48,4558$%0,01
56,3696€%0,05
65,6627£%0,04
6.784,33%-0,04
4.354,15%-0,03
%
05:03
08 Eylül 2026 Salı
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada dahil 12 ülkenin işgal altındaki Batı Şeria ile ticareti yasaklama kararı almasına ilişkin “Bu karar, işgal altındaki Filistin topraklarında uluslararası hukuku hiçe sayan uygulamaların karşılıksız kalmadığını göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.” ifadesini kullandı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Duran, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada öncülüğünde 12 ülkenin, Batı Şeria’daki yasa dışı İsrail yerleşimleriyle bağlantılı ticari ve ekonomik faaliyetlere karşı aldığı karardan memnuniyet duyduklarını belirtti.Duran, şunları kaydetti:”Bu karar, işgal altındaki Filistin topraklarında uluslararası hukuku hiçe sayan uygulamaların karşılıksız kalmadığını göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Uluslararası toplumun bu yöndeki iradesini güçlendirmesi ve İsrail’in hukuksuz politikalarına karşı somut adımları artırması gerekmektedir. Gazze’de devam eden yıkım ve insani dram karşısında da aynı kararlılığın gösterilmesi artık ertelenemez bir sorumluluktur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, Filistin halkının haklı davasını savunmaya, bölgede adalet ve barışın tesisi için gereken her türlü çabayı ortaya koymaya devam edecektir.”
Kanal D’nin iddialı yeni dizisi ‘Haysiyet’ ilk bölümüyle büyük ilgi gördü. İzleyiciden tam not alan dizide Mehmet ve Simay arasındaki imkansız aşk izleyenleri adeta ekrana kilitledi. Birbirlerine olan aşklarını itiraf eden Mehmet ile Simay’ın romantik anları geceye damga vurdu.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyinHABER MERKEZİ – Aşk, aile, vicdan ve onur arasında sıkışan karakterlerin mücadelesini ekrana taşıyan Süreç Film imzalı Haysiyet, 8 Eylül akşamı saat 20.00’de ilk bölümüyle Kanal D’de izleyiciyle buluştu. Haysiyet, ilk bölümüyle ekrana gelir gelmez izleyenlerden tam not aldı. Dizinin sevenlerinden sosyal medyada çok sayıda yorum geldi.Birbirine taban tabana zıt iki ailenin çatışmasını ve bu çatışmanın ortasında filizlenen imkânsız bir aşkı anlatan Haysiyet ilk bölümüyle hem ekrana hem de sosyal medyaya damgasını vurdu.İLK KARŞILAŞMA ANITaşımacılık işi yapan Karlıova ailesinin üniversite eğitimli oğlu Mehmet, iş görüşmesine gittiği reklam firmasında işe başlar başlamaz Simay’la karşılaştı. Simay’dan etkilenen Mehmet, toplantıda onun sunumuna destek oldu. Mehmet’i kendisinden rol çalmakla suçlayan Simay’ın tepkisine kimse anlam veremedi. Reklam anlaşmasının Mehmet sayesinde alındığını öğrenen Simay ise bu duruma oldukça içerledi.YAKINLIK BAŞLADIAnlaşmanın ardından düzenlenen kutlama yemeğinden haberi olmayan Simay, çalışma arkadaşlarına tepki göstererek işi bırakmak istediğini söyledi. Arkadaşlarının ikna etmesiyle kararından vazgeçen Simay, daha sonra birlikte çalışmaya başladığı Mehmet’e yakınlık hissetmeye başladı.Mehmet’in söylediği “Olur Ya” şarkısından etkilenen Simay, Mehmet’e karşı olan endişeleri geride bırakmaya başladı. Sahile giden ikili, ilk tanışmada yaşanan gerginlikten dolayı birbirlerinden özür diledi. Simay’ın duvarlarını yıkmasının ardından ikilinin birbirine olan ilgisi daha da arttı.MEHMET, SİMAY’A OLAN AŞKINI İTİRAF ETTİMehmet, Simay’ı yakından tanımak isteyince onu yaşadığı mahalleye götürdü. Mehmet’in ailesini, evini gören Simay şaşkınlığını gizleyemedi.Simay’a karşı olan duygularını itiraf eden Mehmet, “Aramızda arkadaşlıktan daha öte bir şey var. Kendimi ne kadar durdurmaya çalışsam da olmuyor. Ben her sabah buraya seni görmek için geliyorum. “Olmaz, ikimiz olamayız” ” diye konuştu.O anlarda kafası allak bulak olan Simay ise Mehmet’e, “Gözlerin bana çok güzel şeyler söylüyor, ben sadece onlara bakıyorum” sözleriyle karşılık verdi.Duygusal anların yaşandığı o sırada Mehmet ve Simay yakınlaşarak öpüştü.
