49,7532$%0,14
55,7197€%0,03
66,5091£%-0,06
6.445,27%0,95
4.022,53%0,66
%
05:55
26 Ekim 2026 Pazartesi
Trendyol Süper Lig’in 9. haftasındaki Galatasaray- Fenerbahçe derbisini takip etmek için Kadıköy’den hareket eden sarı-lacivertli taraftarlar, RAMS Park’a ulaştı.FENERBAHÇE TARAFTARI RAMS PARK’TAChobani Stadı önünde buluşan ve kendilerini bekleyen 33 otobüse binen yaklaşık 2 bin 500 Fenerbahçe taraftarı, yoğun güvenlik önlemleri altında RAMS Park’a giriş yaptı. Emniyet güçlerinin belirlediği koridorda duran otobüslerden inen taraftarlar, tezahüratlar eşliğinde stat kapısına hareket etti.STADA GİRİŞ ESNASINDA KRİZStada giden 2 bin 500 taraftarın tek turnikeden stada sokulduğu ve uzun kuyruklar oluşması nedeniyle gergin anların yaşandığı belirtildi. Fenerbahçe taraftarı, arama ve bilet kontrolü işlemlerinin ardından tribündeki yerini aldı.İlgili Haberler İsmail Kartal’dan Galatasaray’a gözdağı: 10 kişiyle yendim, yine yeneceğim Galatasaray, sahasında 39 maçtır yenilmiyor! Son mağlubiyeti Fenerbahçe’ye karşı Galatasaray-Fenerbahçe derbisi için olay skor tahmini! Tam 7 gol çıkacak Bu akşam maça gidecek Fenerbahçeli taraftarlar büyük bir sürprizle karşı karşıya Abdülkerim Bardakcı’dan Fenerbahçe derbisi öncesi olay paylaşım Cemre Yıldız Haberler.com
Antalya Büyükşehir Belediyesine bağlı ALDAŞ şirketine yönelik soruşturmada aralarında başka dosyadan tutuklu bulunan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu tutuksuz 21 sanığın yargılanmasına başladı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Konferans Salonunda görülen davanın ilk duruşmasında Böcek, tutuksuz ALDAŞ Genel Müdür Yardımcısı Murat Zeydanlı’nın da aralarında bulunduğu tutuksuz 15 sanık ve taraf avukatları salonda hazır bulundu.Kimlik tespitinin ardından duruşmaya, iddianamenin özetinin okunmasıyla devam edildi.Sanık Böcek, savunmasında, dosya kapsamında üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyledi.ALDAŞ şirketinin 1995’te Bakanlar Kurulu kararıyla kurulduğunu, 2019’da Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine kadar şirketin yönetiminde yönetim kurulu üyesi olarak görev yaptığını belirten Böcek, Büyükşehir Belediye Başkanı olduktan sonra ise şirketin yönetim kurulu başkanı olduğunu ve yasal zeminde olacak şekilde mevcut durumda herhangi bir değişiklik yapmadığını öne sürdü.Görevde bulunduğu süre içerisinde yasal zeminde herhangi bir sıkıntı bulunmadığı için Mülkiye Başmüfettişliği veya Sayıştay tarafından bu yönde tarafına bir uyarıda bulunulmadığını, adli ve idari bir süreçle karşılaşmadığını ileri süren Böcek, “Belediye Kanunu gereği temsil ve ağırlama niteliğinde harcamalar ve bu kapsamda ödemeler yapılmıştır. Kişisel nitelikte harcamalar ALDAŞ tarafından ASAT’a fatura edilmesiyle ilgili herhangi bir talebim ve talimatım olmamıştır.” şeklinde savunma yaptı.Mülkiye Başmüfettişliği raporu ile tespit edilen ve şahsi harcamalar olduğu iddia edilen eylemlerden haberinin olmadığını öne süren Böcek, bu konuyla ilgili kendisine bir bildirimde de bulunulmadığını anlattı.Böcek, ALDAŞ’ın gerek iç gerekse bağımsız dış denetim kapsamında sürekli denetlendiğini, bu yönde düzenlenen raporlarda da usulsüz herhangi bir iş ve işlemin kendisine ulaşmadığını savundu.Şirketin iş ve işlemlerini kendi adına yerine getirmesi için imza yetkisini ALDAŞ AŞ Genel Müdürü Kıvanç Bülent Kuzay ve Genel Müdür Yardımcısı Murat Zeydanlı’ya verdiğini belirten Böcek, “Bu konudaki iş ve işlemlerde herhangi bir usulsüzlük yapıp yapmadıkları konusunda bilgi sahibi değilim.” diye konuştu.Kamu zararına neden olduğu yönündeki 14 faturayı kabul etmediğini, iş kapsamında yaptığı 2 faturadan sorumlu tutulabileceğini belirten Böcek, bu durumdan kaynaklı olarak ALDAŞ’ın ve bu harcamalarla ASAT’ın zarara uğratılmasının söz konusu olmadığını savundu.Harcama yapılamayacak kişilere ALDAŞ üzerinden harcama yaptırıldığı iddialarını kabul etmediğini belirten Böcek, savunmasına şöyle devam etti: “Sözlü ve yazılı talimat vermedim. Oğlum Gökhan Böcek’e ALDAŞ bünyesinde kiralanan araçların kullanımına verilmesi, gelinim Zuhal Böcek’e cep telefonlarının verilmesiyle ilgili bir talimatım olmadı, bu konularla ilgili bilgi sahibi değilim. Yine Melek Kurukama, ALDAŞ’ın yönetim kurulu kararıyla şirketin bünyesinde iç denetçi olarak görev yapmıştır. Herhangi bir çalışma karşılığı olmaksızın kendisine ALDAŞ tarafından ücret ödenmesi söz konusu değildir. Melek Kurukama aramızdaki duygusal yakınlıktan