48,4681$%0,03
56,3711€%0,07
65,6841£%0,04
6.815,88%0,42
4.372,81%0,39
%
13:07
09 Eylül 2026 Çarşamba
Bursa’nın Orhangazi ilçesinde 2 TIR ve hafif ticari aracın karıştığı zincirleme kazada 1 kişi öldü, 7 kişi yaralandı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Kaza, saat 22.30 sıralarında Gebze-Orhangazi-İzmir Otoyolu İstanbul yönü Orhangazi Tüneli çıkışında meydana geldi. İsmail Serbest (63) idaresindeki 16 NAB 67 plakalı TIR, aynı yönde seyir halindeki 59 ANE 793 plakalı TIR’a arkadan çarptı. Serbest’in kontrolünü yitirdiği TIR, 34 HHB 652 plakalı hafif ticari araç ve çelik bariyerlere çarparak durabildi. Çevredekilerin ihbarı üzerine kaza yerine sağlık, itfaiye ve jandarma ekipleri sevk edildi. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde TIR şoförü İsmail Serbest’in öldüğü belirlendi. Hafif ticari araçta yaralanan 7 kişi ise ambulanslarla Yalova Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Serbest’in cansız bedeni, kaza yerindeki incelemenin ardından otopsi için Yalova Devlet Hastanesi’nin morguna götürüldü. Kaza nedeniyle otoyolun İstanbul yönünde uzun araç kuyruğu oluştu. Ekiplerin çalışmalarının ardından trafik akışı, tek şeritten kontrollü olarak sağlandı. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
“İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü”ne ilişkin 51’i tutuklu 414 sanığın yargılandığı davanın 77. duruşmasında bir kısım tutuksuz sanıkların savunmaları alındı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nun karşısındaki salonda yapılan duruşmada, firari sanık iş insanı Murat Gülibrahimoğlu’nun şoförü olan tutuksuz sanık Semih Bilgin savunma yaptı.Sanık Bilgin’in savunması sırasında, tutuklu sanık İBB iştiraki Medya AŞ Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker fenalaştı. Türker’e sağlık ekipleri duruşma salonunda müdahale etti.İlginizi Çekebilir"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü" davasının duruşmasında görüntü kaydı alınmasına soruşturmaİmamoğlu davasında 71. duruşma! 'Kameraların bantlanması benim talimatımla olmadı'İmamoğlu davasında itiraf! '8 milyon öderseniz destek oluruz'Duruşmaya verilen kısa aranın ardından savunmasına devam eden sanık Bilgin, 2015 yılında Murat Gülibrahimoğlu’nun şoförü olarak çalışmaya başladığını belirterek, “Öncelikle bir 4,5 milyon dolar nakit para çekildiği iddiası var. Ben hayatım boyunca değil böyle bir parayı çekmek, böyle bir miktarı bir arada bile görmedim. Lakin farklı zamanlarda Göktürk’teki ve Maslak’ta bulunan banka şubelerinden Adem Başer’in yazmış olduğu talimatlarla çekmiş olduğum birtakım paralar var. Bu parayı Adem Bey’e ne yapmam gerektiğini sorduğumda kendisi Murat Bey’e teslim etmemi söylemişti.” ifadelerini kullandı.Paraları Adem Başer’in talimatıyla çekerek Gülibrahimoğlu’na verdiğini söyleyen sanık Bilgin, hesabına giriş yapılan paralarla ilgili olarak ise, çalıştığı dönem boyunca konut ve araç giderlerini kendisinin ödediğini, sonrasında muhasebenin bu parayı kendisine yatırdığını söyledi.Sanık Bilgin, suçsuz olduğunu