49,9256$%0,07
55,7150€%-0,26
66,9473£%0,11
6.222,90%-3,56
3.874,94%-3,64
%
12:53
31 Ekim 2026 Cumartesi
Kars’ın Sarıkamış ilçesinde yaklaşık 55 yıl önce demir yolunu yoğun kar yağışının etkilerinden korumak amacıyla dikilen binlerce fidan, bugün büyük bir ormana dönüştü. Ağaçlandırma çalışmalarında görev alan emekli demiryolu çalışanı Turgut Ertop, o dönem kendilerine yöneltilen eleştirileri ve yıllar sonra yaşadığı unutulmaz anıları anlattı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Kars-Sarıkamış demir yolu hattında 1969-1974 yılları arasında görev yaptığı dönemde Benliahmet İstasyonu çevresindeki ağaçlandırma çalışmalarında yer alan emekli demiryolu çalışanı Turgut Ertop, yıllar önce toprakla buluşturdukları binlerce fidanın bugün büyük bir ormana dönüşmesinin gururunu yaşıyor. Dönemin çetin kış şartlarında demir yolunu karın etkilerinden korumak amacıyla başlatılan çalışmaları anlatan Ertop, dikilen ağaçların bölgeye kazandırdığı yeşilliğin yanı sıra yıllar içinde insanların yaşamına da değer kattığını belirtti.”KAR BİZİM SIRTIMIZA YAĞARDI”Turgut Ertop, Benliahmet İstasyonu’nun 55 yıl önceki haline değinerek, “O zaman kışlar çok yoğun geçerdi. Seneler önce bizim bir arkadaşımız vardı. Emekli olmak istiyordu. Fakat personel azlığından dolayı amiri de emekli olmasını istemiyor, biraz daha çalışalım, orası boşalmasın diyor. Bu konuşmayı görevlinin annesi duyuyor. Dışarıya çıkıyor ve diyor ki, ‘Şefim, bırak benim oğlumu. Bugüne kadar kar benim çocuğumun omuzlarına yağdı. Artık bırak da kar yere yağsın’ diyor. O dönemde kar bizim sırtımıza yağardı” ifadelerini kullandı.”BİR PENCERENİN DIŞINDAN KARIN YAĞIŞINI HİÇ İZLEYEMEDİM”Yaklaşık 45 sene demiryollarında çalıştığını söyleyen Ertop, “Bir pencerenin dışından karın yağışını hiç izleyemedim. Şiirler yazarlar. Yağmurun, karın yağışına ama ben o duygu hiç bir zaman hissetmedim. Kar yağdığı zaman bizim üzerimize yağdı. Bu kar mücadelesi için de zaten bu çalışmalar yapıldı Sarıkamış ve Kars’ta. Demir yollarının kuruluş aşamasında demir yollarıyla yeşillik beraber gitmiştir. Demir yolları nerede varsa orada bir yeşillik vardır. Eleştiri olarak kabul etmeyin bunu. Bugün hızlı trenin çevresinde bir tane ağaç göremezsiniz. Yapılır, yapılmaz. Bugünden önyargılı davranmayayım” değerlendirmesinde bulundu.Ertop, demir yollarının geçtiği güzergahlarda ağaçlandırma çalışmalarına önem verildiğini, Mersin’deki okaliptüs ağaçları ile Ladik-Samsun hattındaki çınar ağaçlarının da bu çalışmaların örnekleri olduğunu belirterek, Sarıkamış ve Selim’deki ağaçlandırmanın bugüne kadar gördüğü en büyük çalışmalardan biri olduğunu ifade etti.”DEMİRYOLLARINDAN KARIN VERECEĞİ ZARARI ÖNLEMEK İÇİN DE KAR SİPERİ OLSUN DİYE BU AĞAÇLANDIRMA PLANLANMIŞTI”Turgut Ertop, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Bugün karayollarından giderseniz yol boyuna perdelenmiş betonlar dökerler. Onlar karayollarına karın gelmesini önlemek için yapılır. Demiryolları da uzun vadeli olması için, kültürel tahkimat namı altında ağaçlandırmaya önem