kaynaklı olarak zor bir süreç geçirmektedir. Kendisinin şirket bünyesinde görev alması ve bu şekilde haksız kazanç elde etmesi söz konusu değildir.”Böcek, üzerine atılı suçlamaları kabul etmeyerek, beraatine karar verilmesini talep etti.Sanık Murat Zeydanlı ise ALDAŞ şirketinde genel müdür yardımcılığı görevini yürüttüğünü, bu sıfatla menfaat ve çıkar sağlamadığını ifade etti.Suçlamaları kabul etmeyerek, savcılıktaki ifadelerini tekrar ettiğini belirten Zeydanlı, “Bana ve diğer sanıklara ait bilirkişinin tespit ettiği harcamalar iş kapsamında temsil ağırlama olarak ödenmiştir. Bu ödemeleri ALDAŞ olarak biz yaparız, sonrasında aylık hak edişler halinde ASAT’a fatura ederiz. Kamu zararı olduğu tespit edilen miktarı fazlasıyla ödedim ama suçlamaları kabul etmiyorum.” şeklinde savunma yaptı.Diğer sanıklar da suçlamaları kabul etmeyerek, ALDAŞ üzerinden haksız bir kazanç sağlamadıklarını, kişisel harcama yapmadıklarını ileri sürdü.Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesine, tanıkların dinlenmesine karar vererek duruşmayı 15 Mart 2027’ye erteledi.OLAYAntalya Büyükşehir Belediyesine bağlı “Altyapı Yönetim ve Danışmanlık Ticaret AŞ (ALDAŞ) üzerinden usulsüz harcamalarla yaklaşık 399 milyon 507 bin lira kamu zararına yol açıldığı” iddialarıyla ilgili 14 Ocak 2026 tarihinde aralarında Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan tutuklu Muhittin Böcek’in de bulunduğu 21 şüpheli hakkında işlem başlatılmış ve 5 kişi tutuklanmıştı.Tutuklanan ASAT eski Genel Müdürü İbrahim Kurt, 27 Ocak 2026’da tahliye edilmişti.
İngiltere’de 6. lig takımlarından Banbury United’ın tesislerinde gerçekleştirilen ve yalnızca 18 yaşından büyüklerin katılabildiği bir etkinlik, kulüp yönetimini zor durumda bıraktı. Erkek dans grubunun sahne aldığı gösteride yaşananlar, etkinliğe ait görüntülerin internette yayılmasıyla ortaya çıktı.ÖNCE SOYUNDULAR, SONRA MÜSTEHCEN HAREKETLERDE BULUNDULARDaily Mail’in haberine göre gösteride, kovboy şapkaları takan erkek dansçılar sahneye çıkarak dans etti ve soyundu. Dansçılar, gösterinin ilerleyen dakikalarında seyircilerin arasına girerek bazı katılımcılarla müstehcen içerikli eylemlerde bulundu. Salondaki kalabalığın da gösteriye eşlik ettiği anlar kameralara yansıdı.GÖRÜNTÜLERİ İZLEYİNCE PARTNERİNİ EVDEN KOVDUGösteriye ait görüntülerin yayılması, katılımcılardan birinin özel hayatında da krize neden oldu. Habere göre, etkinliğe katılan bir kadının gösteriden keyif aldığı anları izleyen partneri, ilişkiyi bitirme kararı aldı. Görüntüler nedeniyle tartışan çiftin ayrıldığı, adamın da kadını evden kovduğu öne sürüldü.KULÜP YÖNETİMİNDEN ÖZÜRGörüntülerin yayılmasının ardından Banbury United yönetimi yazılı bir açıklama yaptı. Etkinliğin biletli ve yalnızca yetişkinlere açık olduğunu belirten kulüp, gösterinin son bölümünde yaşananların tesisin kurallarını ihlal ettiğini bildirdi. Açıklamada, “Görüntüler, gösterinin sonlarına doğru bir bölümünün mekânımızda kabul edilebilir sınırların ötesine geçtiğini gösteriyor. Rahatsız olan herkesten özür dileriz” ifadelerine yer verildi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Bursa’da 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen K9 Projesi’nin, TOFAŞ’ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirterek, “K9 Projesi, TOFAŞ’a yıllık 100 bin araçlık ilave üretim kapasitesi kazandırırken, bin çalışma arkadaşımıza da yeni istihdam sunacak. Gelecekte elektrikli hafif ticari araçların Bursa’da üretilmesinin önünü açacak.” dedi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin HABER MERKEZİ – Bakan Kacır, Bursa’da Citroen Berlingo, FIAT Doblo, Opel Combo ve Peugeot Rifter modellerini kapsayan ve 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçirilen K9 Projesi’nin üretime başlangıç törenine katıldı. Törende Bakan Kacır’ın yanı sıra; Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Sanayi, Ticaret, Tabii Kaynaklar, Bilgi Teknoloji Komisyonu Başkanı ve AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Varank, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Şahin Biba, Tofaş CEO’su Cengiz Eroldu, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Stellantis Ortadoğu ve Afrika Bölgesi COO’su Samir Cherfan da yer aldı.