Manisa’nın Şehzadeler ilçesindeki bir çay bahçesinin erkekler tuvaletinde, uzaktan canlı izleme özelliğine sahip gizli kamera düzeneği bulundu. Polis, düzeneği yerleştiren şüpheli ya da şüphelilerin tespit edip yakalamak için çalışma başlattı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Şehzadeler ilçesi Yarhasanlar Mahallesi’ndeki bir çay bahçesinin işletmecisi, erkekler tuvaletinde şüpheli bir düzenek olduğunu fark etti. İhbar üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Olay yeri inceleme ekipleri, tuvalette detaylı inceleme yaptı.İnceleme sonucu; alana gizlenmiş ve görüntüleri uzaktan canlı olarak aktarma özelliğine sahip gizli kamera düzeneği tespit edilerek muhafaza altına alındı. Soruşturma başlatan polis, kamera düzeneğini yerleştiren kişi ya da kişilerin tespit edip, yakalamak için çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
İstanbul’un Beykoz, Sarıyer ve Şile ilçelerinde 2 gün süreyle denize girmek yasaklandı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Beykoz Kaymakamlığından yapılan açıklamada, ilçe sınırlarında Karadeniz kıyısındaki sahiller, plajlar ve koylarda dalga boyu yüksekliği nedeniyle 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu gereğince 9 Eylül Çarşamba ve 10 Eylül Perşembe günleri denize girmenin yasaklandığı belirtildi.Sarıyer Kaymakamlığından yapılan açıklamada, son meteorololojik değerlendirmeler doğrultusunda çarşamba ve perşembe günleri dalga boyunun yüksek olacağı değerlendirildiğinden, can güvenliği açısından herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması için ilçe sınırlarındaki Kısırkaya Halk Plajı’nın girişe kapatılmasına karar verildiği kaydedildi.İlginizi Çekebilirİstanbul'da yeni dönem! 70 okul kamera ağına dahil edildi122 milyon TL’lik vurgunda şok detay! Sevgilisine 5 milyonluk estetik yaptırdı: Pişman değilimAvcılar'da asfalt kamyonu alt geçide düştü: Yol çift yönlü trafiğe kapatıldıŞile Kaymakamlığından yapılan açıklamada ise çarşamba ve perşembe günleri rüzgarın poyrazdan eseceği belirtilerek, şu ifadeler yer aldı:”Ayazma Plajı (Şile liman mendireğinin etkisi dahilinde dolgu alanından başlayarak 500 metre mesafede bulunan yelken plaj işletmesine kadar) ve Ağva plajında (dere kenarında bulunan fener mendireğinden itibaren 200 metre mesafe) cankurtaranların oluşturacakları kontrollü alanlar dışında ilçemizde denize girmek yasaklanmıştır. 2 plaj da 18.00 itibarıyla boşaltılacaktır”
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Muğla’nın Fethiye ilçesinde düzenlenen Mapa Şamandıra Sistemi ve Fethiye Dip Çamuru Temizliği tanıtımına katıldı. Bakan Kurum “Denizlerimizin, kirletilmesine tahammülümüz yoktur” dedi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Muğla’nın Fethiye ilçesinde düzenlenen Mapa Şamandıra Sistemi ve Fethiye Dip Çamuru Temizliği tanıtımına katıldı. Şehit Fethi Bey Parkı’nda gerçekleştirilen programda Bakan Kurum’a, Muğla Valisi İdris Akbıyık, AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, AK Parti Muğla Milletvekilleri Yakup Otgöz ve Kadem Mete, Fethiye Kaymakamı Fatih Akkaya, AK Parti Muğla İl Başkanı Cengizhan Güngör, MHP Muğla İl Başkanı Emrah Oltulu, AK Parti Fethiye İlçe Başkanı Kadir Sarıhan ve ilçe belediye başkanları eşlik etti.