öne sürerek, beraatini istedi.”BU KONULARLA BENİM HİÇBİR BİLGİM VE İLGİM BULUNMAMAKTADIR”Tutuksuz sanık İBB’de Reklam Yönetim Müdürü Adem Tuncay da belediyede varlığı iddia edilen yapıdan çok daha öncesinde, 2006 yılında çalışmaya başladığını söyledi.2022 tarihinde müdür olarak atandığını, gözaltına alındığı tarihe kadar fiilen görevini sürdürdüğünü belirten Tuncay, “Cezaevinde bulunduğum süreçte başkanım, özellikle Hakan Karaköse’nin tahliye edilmesinden sonra, bugüne kadar beni hiç ziyaret etmeyen belediyenin üst düzey, kendilerini meclis üyesi olarak tanıtan kişiler, hatta bir iki tane de milletvekili birebir ziyaretime gelmeye başladılar. Bunlardan birisiyle görüştüm, birisiyle görüşmek istemediğimi de bir dilekçe yazarak cezaevi yönetimine bildirdim.” diye konuştu.Tuncay, devlet memuru olduğunu ve hiçbir siyasi partiye aidiyetinin bulunmadığını savunarak, şu iddialarda bulundu:”Hatta şöyle de bir durum var. İsmini Ülkü olarak hatırladığım, şu an soyismini hatırlayamadığım biri, kendisini meclis üyesi olarak tanıtan bir hanımefendi de beni cezaevinde Karaköse’nin tahliyesinden sonra ziyaret ettiğinde, özellikle Karaköse’nin ifadesinin bana ulaşıp ulaşmadığını, ‘Ne söylemiş olabilir ki, iftira atmıştır.’ şeklinde birtakım beyanlarda bulunduktan sonra, konuyla alakasız bir şekilde bana belediye lojmanında oturup oturmadığımı sordu. O günkü şartlarda bu durumun konuştuğumuz konuyla çok bir alakası bulunmuyordu. Bunu sıradan bir merak sorusu olarak da algılamadım. Yaşam alanımın bilindiğini, aile düzenimin bilindiğini böyle hissettiren üstü kapalı bir mesaj olarak algıladım. Yani özetle Hakan Karaköse’nin tahliyesinden sonra bana dolaylı bir böyle telkin ve üzerimde baskı kurulmaya çalışıldı.”Savcılığa kendi iradesiyle başvurduğunu söyleyen Tuncay, “Başvurma gerekçem de şu şekildedir, cezaevi sürecinde yaşadığım bu durumları çok düşünme fırsatım oldu. Zaman içerisinde avukatımla yaptığım görüşmeler, dosyaya ilişkin edindiğim yeni bilgiler neticesinde kendim savcılık makamına bir dilekçeyle başvurdum ve bildiklerimi anlatmaya karar verdim. Savcı bey tarafından da hiçbir şekilde kimsenin ismini vermem konusunda bir zorlama yapılmadı bana.” beyanında bulundu.Tahliye edildikten sonra görevine dönmek için İBB’ye yazılı bir dilekçeyle başvurduğunu ancak bugün hala görevine başlatılmadığını belirten Tuncay, bu davadan tahliye edilen birçok üst bürokratın görevine başlatıldığını, kendisine ise “Hukuki süreç devam ettiğinden uygun görülmemiştir” şeklinde dönüş yapıldığını dile getirdi.Tuncay, eşinin de 2008’de İBB’de çalışmaya başladığını, 2019’dan, yeni yönetimden sonra çok ciddi sıkıntılar yaşamaya başladığını ve yaklaşık 13 yıldır emek verdiği işinden çıkarıldığını söyledi.