İlginizi ÇekebilirBakan Kacır, o anları paylaştı; Siper-2 hedefi tam isabetle vurduBakan Kacır: Küresel imalat sanayi katma değerindeki payımızı iki katına çıkardıkBakan Kacır CNN Türk'e konuştu: Yapay zeka risklerine karşı milli tedbirler alıyoruzBakan Kacır, burada yaptığı konuşmada Bursa’da hayata geçirilen projenin otomotiv sektörüne ve Türkiye’ye hayırlı olmasını temenni etti.Projenin TOFAŞ’a yıllık 100 bin araçlık ilave üretim kapasitesi kazandıracağını ve bin kişiye yeni istihdam sağlayacağını belirten Bakan Kacır, çoklu enerji platformuna uygun olarak kurulan yeni üretim hattının, gelecekte elektrikli hafif ticari araçların Bursa’da üretilmesinin de önünü açacağını bildirdi.Türkiye’nin otomotiv pazarında yaşadığı büyümeye de dikkati çeken Bakan Kacır, “2000’lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye’de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor. Küresel rakipleriyle yarışta Avrupa’nın yapması gereken inovasyonu hızlandırmak ve verimliliği yükseltmektir. Bunun yolu, Türkiye ile entegrasyonu güçlendirmekten geçer.” diye konuştu. Kacır, konuşmasında şunları kaydetti:İMALAT SANAYİİ: İmalat sanayii katma değerimizi 41 milyar dolardan 250 milyar doların üzerine çıkardık, dünyadaki payımızı ikiye katladık. Türkiye’yi; pek çok sektörde Avrupa’nın ve dünyanın üretim üssü haline getirdik. Avrupa’dan Afrika’ya, Orta Doğu’dan Asya’ya Amerika’ya dünyanın dört bir yanında kurduğumuz yeni ticaret köprüleri ve çeşitlendirdiğimiz ihracat pazarlarıyla, 2002’de 36 milyar dolar seviyesinde olan yıllık ürün ihracatımızı 283 milyar dolara yükselttik. Türkiye, bugün Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçıdır.YATIRIM VE ÜRETİM: Yatırımı, istihdamı, üretimi ve ihracatı odağımıza aldığımız daha müreffeh ve daha güçlü Türkiye yolculuğumuzda, kuşkusuz otomotiv sanayinin müstesna bir yeri var. Gerek ana sanayide gerekse tedarik zincirinde oluşturduğu katma değer, sağladığı nitelikli istihdam ve ulaştığı ihracat hacmiyle otomotiv sektörümüz, Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ediyor. Emekçilerimizin ve Türkiye’ye inanan, güvenen girişimcilerimizin ortak azmi ve gayretiyle sektörümüz her yıl yeni başarılara imza atıyor.OTOMOTİV SANAYİİ: Türk otomotiv sanayimizin geçtiğimiz yıl 41,5 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirerek bir önceki yılın rekorunu tazelemesi, bu ortak çabanın ve elde ettiğimiz başarının yeni örneklerinin her yıl ortaya konması bizler için şüphesiz iftihar meselesi. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı olarak; sektörün üretim kapasitesini artıracak, teknoloji geliştirme kabiliyetini destekleyecek uygulamaları hayata geçiriyoruz. Nitekim son 23 yılda otomotiv ana ve yan sanayi firmalarının toplam 1,6 trilyon lira yatırım büyüklüğüne sahip 3 bin 857 projesini yatırım teşviklerimizle destekledik.YTAK VE HIT-30 PROGRAMI: Millî Teknoloji Hamlemiz için kıymetli gördüğümüz çalışmalara, uygun koşullu finansman sağlayan Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programına, otomotiv sektörü oyuncularımız tarafından gerçekleştirilen 61,5 milyar liralık yatırım büyüklüğüne sahip 7 projeyi dahil ettik. HIT-30 Programının elektrikli araç ve batarya üretimine yönelik çağrılarıyla, sektörümüzün küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirecek yatırımlara toplam 9,5 milyar dolarlık destek ayırdık. Yenilikçi teknoloji çözümlerinin ülkemizde geliştirilmesi için 202 Ar-Ge ve tasarım merkezi ile teknoparklarımızda faaliyet gösteren 140 firmanın otomotiv alanındaki projelerini destekliyoruz.OTOMOTİV TEKNOLOJİLERİ: TÜBİTAK eliyle, otomotiv teknolojilerinde yürütülen 3 bin 278 projeye ve bu alanda araştırma yürüten 3 bin 439 bilim insanı ve gencimize son 23 yılda 34 milyar lira kaynak sağladık. Arzumuz, Türk otomotiv sanayisini; geliştirdiği teknolojiler, mühendislik yetkinlikleri ve oluşturduğu yüksek katma değerle küresel arenada en üst lige taşıyabilmek. Bu hedefe yürürken sahip olduğumuz en önemli rekabet üstünlüklerinden biri Avrupa’da lider konumda olduğumuz ticari araç üretimi. Geniş yükleme hacimleri, esnek kullanım imkânları ve yüksek verimlilikleriyle öne çıkan ticari araçlar, işletmelerin taşımacılık ve lojistik ihtiyaçlarına ekonomik çözümler sunarken kullanıcılarına da konfor, işlevsellik ve kullanım kolaylığı sağlıyor.TİCARİ ARAÇLAR: Özellikle şehir içi taşımacılıkta sundukları pratik çözümler, farklı iş kollarının ihtiyaçlarına uyarlanabilen tasarımları ve düşük işletme maliyetleriyle esnaflarımızdan büyük lojistik şirketlerine kadar geniş bir kullanıcı kitlesine hitap ediyor. Kimi zaman esnafımızın ekmek teknesi, kimi zaman ailelerimizin yol arkadaşı olan hafif ticari araçlar, yıllardır ülkemizin dört bir köşesinde ticaretin ve günlük yaşamın ayrılmaz bir parçası hâline geldi. Artan e-ticaret hacmi, hızlanan şehir içi dağıtım faaliyetleri ve değişen lojistik ihtiyaçlar, dünya genelinde de hafif ticari araçlara olan talebin artacağını ortaya koyuyor.KİLOMETRE TAŞI: Ülkemiz otomotiv sanayiinin yükseliş ivmesini destekleyecek önemli bir yatırım vesilesiyle, 55 yıldır ülkemize üretimle, istihdamla ve ihracatla değer katan TOFAŞ tesislerindeyiz. Bu tesisler, ilklerin, Türk otomotiv sanayiinin önemli kilometre taşlarının adresi olageldi. 