49,7849$%0,07
55,5638€%-0,09
66,4615£%0,10
6.428,40%0,04
4.016,48%-0,01
%
15:46
27 Ekim 2026 Salı
Antalya’nın Kepez ilçesinde hortumda hayatını kaybeden 4 işçinin, o sırada konteynerde Galatasaray- Fenerbahçe derbisini izlediği ortaya çıktı. 4 işçinin hayatını kaybettiği, 1 kişinin yaralandığı hortuma ilişkin soruşturmada gözaltına alınan iş yeri sahipleri Ş.Ç. ve M.Ç., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecek. Haklarında gözaltı kararı çıkartılan iş güvenliği uzmanı ile şantiye şefinin ise firari olduğu belirtildi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyinHaberin Tüm FotoğraflarıOlay, 25 Ekim günü saat 23.00 sıralarında Kepez ilçesine bağlı Fevzi Çakmak Mahallesi 6199 Sokak üzerindeki inşaat şantiyesinde meydana geldi. Kent merkezinde kuvvetli yağış ve rüzgar etkili olurken, şantiyede çıkan hortum işçilerin kaldığı 2 konteyneri savurarak parçaladı. Şantiyedeki kule vinç de devrildi. İhbar üzerine bölgeye çok sayıda sağlık, itfaiye, polis ve kurtarma ekibi sevk edildi.Konteynerlerde konaklayan 6 işçinin etkilendiği olayda 4 işçi hayatını kaybetti, yaralanan inşaat bekçisi hastaneye kaldırıldı. Olayda hayatını kaybeden işçilerin; İsa Elnevvaf, Aycan Kılınç (30), Salah Muhammet Elnaim ve Muhammet Emin Elnaim olduğu öğrenildi. İnşaatın bu yılın ocak ayında başladığı, şantiye alanına kurulan 5 konteynerden 4’ünün olayda zarar gördüğü belirtildi.KONTEYNERLER 100 METREYİ AŞKIN UZAKLIĞA SAVRULDU Hortumun yol açtığı hasar gündüz ortaya çıktı. İşçilerin kaldığı konteynerlerin 100 metreyi aşkın uzaklığa savrulduğu görüldü. Konteynerlerdeki demir ranzalar da bir sitenin bahçesine savrulurken, aynı bölgedeki bir okulun çatısı zarar gördü.Hortumun, şantiyeden önce Kepez Belediyesi’ne ait seyir terasındaki dinlenme tesisini vurduğu anlar da tesiste görevli personel tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde hortumun masa, sandalye, şemsiye ve çöp konteynerini savurduğu anlar ile personelin yaşadığı panik yer aldı.2 ŞÜPHELİ ADLİYEYE SEVK EDİLECEK, 2 ŞÜPHELİ FİRARİ Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından olayla ilgili başlatılan soruşturma kapsamında iş yeri sahipleri Ş.Ç. ve M.Ç. polis merkezine götürüldü. Ş.Ç. ve M.Ç., emniyetteki işlemlerinin ardından bugün adliyeye sevk edilecek. Haklarında gözaltı kararı çıkartılan iş güvenliği uzmanı İ.A. ile şantiye şefi D.K.’nin ise firari olduğu belirtildi.ÖLEN 4 İŞÇİ HORTUMA, KONTEYNERDE DERBİYİ İZLERKEN YAKALANMIŞAntalya’nın Kepez ilçesinde hortumda hayatını kaybeden 4 işçinin, o sırada konteynerde Galatasaray- Fenerbahçe derbisini izlediği ortaya çıktı. Kule vincin devrilmesine neden olan hortumun, konteynerleri parçalayıp metrelerce uzağa savurduğu, çevredeki bazı binalar ve araçlara da hasar verdiği görüldü. Antalya Valisi Hulusi Şahin’in, “Çok enteresan bir doğa olayıyla karşı karşıyayız” diye nitelendirdiği hortumun yarattığı yıkım, gündüz görüntülendi. İnşaat alanındaki konteynerlerin parçalarının etrafa savrulduğu, çevredeki bir sitenin güvenlik