vermişlerdir. Kars ve Sarıkamış kışın en yoğun geçtiği bir yerdir. Demiryollarından karın vereceği zararı önlemek için de kar siperi olsun diye bu ağaçlandırma planlanmıştı.””RUSLARDAN KALAN POMPA BİNASI VARDI”Turgut Ertop, amirlerine dikim sürecinde görüşlerini aktardığını ve uygun görüldüğünü dile getirerek, “Benliahmet İstasyonu’nu tercih nedenim. Orada su var. Cendere vardı. Orada trenler su alıyordu. Çünkü sadece 24 saate iki tren su alıyor. Bu suyun daha kuvvetli olması lazım. Buraya çok fazla ağaç dikeceğiz, buradaki suyun güçlenmesi için. Ruslardan kalan pompa binası vardı. Pompa binası suyu cendereye basan bir mekanizma. Onu biz faaliyete geçirdik. O faaliyete geçtiği zaman da bu çalışmalara biraz daha hız verdik. Ondan sonra ilk önceliği Benliahmet’e verdik” diye konuştu.”17 BİN AĞAÇ DİKİLDİĞİNİ TAHMİN EDİYORUM”Dikilen ağaç tercihinin Kızılçam olduğun vurgulayan Ertop, “İlk dikilenlerle bilahare takviye olanlarla beraber 16-17 bin ağaç dikildiğini tahmin ediyorum. Bir şeye başlamışsanız bunun uzun vadeli olmasına siz inanmıyorsanız bu zaten başarıya ulaşmaz. Bugün bu başarıya ulaşmışsa demek ki biz o günde o fidanları dikerken bunların bu duruma geleceğini öngörmüşüz” şeklinde konuştu.Fidan dikimi esnasında eleştirilere uğradıklarını belirten Turgut Ertop, “Biz o ağaçları dikerken de zaten çevreden bize söylenmeyen kalmadı. ‘Devletin parasını buraya gömüyorsunuz. Bakın etrafında bir tane ağaç var mı?’ Yazık değil mi bu çalışmaya?’. Bugün herhalde onların çoğu hayatta değildir ama olsalardı herhalde yüzleri kızardı demek istiyorum” açıklamasında bulundu.”BU AĞACI DİKEN ADAMA BİR ŞEY DER MİSİNİZ?’ DİYE BİR SORU YÖNELTTİM ONLARA”Turgut Ertop, Selim’e gittiğinde piknik yapan insanları gördüğünün altını çizdi ve bir anısını anlatarak, “O ağaçların dibinde insanları sere serpe oturmuş böyle piknik yaparken gördüğüm zaman ben zevklerin en büyüğünü, gururların en büyüğünü tattım. Arkadaşlar oralarda oturmuş. Dedim, ‘Bu ağacı diken adama bir şey der misiniz?’ diye bir soru yönelttim onlara. Dediler, ‘Allah anasına babasına uzun ömür versin’. Dedim, ‘Ya kendisine de bir şey söyleyin. Annesini, babasını ne karıştırıyorsunuz? Kendisine hiç mi bundan payı yok?’ dedim. Dediler ki ‘Amca sen mi diktin?’. O vesileyle tanıştım onlarla. Çok mutlu oldum” dedi.Ertop, çocukları ve torunlarının yeşile karşı kendisinden daha duyarlı olduğunu ancak bugünün yaşam şartlarının doğayla iç içe olmalarını zorlaştırdığını belirtti. Onların ağaçlara zarar vermeyi büyük bir yanlış olarak gördüğünü ifade etti.Turgut Ertop, hikayesinin COP31 İklim Zirvesi için örnek gösterilmesinden ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un paylaşmasından memnuniyet duyduğunu ancak çalışmanın gündeme gelmesinden dolayı bir yandan da rahatsızlık hissettiğini belirtti. Çalışmanın Devlet Demiryollarının emeğiyle hayata geçtiğini vurgulayan Ertop, Bakan Kurum’un gösterdiği vefanın kendisini mutlu ettiğini ifade ederek gençlere yeşili korumaları ve doğaya sahip çıkmaları çağrısında bulundu.