1971’de üretime başlanan efsanevi Murat 124 modeli, Türkiye’de sac karoserli modern otomobil üretiminin miladı olmuştu, geniş kitlelerin otomobile erişiminin önünü açmıştı. 2 milyonu aşan üretim, 1,5 milyona yakın ihracatla 2000’li yılların başarı hikâyesinde büyük payı olan Fiat Doblo’nun 2010 yılında üretimine başlanan ve 12 yıl boyunca üretimde kalan ikinci neslinde, Tofaş mühendislerinin emekleri ve TÜBİTAK’ın da destekleriyle mühendislik geliştirme süreçleri tamamen Tofaş Ar-Ge Merkezinde sağlandı, bu da otomotiv sanayiimiz için büyük bir kazanım oldu.300 MİLYON DOLARLIK YATIRIM: Bugün, 5 bine yakın çalışanı ve yıllık 500 bin araç üretim kapasitesiyle sanayimizin öncü kuruluşları arasında yer alan TOFAŞ, zamanla adları adeta birer simgeye dönüşen modelleriyle milletimizin hafızasında ve gönlünde ayrı bir yer edindi. 300 milyon dolarlık yatırımla hayata geçen K9 Projesi, TOFAŞ’ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını aralıyor. TOFAŞ’ın Ar-Ge birikiminden üst düzeyde yararlanılan bu projeyle; Stellantis çatısı altındaki markaların hafif ticari araçları ve yolcu taşımacılığına yönelik Combi versiyonları Bursa’daki üretim hatlarında hayat buluyor. 2000 yılında Bursa’da üretim yolculuğuna başlayan Doblo, şimdi Stellantis ailesinin diğer modelleriyle birlikte, daha modern, daha güçlü ve daha rekabetçi bir kimlikle doğduğu adrese, doğduğu topraklara yeniden dönüyor.K9 PROJESİ: K9 Projesi, TOFAŞ’a yıllık 100 bin araçlık ilave üretim kapasitesi kazandırırken, bin çalışma arkadaşımıza da yeni istihdam sunacak. Üretim sürecine katılan 100’e yakın yerli tedarikçi firmamız için de yeni iş fırsatları oluşturarak otomotiv sanayimizin gelişimine katkı sağlayacak. Proje kapsamında çoklu enerji platformuna uygun olarak kurulan üretim hattı, TOFAŞ’a üretim esnekliği kazandıracak. Gelecekte elektrikli hafif ticari araçların Bursa’da üretilmesinin önünü açacak. Burada hayata geçirilen yatırım kazanımları, daha büyük hedefler için başlangıç noktası olacak. Adeta kabuk değiştiren küresel otomotiv endüstrisindeki gelişmeleri; Türk otomotiv sanayii için bir fırsata dönüştürmeye kararlıyız.Togg: Ülkemiz, son 23 yılda adeta sıfırdan inşa ettiği Ar-Ge ve inovasyon altyapısı ile köklü sanayi birikimi ve güçlü üretim kapasitesi sayesinde küresel otomotiv sanayisinin geleceğine yön verecek iddiaya, irade ve kabiliyete sahiptir. Yeni nesil sanayi politikamızın somut örneği; elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg’la milletimizin 60 yıllık millî otomobil hayalini gerçek kıldık. Hâlihazırda ülkemizde üretim yapan küresel otomotiv firmaları mevcut üretim altyapılarını elektrikli ve hibrit araç teknolojileriyle geliştiriyor, yeni nesil modellerinin üretimine yönelik yatırımlarını ülkemizde hayata geçiriyor. Türkiye’de henüz üretimi olmayan markaların yatırımlarını da Türkiye’ye kazandırabilmek için de çalışmalarımıza devam ediyoruz. Bu yatırımları, Togg’la ivme kazanan yeni nesil mobilite dönüşümünün otomotiv sanayimizin geneline yayılması ve ülkemizin elektrikli araç üretimindeki yetkinliklerinin daha ileriye taşınması açısından son derece kıymetli görüyoruz.OTOMOTİV VE MOBİLİTE: Köklü sanayi birikimi, güçlü tedarik ekosistemi, gelişmiş lojistik altyapısı ve geniş pazarlara erişim imkânıyla Türkiye; otomotiv ve mobilite yatırımları için en doğru adrestir. Bakınız; üyesi olduğumuz Gümrük Birliği ve tarafı olduğumuz serbest ticaret anlaşmalarıyla, yatırımcılara 1 milyarlık nüfusa engelsiz erişim imkânı sunuyoruz. 