İddianamede ana ihaleden sonra gerçekleştiği iddia edilen birtakım iddialar bulunduğunu ifade eden Tuncay, “İşte iştirak şirketlerinin yaptığı alt ihalelerden, muvazaalı olduğu ileri sürülen yan tekliflerden, işi alan firmalardan, paraların bir sisteme aktarıldığından ve daha sonraki aşamalarda gerçekleştiği ileri sürülen başka başka işlemlerden söz edilmektedir. Yani eğer sonraki süreçlerde birileri bu sistemin bir açığı varsa ve bunlardan yararlandıysa, birileri bir menfaat elde ettiyse veya iddianamede ileri sürüldüğü gibi başka başka birtakım işlemler yapılmışsa bile, bu konularla benim hiçbir bilgim ve ilgim bulunmamaktadır.” savunmasını yaptı.”PATRONUN FİRMASI” İDDİASICumhuriyet savcısının, “Bu yapılmayan işlerle ilgili fatura meselesi nasıl olurdu?” sorusuna sanık Tuncay, “iştirak şirketine bir para aktarıldı” gibi serzenişlerde bulunduğunun söylendiğini anlattı.Tuncay, Cumhuriyet savcısının, “Reklam yerleriyle ilgili değeri yüksek olan yerlere göz yumulduğundan bahsediyorsunuz. Daha sonraki süreçte Murat Ongun’un bu alanların, bu reklamların indirilmemesi yönünde Kağan Sürmegöz aracılığıyla zabıtaya talimat verdiği şeklinde beyanınız var.” demesi üzerine, “Doğrudur. Yönetmelik gereği reklam izni vermek mümkün olmayan yerlerde oluyordu. Bunların bir kısmı da ecrimisil dosyası adı altında zaten yürütülürdü. Bunlarla alakalı zabıtadan zaman zaman kaldırmayla ilgili talepler de gelirdi. Kaan Bey bunların kaldırılması veya kaldırılmaması yönünde bir tasarrufta bulunurdu. Veya bunu ‘Önce iletişimle görüşeceğiz.’ deyip bekletir gibi durumlar yaşanıyordu.” ifadelerini kullandı.Bunun üzerine savcının, “Yani Kağan Sürmegöz üzerinden bir talimat veriliyordu zabıtaya Murat Ongun tarafından, bu yerlerle ilgili?” sorusunu sorduğu Tuncay, “Evet, özetle.” cevabını verdi.Cumhuriyet savcısının, “Reklamist’e ilişkin anlatımlarınız var. Bu Reklamist’in işlerini Murat Ongun’un Kağan Sürmegöz üzerinden takip ettiğini ifade etmişsiniz. Bu takip nasıl oluyordu?” sorusuna sanık Tuncay, “Bu Reklamist’in işleriyle alakalı Kağan Bey defalarca bize bunun patron firması olduğunu söyledi.” dedi.Savcının, “Patrondan kastı?” sorusuna ise sanık Tuncay, “Murat Bey. Yani Murat Bey’e patron diye hitap ederdi zaman zaman. O ‘patron firması” denilmişliği defalarca söylemişliği vardır. Bu şirketin işleri de yine dediğim gibi talepleri geldiği zaman biraz daha farklı bir tarzda yaklaşılırdı.” diye konuştu.Tuncay, cumhuriyet savcısının, Modyo ve Reklamist arasındaki bir anlaşma konusunu detaylandırmasını istemesi üzerine, şunları söyledi:”Modyo aslında 2015 yılında yapılmış bir araç içi dijital ekran ihalesi. Yaklaşık da 20 yıllık bir ihale, 2035’te sona erecek. Modyo’nun ihalesinin kapsamına giren bazı hatlar var ve bunlar ilk ihale olduğu için biraz daha değerli. Bir de bundan sonra peyderpey yeni açılan metro istasyonlarındaki yeni ortaya çıkan yeni hatlar var. Biz buralarla ilgili de ihale yaptık ama bunların tamamı da değersizdir de demek istemiyorum, değerli lokasyonlu yerler de vardır. 