“Yeraltı” dizisinde birlikte rol alan Devrim Özkan ile Deniz Can Aktaş, İstanbul’un Yeniköy semtinde objektiflere takıldı. Dizinin setinde yakınlaştıkları ve aralarında aşk başladığı belirtilen iki oyuncunun gece saatlerinde birlikte görüntülenmesi dikkat çekti.AŞK SORULARINI YALANLAMADILARBirlikte görüntülenen Devrim Özkan ile Deniz Can Aktaş, muhabirlerin ilişkilerine yönelik sorularıyla karşılaştı. Aşk iddialarına olumsuz yanıt vermeyen ikili, daha sonra araçlarına binerek bölgeden uzaklaştı. İki oyuncunun ilişkilerine ilişkin açık bir açıklama yapmaması ise dikkat çekti.LUCAS TORREIRA İLE AŞK YAŞAMIŞTIDevrim Özkan, daha önce Galatasaray’ın Uruguaylı orta saha oyuncusu Lucas Torreira ile yaşadığı ilişkiyle magazin basınında sık sık yer almıştı. Bir dönem birliktelikleriyle dikkat çeken Özkan ve Torreira’nın ilişkisi sona ermişti. Ünlü oyuncunun bu kez Deniz Can Aktaş ile birlikte görüntülenmesi, özel hayatını yeniden magazin haberlerinin odağına taşıdı.YENİ AŞKIN ADRESİ YERALTI SETİDevrim Özkan ile Deniz Can Aktaş’ın yakınlaşmasının “Yeraltı” dizisinin setinde başladığı belirtiliyor. İkilinin Yeniköy’de birlikte görüntülenmesi aşk iddialarını güçlendirirken, oyunculardan ilişkilerini doğrulayan açık bir açıklama henüz gelmedi. Fatih Kocatürk Haberler.com
Denizli’de henüz 7,5 yaşındayken hastalık tanısı konulan, doktorların ailesine hastalığın son evresinde olduğu belirtilerek ‘Sabaha çıkmaz’ dediği Tuğba Aypaz (22), tedavi sürecinde kara kalem resim yaparak hayata tutundu. 1 yıl önce hastalığı yenen Aypaz, “Kafamı sürekli resim yaparak dağıttım, hayata bağlı kaldım ve yaşama geri döndüm. Hastalığı yendim ve artık başka hastalara umut olmak istiyorum” dedi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Karaman Mahallesi’nde yaşayan elektrik teknisyeni Aslan Aypaz (52) ile ev kadını Nesrin Aypaz’ın 3 çocuğundan Tuğba Aypaz, 2012 yılında okulda rahatsızlandı. Mide bulantısı, kusma, ateş ve sürekli uyku hali şikayetleriyle hastaneye kaldırılan Aypaz’a ilk olarak grip teşhisi konuldu. Ancak şikayetleri devam edince Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edilen Tuğba Aypaz, yapılan tetkiklerde lösemi tanısı aldı.Hastalığın son evresinde olduğu belirlenen Aypaz, tedaviye alındı. Doktorlar ailesine, Tuğba Aypaz’ın yaşama şansının çok düşük olduğunu belirtip, ‘Sabaha çıkmaz’ dedi. Ancak Aypaz yoğun bakımdan çıktı. Tedavi sürecinde hastane odasında kara kalem çalışması yapan Tuğba Aypaz’ın bu süreçte resme olan ilgisi arttı. İspanya’dan getirilen kordon kanı nakli yapılan Tuğba Aypaz, ailesinin, doktorların ve hemşirelerin desteğiyle 1 yıl önce lösemiyi yendi. Aypaz, hayranı olduğu şarkıcı İsmail YK’nın da kara kalem resmini çizdi.