86 milyonluk nüfusumuzla da büyük bir iç pazara sahibiz. Son 23 yılda gerçekleştirdiğimiz yatırımlarla Türkiye’yi, pek çok gelişmiş ülkede dahi benzerine rastlanmayan modern ve kapsamlı bir ulaştırma ağıyla buluşturduk. Avrupa Birliği’nin sanayide rekabet gücünü artırmak, stratejik bağımlılıklarını azaltmak ve tedarik zincirlerini daha dayanıklı hâle getirmek amacıyla atacağı adımlarda Türkiye’yi rakip değil, stratejik bir ortak olarak görmesi ve ülkemizin üretim gücünden daha fazla istifade etmesi, Avrupa’nın kendi menfaatleri açısından da en doğru tercih olacak.1,5 MİLYON MOTORLU ARAÇ ÜRETİMİ: Avrupa sanayisiyle her geçen yıl derinleşen üretim ve ticaret ilişkilerimiz, bugün ülkelerimizin ekonomik geleceğini birbirine bağlayan stratejik bir ortaklığa dönüşmüştür. Nitekim 2002 yılından bu yana ülkemize yönelen uluslararası doğrudan yatırımların yaklaşık yüzde 60’ı Avrupa Birliği’nden geldi. Geçtiğimiz yıl ülkemizde 1,5 milyon motorlu araç üretildi. Bu araçların yüzde 80’e yakını; Avrupa Birliği’nin önde gelen otomotiv üreticilerinin doğrudan yatırımlarıyla veya yerli ortaklarıyla faaliyet gösteren tesislerin üretim bantlarından indi. Otomotiv yan sanayimizin ihracatının yüzde 64’ünü Avrupa Birliği ülkelerine gerçekleştiriyoruz. Otomotiv parça ve aksam ithalatımızın yüzde 56’sını Avrupa Birliği’nden karşılıyoruz.AB MEVZUATINA UYUM: Özellikle son yıllarda hayata geçirdiğimiz düzenlemelerle otomotiv sektörümüzün Avrupa Birliği mevzuatına uyum düzeyini önemli ölçüde artırdık. Araç güvenliği ve emisyon standartları başta olmak üzere yaptığımız düzenlemeler, otomotiv sanayimizin Avrupa üretim ve tedarik zincirlerindeki konumunu pekiştirdi. Türkiye, köklü sanayi birikimi, nitelikli insan kıymeti ve Avrupa ekonomisiyle bütünleşmiş üretim altyapısıyla, Avrupa Birliğinin ihtiyaç duyduğu rekabet gücünü ve ekonomik dinamizmi bir arada sunacak yegâne ülkedir. Küresel rakipleriyle yarışta Avrupa’nın ihtiyacı ölçek ekonomisi oluşturabilmektir. Bunun yolu 86 milyonluk, hızlı büyüyen Türkiye ile iş birliğini artırmaktan geçer.İŞ BİRLİĞİ VE STRATEJİK FIRSATLAR: 2002’den bu yana Avrupa ekonomisi yılda sadece yüzde 1,4 büyürken, Türkiye’miz yüzde 5,3 büyüdü. 2000’lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye’de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor. Küresel rakipleriyle yarışta Avrupa’nın yapması gereken; inovasyonu hızlandırmak, verimliliği yükseltmektir. Bunun yolu, Türkiye ile entegrasyonu güçlendirmekten geçer. Bunun yolu, Avrupa’dan yaklaşık 10 yaş daha genç olan Türkiye’nin nitelikli insan kaynağından etkin şekilde yararlanmaktan geçer. Biz bu gerçeği her fırsatta Avrupalı muhataplarımızla paylaşıyor; Avrupa’nın rekabet gücünü artıracak yolun Türkiye ile köklü sanayi, teknoloji ve ticaret ortaklığını daha da derinleştirmekten geçtiğini vurguluyoruz. Avrupalı dostlarımız da Türkiye ile iş birliğinin sunduğu stratejik fırsatları ve uzun vadeli ortak menfaatlerimizi esas alan bir anlayışla hareket edecektir. Biz her durumda, Türkiye’de yatırım yapan, istihdam sağlayan, üreten, ihracat gerçekleştiren müteşebbislerimizin yanında olmaya devam edeceğiz.YATIRIMA DESTEK: Sanayicilerimizi asla yalnız bırakmayacağız. Türkiye’nin önündeki imkân ve fırsatları mutlaka çoğaltacağız. Büyüyen pazarlarda yeni ihracat ağları oluşturacağız. Zengezur Koridoru, Kalkınma Yolu ve Kuzey Marmara demiryolu bağlantılarıyla lojistik avantajlarımızı; yenilenebilir enerji ve nükleer yatırımlarıyla enerjideki fırsatları en iyi şekilde değerlendireceğiz. 23 yılda 17 misline çıkardığımız Ar-Ge harcamalarımızı daha da artıracağız. Elektrikli araçlar, sürücüsüz araçlar ve paylaşım ekonomisi devrimlerine Türk otomotiv sanayiini hazırlamaya devam edeceğiz. Geleneksel bileşenlerin katma değerdeki payı azalırken, otonom ve elektrikli araç bileşenleri, yapay zekâ ve veri bağlantı hizmetleri ile yazılım gibi unsurların paylarının artmakta olduğu bilinciyle sektörümüzün katma değerini yükseltecek yatırımlara güçlü teşvikler sunacağız. Yeşil dönüşümü hızlandıracak, araç filomuzun yaşını gençleştirirken emisyonları azaltacağız. Alacağımız tedbirlerle üretimi ve filomuzu daha da büyütecek, pazarımızın yılda 2 milyonu aşmasını sağlayacağız.Konuşmaların ardından, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç tarafından Bakan Kacır’a günün anısına plaket takdim edildi.Bakan Kacır, Koç Ailesi ve Bursa protokolü, K9 projesi kapsamında üretimden çıkan araçlar ile bu projede yer alan TOFAŞ çalışanları ile fotoğraf çektirdi.Fotoğraf çekiminin ardından Bakan Kacır’ın şoförlüğünü yaptığı ve Koç ailesinin içerisinde yer aldığı Fiat Doblo aracı, resmi olarak banttan çıkışını gerçekleştirdi.Aracın banttan çıkışının ardından Bakan Kacır, Koç Ailesi ve Bursa protokolü, basına kapalı olarak TOFAŞ Fabrikası’nı incelemek için sahaya çıktı.
