine geldi. Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Erdoğan, ellerinde Türk bayrakları ve AK Parti bayrakları bulunan vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılanırken, Mehteran takımı da gösteri yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte makam aracıyla geldiği ilçe merkezinde daha sonra Cumhurbaşkanlığı otobüsüne geçti. Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan, otobüsten kendilerini bekleyen vatandaşları selamladı. Hemşehrilerine hitap eden Erdoğan, “Sizleri Güneysu’da böyle güzel bir yaz akşamında en kalbi duygularla eşimle birlikte selamlıyoruz. Birliğiniz, beraberliğiniz daim olsun. Bu birlik beraberlik içerisinde rabbim bizlere daha nice başarılar nasip etsin. Bu birlik ve beraberlik içerisinde inşallah önümüzde yaklaşan seçimleri başarıyla atlatacağımıza olan inancımı da yeniliyorum” dedi. / AYŞEGÜL KAHVECİOĞLU – Rize