İlginizi ÇekebilirKurum: Antalya’da dünyanın en büyük imecesini kuracağızEtkinlikte konuşan Bakan Kurum, “Fethiye Körfezimiz, Muğla’mızın ve hatta tüm Akdeniz’in en kıymetli hazinelerinden biridir. Ancak on yıllardır süregelen yoğun kullanım, kontrolsüz çapa hareketleri ve dipte biriken balçık; hem zengin su altı ekosistemimizi boğulma noktasına getirmiş, hem de körfezimizin o berrak maviliğine gölge düşürmüştü. Yıllardır bu kıyılarda ekmeğini kazanan denizcimizden balıkçımıza, bölge esnafımızdan Fethiyeli kardeşlerimize ve buraya adım atan misafirlerimize kadar herkes bu tablodan rahatsızdı. Bugün bizim için gerçekten çok önemli bir gün; hem milletimizin yıllardır süren beklentisine cevap vermek bize tarifsiz bir heyecan veriyor, hem de verdiğimiz bir sözü daha tutmanın gururunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.’DERİA SİSTEMİMİZİ KURUYORUZ’Göcek ve Dalaman koylarını mapa-şamandıra sistemiyle güvenceye aldığını ve denizlere düzen getirdiğini belirten Bakan Kurum, “Diğer yandan deniz dibinde çok büyük bir temizlik seferberliğini başlatarak, denizi yeniden canlandırıyoruz. Böylesi eşsiz bir doğal güzelliği korurken, turizmimize, istihdamımıza ve doğamıza doğrudan nefes aldırıyoruz. Bir çapanın suya inmesi birkaç saniye sürüyor. Fakat zincirinin deniz tabanında sürüklenmesi, yıllar içinde oluşmuş deniz çayırlarını tahrip edebiliyor. Bunun önüne geçmek için Fethiye-Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi’nde, Göcek ve Dalaman koylarını kapsayan yaklaşık 90 kilometrelik devasa bir sahil şeridinde yepyeni bir düzen başlatıyoruz. Koylarımıza rastgele atılan ve deniz tabanını tahrip eden ağır demirlerin yerine; 926 adet sabit bağlama mapası ve 906 adet tonoz yerleştirdik. Denetimden su temizliğinin anlık takibine kadar her şeyi tek bir çatı altında toplayan ‘DERİA’ sistemini kuruyoruz. DERİA ile artık denizcilerimiz; koyları, boş bağlama noktalarını ve uygunluk durumunu harita üzerinden görecek, kolayca rezervasyon yapabilecek. Hem denizcimiz yer aramakla uğraşmayacak hem de masmavi koylarımız ve altındaki zengin yaşam korunmuş olacak. Yani ‘DERİA’ , denizin Google Maps’i olacak” diye konuştu.’İKİ DİP TARAMA GEMİMİZLE SAHADA ÇALIŞACAĞIZ’Deniz tabanına inmeyen her kontrolsüz çapanın bir başarı olduğunu söyleyen Bakan Kurum, konuşmasına şöyle devam etti:”Korunan her deniz çayırı, temiz kalan her koy, başarıdır. Biz burada yalnızca mapa ya da şamandıra kurmuyoruz. Düzen kuruyoruz. Bu anlayışı Fethiye Körfezi’nin tamamına yayıyoruz. Koylarımızdaki deniz çayırlarını güvence altına alırken, iç körfezimizde yıllar içinde biriken dip çamurunu temizlemek için büyük bir çevre seferberliği başlatıyoruz. İki dip tarama gemimizle sahada çalışacağız. Yaklaşık 600 hektarlık alanda biriken 16 milyon metreküp dip çamurunu 3 yıl içerisinde Fethiye Körfezi’mizden çıkaracağız. Çalışmalarımız tamamlandığında iç körfezimizde ortalama 3,4 metrelik su derinliğine ulaşacağız. Bizim ‘Sıfır Atık Mavi’ anlayışımız budur. Biz hiçbir zaman sözde çevreci olmadık. Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde yürüttüğümüz Sıfır Atık Mavi anlayışımız budur. Fethiye’nin eşsiz denizlerini, kıyılarını ve doğal mirasını bugün koruyor; yarınlara çok daha güçlü şekilde taşıyoruz. Burada ortaya koyduğumuz anlayış, Türkiye’nin dört bir yanında yürüttüğümüz çevre seferberliğinin denize yansıyan halidir.”‘GÖREVİMİZ HER COĞRAFYANIN SESİNİ DUYMAKTIR’Marmara Denizi’ni ve İstanbul’u esir alan müsilaj belasını da unutmadıklarını vurgulayan Bakan Kurum, “Dünya Bankası’yla masaya oturduk ve Marmara Denizi’nin atık su arıtma tesislerini dönüştürmek, denizimizi kirlilikten arındırmak için tam 400 milyon euroluk dev bir dış finansmanı, yani ‘Marmara Denizi Eylem Planı Kredisi’ni ülkemize kazandırdık. Bu az buz bir para değil; bugünün şartlarında muazzam bir kaynak. İzmit Körfezi’nde büyük bir dip çamuru temizliği yürütüyoruz. İzmir Körfezi için 15 maddelik Acil ve Kısa Vadeli Eylem Planımızı uyguluyoruz. Eğirdir Gölü için hazırladığımız koruma projesinin büyük kısmını tamamladık. Beyşehir’de, Salda’da, Mogan’da, Meke’de çalışıyoruz. Biliyoruz ki; Marmara’nın ihtiyacı başkadır, Eğirdir’in, Meke’nin, Göcek’in başkadır. Bizim görevimiz her coğrafyanın sesini duymak, ihtiyacını bilimle belirlemek ve çözümü yerinde üretmektir” dedi.’TÜRKİYE COP31’E EV SAHİPLİĞİ YAPACAK’Bütün bunların birleştiği daha büyük meselenin iklim değişikli olduğunu aktaran Bakan Kurum, şunları söyledi:”09-20 Kasım tarihleri arasında dünya Antalya’da buluşacak. Türkiye COP31’e ev sahipliği yapacak. Biz COP31’de yalnızca hedef göstermeyeceğiz; Fethiye Körfezi’ni anlatacağız. Mapa-Şamandıra sistemimizi anlatacağız. İç körfezde yürüttüğümüz dip çamuru temizliğini anlatacağız. Marmara’yı anlatacağız. Sıfır Atık’ı, depozito sistemini, sahadaki uygulamalarımızı anlatacağız. Söz yerine eser, uygulama ve sonuç göstereceğiz. Bununla da yetinmeyeceğiz. İnanıyoruz ki bu güçlü irade ve projeler sayesinde; Afrika’da suyu yaşatacağız. Asya’da kaynağı yeniden ekonomiye kazandıracağız. Avrupa’da denizi iyileştireceğiz. Kuzey Amerika’da kıyı kentlerini daha dirençli hâle getireceğiz. Güney Amerika’da doğal mirası koruyacağız. Okyanusya’da denizi kullanırken koruyacağız. Biz çözümü uygulayan bir ülke olacağız. Denizlerimizin, o eşsiz koylarımızın kirletilmesine tek bir saniye dahi tahammülümüz yoktur. Bu doğal zenginliği pervasızca yok etmeye çalışanlara, deniz ekosistemimize zarar verenlere izin vermedik, vermeyeceğiz. Kirliliğe sebep olan her ne varsa önüne geçmek için denetimlerimizle ve en ağır yaptırımlarımızla elimizden gelen her şeyi yapacak; ne gerekiyorsa tavizsiz şekilde uygulayacağız.”