Kabine’nin ardından önemli açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Libya mutabakatının büyük bir adım olduğunu ve böylelikle her iki ülkenin de haklarının garanti altına alındığını söyledi. Erdoğan ayrıca “Avrupa’nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.” dedi. Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Kabine Toplantısı sona erdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kabine’nin ardından millete seslendi.Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları:Sevgili vatandaşlarım, kabine toplantımızı az önce tamamladık. Toplantımızda iç siyasete, ekonomiye, güvenliğe ve dış politikaya dair güncel gelişmeleri istişare ettik. Bölgemizde istikrarsızlığın arttığı, yeni gerilim alanlarının baş gösterdiği bir dönemde hükümet olarak ülkemizi istikrar ve kalkınma yönünde tutmaya devam ediyoruz. Dünyanın gidişatı, ülkemizdeki huzur ve istikrar ortamının korunmasının Türkiye için önümüzdeki dönemde daha önemli hâle geleceğini gösteriyor.Hangi görüşe, kökene, mezhebe mensup olursa olsun vatandaşlarımızın bu huzur ve istikrar ortamının korunmasında en az bizim kadar titiz davrandığını biliyor, milletimize sağduyusu için teşekkür ediyorum.Türkiye olarak yayılmacı emellerle coğrafyamızdaki ateşe benzin dökenlerin karşısında tüm imkânlarımızla bu ateşi söndürmek, acıları dindirmek, akan kanı durdurmak için samimiyetle mücadele ediyoruz. Balkanlardan Türk cumhuriyetlerine, nerede bir kardeşimiz, soydaşımız, dostumuz varsa her platformda haklarını en güçlü şekilde savunuyoruz. Komşularımızdan başlayarak hemen her ülkeyle dostane ilişkiler, karşılıklı saygıya dayalı iyi ilişkiler tesis etmenin gayretindeyiz. Bununla kalmıyor, uzun yıllar farklı sebeplerle kısıtlı münasebetlerimizin olduğu ülkelerle yeni ortaklıklar kurmaya ağırlık veriyoruz. Son toplantımızdan bu yana uluslararası ilişkiler bağlamında Türkiye’nin etki alanını genişleten gelişmelere hep beraber şahitlik ettik.KAMBOÇYA VE KANADA TEMASLARI16 Ekim’de Kamboçya ile ikili ticari yatırımlardan enerji, eğitim ve savunma sanayisine uzanan geniş bir yelpazede yeni iş birliği imkânlarını ele aldık. İki ülke arasında imzalanan askerî çerçeve anlaşması, yeni dönemde Kamboçya ile ilişkilerimizin istikametini belirleyen bir referans oldu. Attığımız bir diğer tarihî adım, Kanada Başbakanı Sayın Carney ve heyetinin ülkemize gerçekleştirdiği resmî ziyaretti. Kanada ile 83 yıllık diplomatik ilişkilerimizde bir dönüm noktası teşkil eden bu ziyareti, münasebetlerimizi stratejik ortaklık seviyesine yükselterek adeta taçlandırdık. Ayrıca savunma, hava ulaştırma ve enerji alanlarında iş birliğimizi güçlendirecek üç yeni anlaşma imzaladık.Ticaret ve yatırımlarımızı artırmak üzere Serbest Ticaret Anlaşması müzakerelerine yıl bitmeden başlanması konusunda mutabık kaldık. Şu anda 3 milyar dolar civarında seyreden ticaret hacmimizi önce 5 milyar dolara, devamında ise 10 milyar dolara çıkarmayı hedefliyoruz. Yine hafta sonu İstanbul’da 9. Arabuluculuk Konferansı’na, akabinde de Dışişleri Bakanları toplantılarına ev sahipliği yaptık. İnşallah çarşamba günü Kazakistan Cumhurbaşkanı Sayın Tokayev’i Ankara’da misafir edeceğiz. Cumhuriyetimizin 103. yıl dönümünü ise Türk dünyasından seçkin konuklarımızla büyük bir coşkuyla kutlayacağız. Aynı gün Cumhurbaşkanlığı Külliyemizin incisi olan Beştepe Millet Ormanı’nı halkımızın kullanımına açacağız.”AİLE MECLİSİMİZ TÜRK DEVLETLERİ TEŞKILATI”30 Ekim Cuma günü, aile meclisimiz olarak gördüğümüz Türk Devletleri Teşkilatının 13. zirvesine yine Ankara’da ev sahipliği yapacağız. Türk dünyası olarak sarsılmaz kardeşliğimize dinamit koymak isteyenlerin karşısına, inanıyorum ki yine birlik ve beraberlikle dikileceğiz.Ardından nasipse Güney Kore ziyaretimiz olacak. Seul dönüşünde de çok sayıda devlet ve hükûmet başkanının katılımıyla COP31 Zirvesi’ni Antalya’da tertipleyeceğiz. İnşallah bu ziyaret ve zirveleri, Türkiye’nin bölgesel ve küresel rolünü daha da güçlendirmek için en verimli şekilde değerlendireceğiz.”LİBYA HALKININ YANINDA DİMDİK DURDUK”Meselelere Türkiye devlet geleneğimizin zaviyesinden bakıyoruz. Yüzü kurtarmanın değil, istikbali inşa etmenin peşindeyiz. Bunun en somut örneği Libya politikamızdır. En zor zamanlarında kardeş Libya halkının yanında dimdik durduk. Kardeşlik hukukumuzun gereğini yerine getirmeye çalıştık. Biliyorsunuz, 27 Kasım 2019 tarihinde Libya Millî Mutabakat Hükûmeti ile stratejik önemi haiz deniz yetki alanlarının sınırlandırılmasına ilişkin mutabakatı imzalamıştık. Bu mutabakat, Türkiye ve Libya’nın Doğu Akdeniz’deki meşru haklarını garanti altına alan büyük bir adım olmuştur.Geçen hafta güzel bir gelişme daha yaşandı. Mutabakat, Libya Temsilciler Meclisi tarafından oy birliğiyle onaylandı. Oy birliğinin yanı sıra şurası ayrıca takdire şayandır: Türkiye’nin ilk günden beri savunageldiği tek Libya, tek devlet