49,7569$%0,14
55,7564€%0,07
66,4914£%-0,08
6.419,87%0,55
4.015,38%0,48
%
15:47
26 Ekim 2026 Pazartesi
Erzurum’da kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ve dönemin Millî Savunma Bakanı Abdülhalik Renda’nın imzasını taşıdığı belirtilen tarihî belge gün yüzüne çıktı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Millî Mücadele tarihine ışık tutan önemli bir tarihî hatıra gün yüzüne çıktı. Türkiye Dil ve Edebiyat Derneği Erzurum Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Taner Özdemir, Asker Saçaklı’ya ait olduğu belirtilen kırmızı şeritli İstiklal Madalyası ile madalyaya ilişkin tarihî belgeyi ortaya çıkardı. Erzurum’un yakın tarihine ışık tutan bu keşif, bağımsızlık mücadelesinde görev alan Anadolu askerlerinin hikâyelerini yeniden gündeme getirdi. Madalya ve beraberindeki belge, cephelerde verilen mücadelenin aile hafızasında korunan izlerini günümüze taşıyor.ERZURUM’DAN SAKARYA’YA UZANAN MÜCADELE Aileden aktarılan bilgilere göre Asker Saçaklı, Millî Mücadele yıllarında hem Doğu hem de Batı cephelerinde görev yaptı. Kâzım Karabekir Paşa komutasında Doğu Cephesi’nde, Erzurum ve Kars’ın kurtuluşuna yönelik mücadelede yer aldığı belirtilen Saçaklı’nın, daha sonra Batı Cephesi’nde Sakarya Meydan Muharebesi ve Büyük Taarruz’a katıldığı ifade ediliyor. Erzurum, 12 Mart 1918’de işgalden kurtuluşuyla ve 23 Temmuz 1919’da toplanan Erzurum Kongresi’yle Millî Mücadele tarihinin önemli merkezlerinden biri oldu. Doğu Cephesi’nde yürütülen askerî harekâtın ardından Batı Cephesi’nde kazanılan zaferler, Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesinin dönüm noktalarını oluşturdu. Asker Saçaklı’nın farklı cephelerde görev aldığına ilişkin aile anlatımları, onun askerlik geçmişinin ayrıntılı biçimde araştırılmasını gerekli kılıyor. TARİHÎ BELGEDE MİLLÎ SAVUNMA BAKANI ABDÜLHALİK RENDA İMZASI Madalyayla birlikte ortaya çıkarılan tarihî belgede, dönemin Millî Savunma Bakanı Abdülhalik Renda’nın imzasının bulunduğu belirtiliyor. Belgenin tam metninin okunması, düzenlenme tarihinin belirlenmesi ve resmî kayıtlarla karşılaştırılması, madalyanın hangi hizmet karşılığında verildiğinin aydınlatılması açısından önem taşıyor. İstiklal Madalyası, Millî Mücadele’de gösterilen hizmetleri onurlandırmak amacıyla verilen en önemli tarihî nişanlardan biri. Kırmızı şeritli madalya da cephede fiilen savaşanlarla ilişkilendirilen tarihî niteliğiyle dikkat çekiyor. Belgenin ayrıntılı incelenmesi ve askerî kayıtlarla karşılaştırılması, Asker Saçaklı’nın cephe hizmetleri ve madalyasının veriliş tarihi hakkında yeni bilgilere ulaşılmasına katkı sağlayabilir.1/22/2 ERZURUM’UN TARİHÎ HAFIZASINA YENİ BİR KAYIT Araştırmacı ve yazar Taner Özdemir’in gün yüzüne çıkardığı madalya ve belge, Erzurum’un Millî Mücadele tarihinin yalnızca büyük komutanlar ve meydan muharebeleri üzerinden değil, cephelerde görev yapan askerlerin hayat hikâyeleri üzerinden de araştırılması gerektiğini ortaya koyuyor. Ailelerden günümüze ulaşan madalyalar, askerlik belgeleri ve resmî yazışmalar, yerel tarihin aydınlatılmasında önemli kaynaklar arasında yer alıyor. Asker Saçaklı’ya ait olduğu belirtilen bu tarihî hatıra da Erzurum’un yakın geçmişine ilişkin araştırmalar için yeni bir inceleme alanı açıyor.