İlginizi ÇekebilirMerkezefendi Belediyesi’ne operasyon: Belediye başkanı ve eşi de gözaltına alınanlar arasındaDenizli İngiltere’ye ilham olduYer: Denizli! Yaşlı çift pansiyonda ölü bulunduO dönem şarkıcıyla telefonla görüşen Tuğba Aypaz’ın, aradan geçen 14 yılın ardından hayali gerçekleşti. Aypaz, hayranı olduğu şarkıcıyla Denizli’deki konserinde buluşup, çizdiği resmi hediye etti. Aypaz, daha sonra Semicenk ve yazar Işıl Işık gibi sevdiği isimlerin de resimlerini yaparak kendilerine ulaştırdı.’HASTALIĞI YENDİM VE ARTIK BAŞKA HASTALARA UMUT OLMAK İSTİYORUM’Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü’nden mezun olan ve kendisi gibi tedavi gören çocuklara moral vermek istediğini söyleyen Tuğba Aypaz, kara kalem çalışmalarının yanı sıra kot pantolonların üzerine akrilik boya kullanarak karakterler çizdiğini ve resim konusunda kendini geliştirmeye devam ettiğini belirtti. Yaşama azmini hiç kaybetmediğini ve tedavi sürecinde resim yaparak moral bulduğunu anlatan Aypaz, “2012 yılında lösemi teşhisi kondu. Aileme löseminin son evresinde olduğumu söylemişler. Hatta ‘Sabaha çıkmaz’ demişler, yaşama şansımın olmadığını söylemişler. Bir mucizeyle gözlerimi açtım, hayata tutundum. Tedavi sürecinde hastanede kendimi resimlere ve bilgisayar oyunlarına verdim. Resim yapmayı öğrendim. Kaldığım odayı resimlerle süsledim. Araştırdım, kendimi geliştirdim, sürekli çizdim, hiç bırakmadım. Benden sonra gelen çocuklar bile odayı çok sevdi. Doktorlar, ailem ve hemşireler bana çok destek verdi. Aile olarak hepimiz bir aradaydık, birbirimize güç verdik ve bağlandık. Hastalığa karşı azmimi hiç bırakmadım. Hastalığımı hiç düşünmedim. Kafamı sürekli resim yaparak dağıttım, hayata bağlı kaldım ve yaşama geri döndüm. Hastalığı yendim ve artık başka hastalara umut olmak istiyorum. Ben son evreden kurtulmuş biriyim. Bütün zorlukların üstesinden gelinebileceğini biliyorum, yeter ki moral ve mutluluk olsun” diye konuştu.‘HAYALİM 14 YIL SONRA GERÇEK OLDU’Tedavi sürecinde şarkıcı İsmail YK ile telefonla görüştüğünü anlatan Tuğba Aypaz, “En büyük hayranlarından biriyim. Hayatımda en güzel ilaçlardan biri oldu. Ayaklandım, kendime geldim. ‘Denizli’ye gelirsen sana sarılmak istiyorum’ demiştim. O da bana sarılmak istediğini söylemişti. Bu görüşmeden 14 yıl sonra İsmail YK konser için Denizli’ye geldi. Görüştüm ve buluştuk. Ona sarıldım. Hayalim 14 yıl sonra gerçek oldu. Ona yaptığım kara kalem resmini verdim. Bana güç kuvvet oldu” ifadelerini kullandı.’KIZIM PES ETMEDİ, BİZ DE ONU BIRAKMADIK’Nesrin Aypaz ise kızına 7,5 yaşındayken lösemi teşhisi konulduğunu belirterek, “2012 yılında kızıma lösemi teşhisi kondu. Zorlu bir mücadeleydi. ‘Sabaha çıkmaz, son evre’ dediler. Atlattık, yendik çok şükür. Şimdi 22 yaşında ve hayalleri var” dedi.Hastalığı boyunca kızının hiç pes etmediğini belirten Aypaz, “Biz de onu bırakmadık. Hastalığı atlattıktan sonra kendini resimlere ve çizimlere vererek geliştirdi. Kot pantolonların üzerine akrilik boya ile resimler yapıyor. Ünlülerin resimlerini çizerek onlara ulaştırıyor. Birlik olduk, birbirimize güç verdik ve bu noktaya geldik” diye konuştu.