ilkesinin mutabakat özelinde vücut bulması gerçekten çok kıymetlidir. Kararın bir diğer önemli yönü, Libyalı kardeşlerimizin siyasi farklılıklarına rağmen millî menfaatlerine dair hususlarda müşterek hareket etmesidir. Bu ruhun gelişmesini, Libya’nın müreffeh ve güvenli geleceği adına son derece umut verici buluyorum.”AB’NİN VERDİĞİ TEPKİLER MEŞRU DEĞİL”Şunu burada tüm kalbimle ifade etmek istiyorum. Biz, huzura, refaha, güvenliğe giden yolun birlik ve beraberlikten geçtiğine inanıyoruz. Bunun için coğrafyamızın tamamında ihtilafları azaltmanın, ittifakları büyütmenin samimi çabası içindeyiz. Türkiye olarak ne Libya’da ne de bir başka İslam beldesinde ayrılık, gayrılık görmek istemiyoruz. İnşallah bu arzumuz Libya’da da kuvveden fiile geçecektir. Türkiye, bunun için tüm aktörlerle diyalog içinde olmaya devam edecektir.Aziz milletim, tabii burada şu gerçeğin de altını çizmek durumundayız. Mutabakatın onaylanması sonrasında Avrupa Birliği başta olmak üzere verilen tepkilerin hiçbir meşru gerekçesi yoktur. Bizim Doğu Akdeniz’le ilgili politikamız çok nettir. Biz Doğu Akdeniz’de, tabiri caizse, birilerine gol atmanın peşinde değiliz. Sadece deniz yetki alanı, hak ve menfaatlerimizi korumanın derdindeyiz. Anlaşmazlıkların barışçıl yöntemlerle ele alınmasını ve bütün kıyıdaşlarla diyalog yoluyla çözülmesini savunuyoruz. Avrupa Birliği başta olmak üzere tüm aktörlerin de aynı yapıcı iradeyi sergilemelerini bekliyoruz.Bir kere şunu herkes bilmeli: Gerçeklerden kopuk agresif söylemlerin hiç kimseye faydası olmaz. Türkiye, bu tür söylemlere prim veren, onlara göre politika belirleyen bir ülke zaten değildir. Bizim siyasette de dış politikada da tek pusulamız Türkiye’nin çıkarlarıdır. Ucunda bedel ödemek dahi olsa Türkiye için, Türk milleti için doğru olanı, hayırlı olanı yapmakta asla tereddüt göstermeyiz. Türkiye’yi Doğu Akdeniz’den dışlamaya çalışanlara, ülkemiz ile Libya’nın ortak iradesine saygı gösterilmesini beklediğimizi tekrar hatırlatıyorum. Libya Temsilciler Meclisi’ndeki kardeşlerimize ve kardeş Libya halkına en kalbi selamlarımı yolluyorum. Rabbim dayanışmamızı daim eylesin, diyorum.”TÜRKİYE SOKAKTA BULUNMAMIŞTIR””Libya’da ne işimiz var” diyen siyasetçilerin bugün hakkımızı teslim etmelerini kıymetli buluyorum. Siyasetin geleceği adına kıymetli bulduğumu özellikle ifade ediyorum. Bakınız, daha önce de söyledim. Siyaseti demokratik zeminde, mutabakat içinde rekabetten çıkarıp adeta bir husumetliler kavgasına dönüştürmek, yanlış olduğu kadar tehlikeli bir yaklaşımdır.Son günlerde muhalefetin diline doladığı, kime ve neye hizmet ettiği belli olmayan ama Türkiye’ye hizmet etmediği çok aşikâr olan savaş jargonunu bu sorumsuzluğun en bariz örneklerinden biri olarak görüyorum. Türkiye, hamdolsun, her karışında sulhü sükûnun hâkim olduğu bir ülkedir. Türkiye, 86 milyonun birlik ve dirlik içinde kardeşçe yaşadığı, bölgesinin huzur adası olan bir ülkedir. Fakat Avrupa’nın kimi ülkelerinde yaşanan olaylardan cesaret alarak benzer bir teşebbüsün hayalini kuranlar varsa şunu bilsinler ki Türkiye sokakta bulunmamıştır. Sokağa teslim edilecek bir ülke de değildir.Basın özgürlüğü bahanesiyle hükûmetimize saldıranlar, nümayişle suç bastırmaya çalışmadan önce, eğer yapabiliyorlarsa, çıksınlar, sarf ettikleri kirli ilişkileri açıklasınlar. Kimse kusura bakmasın. Daha düne kadar meydanlarda basın kuruluşlarını, gazetecileri, televizyon kanallarını alenen tehdit edenler bize basın özgürlüğü dersi veremezler.Bizim ne basın özgürlüğüyle ne de eleştirel seslerle bir sorunumuz vardır. Türkiye, medya çeşitliliği açısından dünyanın en ileri ülkelerinden biridir. Avrupa’da televizyon kanalı sayısı itibarıyla ülkemiz ilk sıralarda yer alıyor. Her görüşten yüzlerce televizyon kanalı, binlerce radyo kanalı ülkemizde özgürce yayın yapıyor. Hakaret, yalan ve dezenformasyon içermediği sürece isteyen istediğini söylüyor, yazıyor, konuşuyor. Biz de bunu Türkiye’nin sosyolojik çeşitliliğinin bir sembolü olarak görüyor, farklı sesleri memnuniyetle karşılıyoruz. Ama dünyanın bütün demokratik ülkeleri gibi Türkiye de alengirli ilişkiler üzerinden kendisine operasyon çekilmesine müsaade etmez, edemez. Şu temel hakikati tekrar hatırlatmak isterim. Bizler ister iktidarda ister muhalefette olalım, hepimiz ülkeye ve millete hizmet etmekle mükellef insanlarız. Makamlarımız, unvanlarımız, bugün sahip olduğumuz payelerin tamamı milletimizin kendisine hizmet için bizlere verdiği vasıtalardan ibarettir. Hepimizin önceliği Türkiye olmalıdır. Ülkemizin huzuru ve istikrarı olmalıdır. Millet olarak uzun yıllar sonra çok zor yakaladığımız istikrar ve güven ortamını bozmak için ellerini ovuşturanlara fırsat vermemeliyiz.2027 YILI BÜTÇESİSevgili vatandaşlarım, 2027 yılı Merkezi Yönetim Bütçe Teklifimizi geçen hafta Gazi Meclisimizin takdirine sunduk. Gideri 27 trilyon 276 milyar lira geliri 23 