Şırnak Valiliği, İl Jandarma Komutanlığı tarafından Namazdağı bölgesinde 26-27 Ekim tarihlerinde kontrollü mühimmat imha faaliyeti gerçekleştirileceğini ve belirtilen alana girişlere izin verilmeyeceğini duyurdu.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Valilikten yapılan yazılı açıklamada, İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince Namazdağı bölgesindeki belirli koordinatlarda kontrollü mühimmat imhası yapılacağı bildirildi. Açıklamada, “Şırnak İl Jandarma Komutanlığı tarafından 26-27 Ekim 2026 tarihleri arasında Namazdağı bölgesinde (37.5431447, 42.4882004) koordinatlarında kontrollü mühimmat imha faaliyeti düzenlenecektir. Söz konusu tarihlerde adı geçen bölgeye girilmesine müsaade edilmeyeceği kamuoyuna saygıyla duyurulur” denildi. (DHA)
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “2017 yılından günümüze kadar 2 milyondan fazla dosyada mağdur ile şüpheli uzlaşmıştır.” dedi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Ankara’daki bir otelde düzenlenen Uzlaştırma Ödül Töreni ve Alternatif Çözümlerde 10. Yıl Sempozyumu’na Bakan Gürlek’in yanı sıra Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Başkanvekili Fuzuli Aydoğdu, HSK 1. Daire Başkanı Turan Kuloğlu, hukukçular ve uzlaştırmacılar katıldı.Programın açılış konuşmasını yapan Gürlek, uyuşmazlıkların, tarafları ve toplumu tatmin edecek şekilde adil bir biçimde sonuçlandırılması ve sonuca hızlı, basit yöntemlerle, en az maliyetle ulaşılmasının hem maddi hukukun hem de yargılama hukukunun en büyük hedefleri arasında olduğunu bildirdi.Adalet Bakanlığının, yargının görevini hakkıyla yerine getirmesi ve adaletin hızlı bir şekilde tecelli etmesi hedefi doğrultusunda kesintisiz bir çalışma yürüttüğünü belirten Gürlek, bu kapsamda alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine büyük önem verdiklerini söyledi.Gürlek, 2005’ten bu yana yürütülen reform çalışmalarıyla Türkiye’nin ceza mevzuatının insan odaklı yaklaşımlar dikkate alınarak yenilendiğini belirterek, ceza adalet sisteminin, hukuk devletinin temel güvencelerinden biri olduğunu vurguladı.Sistemin başarısının yalnızca suçların soruşturulması, kovuşturulması ve yaptırıma bağlanmasıyla ölçülemeyeceğine işaret eden Gürlek, “Mağdurun korunması, adalete erişimin kolaylaştırılması, uyuşmazlıkların makul sürede sonuçlandırılması ve toplumun adalet sistemine duyduğu güvenin güçlendirilmesi de bu başarının ayrılmaz bir unsurudur. Geleneksel ceza yargılaması, suç iddiasının araştırılması, delillerin değerlendirilmesi ve hukuka uygun bir karar verilmesi bakımından vazgeçilmezdir.” diye konuştu.Gürlek, her uyuşmazlığın aynı yargılama sürecinden geçmesi her zaman en etkili ve en verimli çözüm olmayabileceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:”Ceza adalet sistemimizde uzlaştırma, seri muhakeme, ön ödeme ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi kurumlar ile basit yargılama usulü, kanuni şartları dahilinde farklı çözüm imkanları sunmaktadır. Farklı hukuki amaçlara ve uygulama alanlarına sahip bu mekanizmaların ortak noktası, ceza adaletinin daha etkin işlemesine ve yargısal kaynakların daha verimli kullanılmasına katkıda bulunmalarıdır. Burada altını özellikle çizmek isterim; alternatif çözüm yolları, adaletten vazgeçmek değil, adaleti uyuşmazlığın niteliğine uygun yöntemlerle, en hızlı ve en etkili şekilde gerçekleştirmektir.” “ONARICI ADALET, MAĞDURUN UZLAŞMAYA ZORLANMASI ANLAMINA GELMEZ” Adalet Bakanı Gürlek, alternatif çözüm yollarının en önemli boyutlarından birinin, onarıcı adalet anlayışı olduğunu bildirdi.Ceza adaletini, yalnızca suçun işlenip işlenmediği veya hangi yaptırımın uygulanacağı üzerinden değerlendirmenin, uyuşmazlığın insani ve toplumsal boyutunu eksik bırakabileceğini aktaran Gürlek, şöyle devam etti:”Mağdurun uğradığı zararın giderilmesi, yaşadığı mağduriyetin dikkate alınması ve kendisini doğrudan ilgilendiren süreçte söz sahibi olabilmesi de adaletin önemli unsurlarıdır. Onarıcı adalet yaklaşımı, bu ihtiyaçlara cevap vermeyi, failin davranışının sonuçlarını anlamasını, sorumluluk üstlenmesini ve mümkün olduğu ölçüde zararın giderilmesine katkıda bulunmasını amaçlar. Elbette onarıcı adalet, mağdurun uzlaşmaya zorlanması veya kamu yararının göz ardı edilmesi anlamına gelmez. Sürecin gönüllülük esasına, hukuki güvencelere ve tarafların haklarının korunmasına dayanması büyük önem taşımaktadır. “CAYDIRICILIĞI