Trabzonspor’un sezon başında Liverpool’dan kadrosuna kattığı Mohamed Salah, bu kez milli takımdaki gelişmelerle gündeme geldi. Mısır Milli Takımı’nın kaptanlığını yapan 34 yaşındaki yıldız futbolcunun teknik direktör Hossam Hassan ile arasındaki ilişkide sorun yaşandığı ileri sürüldü.MISIR FUTBOL FEDERASYONU DEVREYE GİRDİMısırlı medya profesörü Dr. Mohammed Tharwat’ın aktardığı bilgilere göre, Salah ile Hossam Hassan arasında yaşandığı öne sürülen anlaşmazlığın çözülmesi için Mısır Futbol Federasyonu harekete geçti. Federasyonun, Trabzon’da forma giyen yıldız futbolcuyla doğrudan görüşmek amacıyla Türkiye’ye özel bir heyet göndermeyi değerlendirdiği belirtildi.Görüşmenin gerçekleşmesi halinde Salah’ın milli takımdaki durumunun ve teknik heyetle yaşadığı ileri sürülen sorunların ele alınması bekleniyor.FEDERASYON BAŞKANI DA SÜRECE DAHİL OLDUİddiaya göre Mısır Futbol Federasyonu Başkanı Hani Abu Rida ile yönetici Mustafa Azzam da taraflar arasındaki anlaşmazlığın giderilmesi için yürütülen girişimlerde yer alıyor. Federasyon yönetiminin, milli takımın önemli isimlerinden Salah ile teknik direktör Hossam Hassan arasındaki iletişimi güçlendirmek istediği ifade edildi.Ancak Trabzon’a gönderilmesi planlanan heyetin kimlerden oluşacağı ve ziyaretin ne zaman gerçekleştirileceği henüz netleşmedi. Federasyondan konuyla ilgili resmi bir karar da açıklanmadı.KRİZİN NEDENİ TEKNİK TERCİHLERSalah ile Hossam Hassan arasındaki görüş ayrılığının, Mısır Milli Takımı’nın son karşılaşmalarında yapılan teknik tercihlerden kaynaklandığı ileri sürüldü. Özellikle Angola maçında Mohamed Salah’ın oyundan alınmasının anlaşmazlığı tetikleyen gelişmeler arasında bulunduğu iddia edildi. Güney Sudan karşılaşması öncesinde alınan kararlar da tartışmaların bir diğer başlığı oldu. Salah’ın söz konusu karşılaşmada suni çim zemin nedeniyle dinlendirilmesi, daha sonra Trabzonspor’un yine suni çimde oynadığı Avrupa maçında forma giymesiyle yeniden tartışma konusu olmuştu.HOSSAM HASSAN’IN KARARINA ELEŞTİRİDr. Mohammed Tharwat, Salah’ın Mısır Milli Takımı açısından taşıdığı öneme dikkat çekerek teknik direktör Hossam Hassan’ın oyuncu değişikliği kararlarını eleştirdi. Salah’ın maçın sonucunu değiştirebilecek yeteneklere sahip olduğunu belirten Tharwat, yıldız futbolcunun karşılaşmaların kritik bölümlerinde oyundan çıkarılmasının doğru olmadığını savundu. Mısırlı profesör, milli takımın Salah’ın yeteneklerinden daha fazla yararlanması gerektiği görüşünü dile getirdi.GÖZLER TRABZON’A ÇEVRİLDİMısır Futbol Federasyonu’nun olası Trabzon ziyareti, yıldız futbolcunun milli takımdaki geleceği açısından önem taşıyor. Taraflar arasında bir görüşme gerçekleştirilip gerçekleştirilmeyeceği ve iddia edilen anlaşmazlığın nasıl sonuçlanacağı merakla bekleniyor. Şu ana kadar Mohamed Salah ile Hossam Hassan arasındaki anlaşmazlığa veya Trabzon’a özel heyet gönderileceğine ilişkin resmi bir doğrulama yapılmadı. Fatih Kayalı Haberler.com