2020’den sonra özellikle bu dijitalle alakalı kısımlara genelde Reklamist firması talip olur ve bu işleri de alt yüklenici, iştirak şirketinden alırdı. Daha sonraki süreçlerde Reklamist bazı değerli olmayan lokasyonları, yeterli kar sağlayamadığı gibi gerekçelerle işletmek istemediği için ama ihaleyi de almış olduğu için değersiz kısımlarını özellikle Modyo’ya bir kiralama yaptırılırdı. Modyo buna aslında biraz mecbur edilmek zorunda kaldı diyebilirim yani.”Savcının “Burada amaç Reklamist’in karlarını katlamak mı?” sorusuna sanık Tuncay, “Reklamist’in tabii.” yanıtını verdi.Söz verilen tutuklu sanık Medya AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Murat Ongun’un, “Sizi 20 yıldır çalıştığınız belediyede müdür yapan, size lojman veren Ekrem İmamoğlu örgüt lideriyse, örgütün üyesi olursunuz. Lojmanınızı ve makamınızı veren kişi olarak. Şu anda da hala İBB lojmanında yaşıyorsunuz. Kimse de size kötülük yapmıyor.” demesi üzerine sanık Tuncay, “Çok güzel yapıyorlar onu da söyleyeyim de şimdi yapmıyor demeyin.” dedi.Bunun üzerine Ongun, “Yapsalar atarlar lojmandan.” ifadesini kullandı.Sanık Tuncay da “Çalışıyorlar merak etmeyin, onunla ilgili de çalışıyorlar. Sürekli bir baskı altındayım oturduğum lojmanla ilgili zaten. Bu konuyu ben dile getirmemiştim ama açtığınız için getireyim. Ayrıca bu belediyenin herhangi bir yöneticisinin lojmanı falan da değil, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin lojmanı. Yani burada oturan sadece tek memur ben değilim, orada oturan bir sürü memur var belediyenin.” diye konuştu.Çapraz sorgunun tamamlanmasının ardından Tuncay’ın avukatının beyanı dinlendi. Ayrıca duruşmada, tutuksuz sanık Eyüp Subaşı’nın eşi Gülşah Subaşı ve oğlu Onur Buğra Subaşı ile Songül Çar’ın da savunması alındı. Duruşma, Tuncay’ın avukatının beyanının dinlenmesine devam edilmek üzere sabah saatlerine ertelendi. Bu arada, yaklaşık 14 saat süren duruşmada 6 tutuksuz sanığın savunmasının da alınmasıyla, davada toplam 108 tutuksuz sanığın savunması tamamlanmış oldu.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada dahil 12 ülkenin işgal altındaki Batı Şeria ile ticareti yasaklama kararı almasına ilişkin “Bu karar, işgal altındaki Filistin topraklarında uluslararası hukuku hiçe sayan uygulamaların karşılıksız kalmadığını göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır.” ifadesini kullandı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Duran, NSosyal hesabından yaptığı açıklamada, Birleşik Krallık, Fransa ve Kanada öncülüğünde 12 ülkenin, Batı Şeria’daki yasa dışı İsrail yerleşimleriyle bağlantılı ticari ve ekonomik faaliyetlere karşı aldığı karardan memnuniyet duyduklarını belirtti.Duran, şunları kaydetti:”Bu karar, işgal altındaki Filistin topraklarında uluslararası hukuku hiçe sayan uygulamaların karşılıksız kalmadığını göstermesi açısından büyük önem taşımaktadır. Uluslararası toplumun bu yöndeki iradesini güçlendirmesi ve İsrail’in hukuksuz politikalarına karşı somut adımları artırması gerekmektedir. Gazze’de devam eden yıkım ve insani dram karşısında da aynı kararlılığın gösterilmesi artık ertelenemez bir sorumluluktur. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde Türkiye, Filistin halkının haklı davasını savunmaya, bölgede adalet ve barışın tesisi için gereken her türlü çabayı ortaya koymaya devam edecektir.”