BELİRLEYEN UNSUR, YALNIZCA CEZANIN AĞIRLIĞI DEĞİL, KESİNLİĞİDİR” Adalet Bakanı Gürlek, alternatif çözüm yollarında üzerinde önemle durulması gereken hususlardan birinin, cezasızlık algısına yol açıp açmadığı olduğunu bildirdi.Alternatif çözümle cezasızlığın birbirinden farklı kavramlar olduğunu bildiren Gürlek, “Alternatif çözüm yolları, kanunun suç olarak belirlediği fiilleri önemsizleştirmez. Bu yolların hangi suçlarda, hangi koşullarla ve hangi hukuki sonuçlarla uygulanabileceği kanunla belirlenmiştir.” diye konuştu.Gürlek, uzlaştırmada üzerinde anlaşılan edimin yerine getirilmesi, diğer alternatif çözüm kurumlarında ise kanunun öngördüğü koşul ve sonuçların gerçekleşmesinin önem taşıdığına işaret ederek, “Dolayısıyla bu yolları, sorumluluktan kaçış olarak değil, kanunun izin verdiği çerçevede sorumluluğun farklı bir hukuki mekanizmayla ele alınması olarak değerlendirmeliyiz.” ifadelerini kullandı.Temel yaklaşımlarının bir taraftan cezasızlık algısını önlemek, diğer taraftan da alternatif mekanizmaların sunduğu imkanlardan etkin biçimde yararlanmak olduğunu kaydeden Gürlek, “Zira ceza hukukunda caydırıcılığı belirleyen unsur, yalnızca cezanın ağırlığı değil, kesinliği ve çabukluğudur. Adalete duyulan güven de hukukun doğru, ölçülü ve öngörülebilir biçimde uygulanmasıyla güçlenir.” görüşünü paylaştı.Gürlek, alternatif çözüm mekanizmalarının, uygun uyuşmazlıkların daha kısa sürede sonuçlandırılmasını ve ceza yargılamasındaki iş yükünün dengelenmesini sağlamayı amaçladığını belirterek, şöyle devam etti:”Kanuni koşulları taşıyan dosyaların bu mekanizmalarla sonuçlandırılması, mahkemelerin daha kapsamlı delil değerlendirmesi gerektiren, daha ağır veya karmaşık suçlara ilişkin yargılamalara yeterli zaman ayırabilmesine imkan vermektedir. Uyuşmazlıkların daha kısa sürede çözülmesi, vatandaşımızın duruşmaya katılmak için işinden izin alma, yol masrafına katlanma ve yaşadığı olayı yeniden anlatma yükünü de azaltmaktadır. Bu yaklaşım, yalnızca dosya sayısının azaltılması değildir. Aynı zamanda yargısal kaynakların doğru yerde kullanılmasını, iş süreçlerinin iyileştirilmesini ve adalet hizmetlerinin niteliğinin artırılmasını hedefler. Ceza hukukunda alternatif çözüm yollarından biri olan uzlaştırma, esasında toplumumuzun kültür ve geleneğinde öteden beri var olan, onarıcı adalet anlayışını yansıtan bir sistemdir.” 30 BİNDEN FAZLA UZLAŞTIRMACI GÖREV YAPIYOR Adalet Bakanı Gürlek, ilk kez 2005’te ceza adalet sistemine dahil edilen uzlaştırmanın, aralık 2016’daki köklü değişikliklerle büyük bir ivme kazandığını bildirdi.Yapılan düzenlemelerle uzlaştırmanın ceza yargılamasının yükünü hafifleten, çözümün taraflarca bulunmasını sağlayan etkin bir kurum haline geldiğini aktaran Gürlek, uzlaştırma sürecinde tarafların, mağdurun zararının giderilmesinin yanı sıra sosyal dayanışma örneği olan edimler üzerinde de anlaştıklarını ifade etti.Gürlek, uzlaştırmacı siciline kayıtlı 30 bini aşkın uzlaştırmacının görev yaptığını belirterek, “2017 yılından günümüze kadar 2 milyondan fazla dosyada mağdur ile şüpheli uzlaşmıştır. Diğer alternatif çözüm yöntemlerinde de büyük bir başarıya ulaşılmış, seri muhakeme, ön ödeme, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve basit yargılama usulleriyle çok sayıda dosya sonuçlandırılmıştır. 2025 yılında alternatif çözüm yöntemleri sayesinde asliye ceza ve çocuk mahkemelerine ilk kez açılan kamu davalarında yüzde 33 oranında azalma göstermiştir.” bilgisini verdi.Asıl hedeflerinin yargının iş yükünü yönetilebilir kılmak ve adalet hizmetinin kalitesini de yükseltmek olduğunu kaydeden Gürlek, “Alternatif çözüm yollarından beklenen faydanın artırılması için uygulamanın geliştirilmesi, kurumlar arasındaki işbirliğinin güçlendirilmesi ve karşılaşılan sorunların düzenli olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.” diye konuştu.Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde, Türkiye Yüzyılı’na giden yolda “Adaletin Yüzyılı”nı inşa ederken tüm ekip arkadaşlarıyla gayretle çalışmaya devam edeceklerini vurgulayan Gürlek, “Adalet hizmetleri sistemimizin asli görevinin aziz vatandaşlarımıza en iyi hizmeti vermek olduğu bilinciyle kararlılıkla hareket edeceğiz.” ifadelerini kullandı.Konuşmanın ardından uzlaştırmada 2025’te en başarılı performans gösteren 33 Cumhuriyet başsavcılığının temsilcisiyle en başarılı 10 uzlaştırmacıya plaket ve ödülleri takdim edildi.