trilyon 408 milyar lira olarak hesaplıyoruz.Refahı ve sosyal adaleti merkeze alarak hazırladığımız 2027 yılı bütçesiyle ülkemizin üretim gücünü ve rekabet kapasitesini artıracak, ekonomimizi dış şoklara karşı inşallah daha dayanıklı hâle getireceğiz. Makroekonomik istikrarımızı koruyacak, dezenflasyon sürecini hızlandıracak ve kamu kaynaklarını daha etkin kullanacağız. Tüm bunları yaparken ekonomide kırmızı çizgimiz olan yatırım, istihdam, üretim ve ihracatımızı güçlendireceğiz. Şehirlerimizi deprem başta olmak üzere doğal afetlere karşı dirençli hâle getirmekte kararlıyız. Bunun için 2027 yılı bütçemizde kentsel dönüşüm ödeneklerini yüzde 176 artırarak 276 milyar liraya çıkardık. Sosyal konut ödeneğini yüzde 150 artırarak 250 milyar liraya yükselttik. Deprem hasarlarının giderilmesi ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması amacıyla 2027 bütçesinde 769 milyar lira ayırdık.2026 yılı sonu itibarıyla depremden etkilenen illerimiz için yaptığımız harcama, güncel fiyatlarla 5,4 trilyon liraya ulaştı. Milletimize söz verdiğimiz şekilde on bir ilimizde 455 bin konut ve iş yerini hak sahibi kardeşlerimize teslim ettik. Bir diğer önceliğimiz sağlıklı büyümenin sürdürülmesidir. 2026’yı yüzde 3,3 büyümeyle tamamlamayı öngörüyoruz. 2027’de ise küresel görünüm ve dış talepteki iyileşmenin de etkisiyle bu oranın yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz.Zorlu şartlara rağmen ihracatımızı ve turizm gelirlerimizi artırmaya devam ediyoruz. Gelecek yıl istihdamın 657 bin kişi artmasını, iş gücüne katılım oranının yüzde 53,4’e yükselmesini, işsizlik oranının yüzde 8’e gerilemesini öngörüyoruz. 2027 bütçesinde yüzde 13,7 ile aslan payını yine eğitime verdik. Millî Eğitim Bakanlığımıza 2 trilyon 459 milyar liralık ödenek ayırdık. Yükseköğretim dâhil eğitim bütçemizi toplam 3 trilyon 747 milyar lira gibi rekor bir seviyeye taşıdık.Sağlıkla ilgili hassasiyetimiz zaten biliniyor. Vatandaşlarımızın sağlık hizmetlerinden en iyi şekilde yararlanması için bu sene sağlığa 2 trilyon 134 milyar lira ödenek ayırdık. Sosyal Güvenlik Kurumundan yapılacak harcamaları da eklediğimizde sağlığa ayrılan toplam miktar 4 trilyon 532 milyar lirayı buluyor. Ülkemizin ürettiği refahın toplumun her kesimine adil ve kapsayıcı biçimde ulaştırılması temel ilkemizdir. Bu anlayışla bütçemizde sosyal yardım ve desteklemelere 1 trilyon 341 milyar lira ödenek ayırdık. Yine 2022’de başlattığımız, asgari ücrete kadar tüm ücretleri vergi dışı tutma uygulamasını devam ettiriyoruz. Bu kapsamda 2027’de vergi istisnası yoluyla çalışanlarımızın gelirlerine 1 trilyon 460 milyar lira katkı sağlıyoruz.”EMEKLİLER BAŞIMIZIN TACI”Emeklilerimizin yaşadığı zorlukların farkında olduğumuzu daha önce pek çok defa samimiyetle ifade ettik. Bu konuda her zaman yapıcı olmaya, şartları zorlama pahasına elimizden geleni yapmaya gayret ettik. İnşallah 2027 bütçesinde başımızın tacı olan emeklilerimizin durumunu biraz daha iyileştirecek mali imkânları oluşturuyoruz. Bunun için ihtiyaç duyulan yasal düzenlemeyi adalet ve hakkaniyet çerçevesinde, Türkiye Büyük Millet Meclisimizin de takdiriyle, sene sonuna kadar hayata geçirmeyi ümit ediyoruz.Tarım, ülkemiz için stratejik önemi yüksek bir sektördür. Tarıma toplam 1 trilyon 305 milyar lira, reel sektör desteklerimize ise tarımsal krediler sübvansiyon desteği hariç 658 milyar lira ayırdık. 2 trilyon 206 milyar lirası savunma, 1 trilyon 248 milyar lirası iç güvenlik olmak üzere savunma ve güvenlik harcamalarımız için toplam 3 trilyon 454 milyar lira belirledik. Büyükşehir ve diğer belediyelerimiz ile il özel idarelerimize ise 2 trilyon 384 milyar liralık kaynak tahsis ettik. 2027 yılı bütçemizin yüzde 10,4’üne karşılık gelen 2 trilyon 849 milyar lirayı ise yatırımlara ayırdık. Yeni bütçemizin şimdiden ülkemiz ve milletimiz için hayırlı uğurlu olmasını diliyorum.İRAN’DA YÜKSELEN GERİLİM VE AKARYAKIT FİYATLARIİran’a saldırı ihtimali akaryakıt fiyatlarının yükselmesine neden olmuştur. Her türlü adımdan uzak durulmasıdır. Biz bölgemizde yeni gerilim ve çatışma alanları görmek istemiyoruz. Biz başkalarının çıkarttığı savaşın bedelini de ödemek istemiyoruz. Her ne kadar ekonomimiz, bölgemizi sürekli diken üstünde tutan bu büyük badireyi mümkün olan en az hasarla atlatacak kapasiteye sahip olsa da bölgemizin en büyük ihtiyacı artık istikrar ortamının egemen olmasıdır.Asırlardır medeniyetlere ev sahipliği yapmış, insanlık tarihine yön vermiş bu kadim coğrafya barışı, istikrarı, güvenliği fazlasıyla hak etmektedir. Bizim için burada önemli olan, istikrarı kaybetmeden, rotadan şaşmadan, tempomuzu düşürmeden bu yolda gayretlerimizi artırarak sürdürmektir. Bugün farklı sebeplerle yaşadığımız zorlukları elbette aşacağız. Birbirimize inanıp güvenerek inşallah aydınlık yarınlarımızı birlikte inşa edeceğiz.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.