Kanal D’nin iddialı yeni dizisi ‘Haysiyet’ ilk bölümüyle büyük ilgi gördü. İzleyiciden tam not alan dizide Mehmet ve Simay arasındaki imkansız aşk izleyenleri adeta ekrana kilitledi. Birbirlerine olan aşklarını itiraf eden Mehmet ile Simay’ın romantik anları geceye damga vurdu.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyinHABER MERKEZİ – Aşk, aile, vicdan ve onur arasında sıkışan karakterlerin mücadelesini ekrana taşıyan Süreç Film imzalı Haysiyet, 8 Eylül akşamı saat 20.00’de ilk bölümüyle Kanal D’de izleyiciyle buluştu. Haysiyet, ilk bölümüyle ekrana gelir gelmez izleyenlerden tam not aldı. Dizinin sevenlerinden sosyal medyada çok sayıda yorum geldi.Birbirine taban tabana zıt iki ailenin çatışmasını ve bu çatışmanın ortasında filizlenen imkânsız bir aşkı anlatan Haysiyet ilk bölümüyle hem ekrana hem de sosyal medyaya damgasını vurdu.İLK KARŞILAŞMA ANITaşımacılık işi yapan Karlıova ailesinin üniversite eğitimli oğlu Mehmet, iş görüşmesine gittiği reklam firmasında işe başlar başlamaz Simay’la karşılaştı. Simay’dan etkilenen Mehmet, toplantıda onun sunumuna destek oldu. Mehmet’i kendisinden rol çalmakla suçlayan Simay’ın tepkisine kimse anlam veremedi. Reklam anlaşmasının Mehmet sayesinde alındığını öğrenen Simay ise bu duruma oldukça içerledi.YAKINLIK BAŞLADIAnlaşmanın ardından düzenlenen kutlama yemeğinden haberi olmayan Simay, çalışma arkadaşlarına tepki göstererek işi bırakmak istediğini söyledi. Arkadaşlarının ikna etmesiyle kararından vazgeçen Simay, daha sonra birlikte çalışmaya başladığı Mehmet’e yakınlık hissetmeye başladı.Mehmet’in söylediği “Olur Ya” şarkısından etkilenen Simay, Mehmet’e karşı olan endişeleri geride bırakmaya başladı. Sahile giden ikili, ilk tanışmada yaşanan gerginlikten dolayı birbirlerinden özür diledi. Simay’ın duvarlarını yıkmasının ardından ikilinin birbirine olan ilgisi daha da arttı.MEHMET, SİMAY’A OLAN AŞKINI İTİRAF ETTİMehmet, Simay’ı yakından tanımak isteyince onu yaşadığı mahalleye götürdü. Mehmet’in ailesini, evini gören Simay şaşkınlığını gizleyemedi.Simay’a karşı olan duygularını itiraf eden Mehmet, “Aramızda arkadaşlıktan daha öte bir şey var. Kendimi ne kadar durdurmaya çalışsam da olmuyor. Ben her sabah buraya seni görmek için geliyorum. “Olmaz, ikimiz olamayız” ” diye konuştu.O anlarda kafası allak bulak olan Simay ise Mehmet’e, “Gözlerin bana çok güzel şeyler söylüyor, ben sadece onlara bakıyorum” sözleriyle karşılık verdi.Duygusal anların yaşandığı o sırada Mehmet ve Simay yakınlaşarak öpüştü.
Manisa’nın Şehzadeler ilçesindeki bir çay bahçesinin erkekler tuvaletinde, uzaktan canlı izleme özelliğine sahip gizli kamera düzeneği bulundu. Polis, düzeneği yerleştiren şüpheli ya da şüphelilerin tespit edip yakalamak için çalışma başlattı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Şehzadeler ilçesi Yarhasanlar Mahallesi’ndeki bir çay bahçesinin işletmecisi, erkekler tuvaletinde şüpheli bir düzenek olduğunu fark etti. İhbar üzerine adrese polis ekipleri sevk edildi. Olay yeri inceleme ekipleri, tuvalette detaylı inceleme yaptı.İnceleme sonucu; alana gizlenmiş ve görüntüleri uzaktan canlı olarak aktarma özelliğine sahip gizli kamera düzeneği tespit edilerek muhafaza altına alındı. Soruşturma başlatan polis, kamera düzeneğini yerleştiren kişi ya da kişilerin tespit edip, yakalamak için çevredeki güvenlik kameralarını incelemeye aldı. Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.