Elazığ’da simitçilik yapan Barış Sertkaya, KPSS’ye girmek için tezgahına “Simit 20 TL, ücreti poşete bırak, sınava gireceğim” notunu bıraktı. Sınav sırasında tezgahını Elazığ halkına emanet eden Sertkaya, vatandaşların gösterdiği güvene teşekkür etti.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Ülke genelinde olduğu gibi Elazığ’da da dün Kamu Personel Seçme Sınavı (KPSS) Ortaöğretim oturumu saat 10.15’te başladı. Sınav öncesinde merkezlere gelen adaylar, görevliler tarafından yapılan kontrollerin ardından salonlara alındı. Saat 10.00 itibarıyla okullarda kapılar kapatıldı.İlginizi Çekebilirİçişleri Bakanı Çiftçi'den KPSS açıklaması: Pazar günü 07.00-10.00 arasında hizmet verecekÖSYM duyurdu! KPSS Ortaöğretim sınav giriş belgeleri yayımlandıKPSS sınavına 1 dakika gecikti! Sınava alınmayınca sinir krizi geçirdi: 'Bu benim son şansımdı'”HERKESE TEŞEKKÜR EDERİM”Sınava girecek olan Elazığ’da simitçilik yapan Barış Sertkaya’da sınava gireceği Elazığ Lisesi’nin yolunu tuttu. Bir süre okul önünde simitlerini satan Barış Sertkaya, sınav saatinin yaklaşmasıyla birlikte tezgahı bırakacak kimseyi bulamayınca tezgahına “Simit 20 TL ücreti poşete bırak, sınava gireceğim” notunu bıraktıktan sonra sınava girmişti. Simitçi Sertkaya, o anları anlattı.Simitçi Barış Sertkaya, “Benim orada bırakma amacım, Allah’a emanet ettim. Elazığ halkını biliyorum, aldığı ücreti fazlasıyla içerisine bırakmışlardı. Herkese teşekkür ederim. Tanıyan veya tanımayan herkes bana dua etmişti. Şuan da simitçilik yapıyorum. Başıma birkaç olay geldiği için şuan da cezaevindeyim. Allah tüm mahkumlara sabır versin. Şuan da izindeyim. Çarşamba günü tekrardan teslim olacağım. İzinlere çıktığım günlerde simit satıyorum. Geçimimi oradan sağlıyorum. Millete mahcup olmamak için mecbur çalışıyorum. Helalinden çalışmak en güzelidir. Biz ailemizden böyle gördük. Haramdan uzaklaşalım. Helal olsun 3 kuruş olsun” ifadelerini kullandı.
Muğla’nın Bodrum ilçesinde sağanak etkili oldu; bazı yollar göle dönerken, Koyunbaba Mahallesi’nde iş yerlerini su bastı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Meteoroloji 4. Bölge Müdürlüğü Bölge Tahmin ve Uyarı Merkezi’nin, Muğla ve çevresi için yaptığı uyarının ardından Bodrum’da, sağanak etkili oldu. Bodrum’da sabah saatlerinden itibaren aralıklarla süren sağanak, hayatı olumsuz etkiledi.Sağanak nedeniyle Koyunbaba Mahallesi’nde bazı iş yerlerini su bastı. Koyunbaba-Gümüşlük yolu da bir süre trafiğe kapandı. İhbar üzerine bölgeye Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Bodrum Belediyesi ekipleri gönderildi.İSTİNAT DUVARI ÇÖKTÜTahliye çalışmasının ardından su ile dolan yol yeniden açıldı. Ekipler ayrıca dere yatakları ile tıkanan mazgallarda temizlik ve su tahliye çalışması yürüttü. Öte yandan Koyunbaba Mahallesi’nde bir istinat duvarı çöktü, park halindeki motosiklet zarar gördü.Yetkililer, bölgede sağanağın gün boyu aralıklarla etkisini sürdüreceğini belirterek, vatandaşları dikkatli ve tedbirli olmaları konusunda uyardı.(DHA)