Sarıgül ailesine yönelik soruşturmada dosyanın kilit isimlerinden birinin ifadesi CNN Türk’te gündeme geldi. İfadede, para trafiğine ilişkin “İsviçre’ye para kaçırdılar” iddiası dikkat çekti.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyinHABER MERKEZİ- CNN Türk muhabiri Merve Tokaz konuya ilişkin detayları aktardı. Tokaz, “Sarıgül’ün belediye başkanlığı döneminden başlayarak bugüne kadar devam eden ticari faaliyetleri, belediye başkanlında yaşanan sürecin hepsi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın radarında. Çok ciddi paralardan bahsediliyor, soruşturmayı yürüten savcılık makamı da bu parayı, kaynağını ve aklanması sürecinde gelişen organizasyonun nasıl ilerlediğini araştırıyor.Cinsel taciz suçlaması var, suç gelirlerinin aklanması var, örgüt kurma suçlaması var aynı zamanda da rüşvet suçlaması var. 4 ayrı ifadeden bahsediyoruz.İlginizi ÇekebilirMustafa Sarıgül Yeni Parti’den istifa ettiSarıgül ailesine soruşturmada 2 şüpheliye tutuklama talebiSon dakika… Sarıgül ailesine soruşturmada 10 şüpheli daha yakalandıSoruşturmanın çok kilit ismi Emir Sarıgül’ün 25 yıllık arkadaşı Cihan Tunç. Tunç tutuklanan isimlerden bir tanesi. Ailenin içinde olan isim.Mustafa Sarıgül ile ilgili iddia edilen ve tespit edilen konulardan biri de paranın aklama organizasyonunun bir ayağının İsviçre’ye uzandığı. İfade veren Cihan Tunç’un sözleri de bu durumu kanıtlar nitelikte. Tunç, “Göstermelik senetler imzalayarak, sözde bir alacak verecek ilişkisi yaratık İsviçre’ye para kaçırdılar.” “Vatandaşlar tarafından ödenen vergilerde ilgili tarihlerde değişim yapıldı. Bazı kayıtlar silindi.””Kapalı Çarşı’dan aldıkları altın ve pırlantaları özel jetle yurt dışına çıkarıyorlardı.””Koruma Beşir Ömer Demir’e konuşmaması için Çekmeköy ilçesinde bir daire verdiler.”SORUŞTURMADA 22 ŞÜPHELİ TUTUKLANMIŞTIİstanbul Cumhuriyet Başsavcılığından yapılan açıklamada, Alman vatandaşı K.P. ve M.B’nin, yurt içinde ve yurt dışında kurulan şirketler aracılığıyla kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın aklanmasına yönelik işlemler gerçekleştirdiği iddiası üzerine soruşturma başlatıldığı belirtilmişti.Açıklamada, müştekilerin, “80 milyon avro tutarında sözleşme düzenlendiği”, “100 milyon avroluk havale işlemi gerçekleştirildiği”, “1 milyar avroluk fonun kamu gücü ve nüfuzu kullanılarak kredi yoluyla yurt dışına çıkarılmasının vadedildiği” ve “1,5 milyon avro tutarında tekne satışı yapıldığı” yönünde iddialarda bulundukları ifade edilmişti.TBMM 28. Dönem Milletvekili Mustafa Sarıgül hakkındaki iddiaların ayrı değerlendirilmek üzere Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına yönlendirileceği ve soruşturma işlemlerinin devam edeceği açıklanmıştı.Soruşturma kapsamında Ömer Sarıgül, Aylin Kotil, Volkan Aslanbaş, Cavidan Tanrah Artuner, Murat Ağırel, Caner Baş, Cihan Durak, Zekai Erdem, Cihat Salman, Selim Daşdemir, Özgür Bölükbaşı, Bayram Özata, Zekeriya Yasemin, Mehmet Ali Aslan, Sadullah Ergün ve Emir Sarıgül tutuklanmış, Cemil Vasken Barın ile Uğur Kurtulan ise adli kontrol hükümleri uygulanarak serbest bırakılmıştı.Soruşturma kapsamındaki bir diğer operasyonda yakalanan Çağlar Sezgin, Cihan Tunç ve Ümit İlker Avcı tutuklanmış, Beşir Ömer Demir ve Atakan Eren hakkında “konutu terk etmeme” şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmişti. Devam eden soruşturmada, Sofu Altınbaş, Ramazan Argün ve İbrahim Avcı’nın da tutuklanmasına karar verilmişti.