duvarının zarar gördüğü, bazı araçların da hortumdan etkilendiği görüldü. Yakındaki bir okulun çatısının da hortumdan etkilendiği, bazı konteyner parçalarının ise çevredeki sitelerin bahçelerine savrulduğu belirlendi. Tonlarca ağırlıktaki kule vincin araziye devrildiği olay yerinde kurtarma ekipleri çalışmalarını sürdürdü. İşçilerin dün oynanan Galatasaray- Fenerbahçe derbisini konteynerde izledikleri sırada hortumun meydana geldiği öğrenildi.Yağışların devam edeceği bilgisini paylaşan Şahin, “Sarı uyarı var. Henüz bir olumsuzluk yok, takip ediyoruz. Şehrimizin dün itibarıyla başka noktalarında da küçük çaplı taşkınlar yaşandı. Bunlarla ilgili gerekli tedbirleri aldık.” diye konuştu.’HER YER SAVAŞ ALANI GİBİYDİ’Mahallelilerden Turan Işık, “Hortum öyle bir yükseldi ki göz gözü görmedi. Ses ve uğultu duyduk. Çocuklarım camın önündeydi. Bir baktık iş işten geçmiş her yer savaş alanı gibiydi. Çok büyük bir afet. Hortum metrelerce sürüklemiş. Yağışın peşinden afet koptu. Birkaç yere savrulmuş konteynerler. Acı bir olay. Hayatını kaybedenlere Allah’tan rahmet diliyorum” dedi.HAYATINI KAYBEDENLERİN CENAZELERİ TESLİM ALINDIÖte yandan, olayda hayatını kaybedenlerin kimlikleri Aycan Kılınç, Muhammed El Omar, İsa Elnevvah ve Muhammed El Zeyn olarak açıklandı.Hayatını kaybeden yabancı uyruklu İsa El Nevvaf, Salah Muhammet El Naim, Muhammet Emin El Naim ve Aycan Kılınç’ın cenazeleri otopsi ve savcılık incelemesinin ardından Antalya Adli Tıp Kurumu morgundan teslim alındı.Aycan Kılınç’ın (30) cenazesi yakınları tarafından teslim alınarak toprağa verilmek üzere memleketi Niğde’ye götürülürken, yabancı uyruklu İsa El Nevvaf, Salah Muhammet El Naim ve Muhammet Emin El Naim’in ise Suriye’nin Dakka kentinde toprağa verileceği öğrenildi.1/152/153/154/155/156/157/158/159/1510/1511/1512/1513/1514/1515/15(Aycan Kılınç)
Sadettin Saran, ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan yargılandığı davada hakim karşısına çıktı.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyinEski Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran ‘Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama’ suçundan ayrı ayrı 10 yıldan az olmamak üzere hapis istemiyle yargılandıkları davada ilk kez hakim karşısına çıktı.Saran, İstanbul Adalet Sarayı 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülecek duruşmaya katılmak üzere İstanbul Adalet Sarayı’na geldi. “NE KULLANDIM NE DE YETİŞTİRDİM”Hakim karşısına çıkan Saadettin Saran’ın ifadelerinden öne çıkan detayları CNN Türk Muhabiri Merve Tokaz aktardı;”Daha önce belirttiğim gibi ne bahsi geçen maddeyi yetiştirdim ne kimseye verdim. Bu diyaloglar tamamen aramızda gelişen ilişkiden kaynaklanan ve ilişkimiz sürecinde adını hatırlamadığım izlediğimiz bir filmle ilgili yaptığımız bir geyikten ibarettir. Assos’taki bahçemde de bir şey bulunamadı. Bu yazışma tamamen geyik ve şaka. Ne kullandım ne yetiştirdim ne de sattım. Bahçemde evimde hiçbir şey bulunmadı.” dedi.”UTANÇ DUYUYORUM””Sayın başkanım ben burada olmaktan sizin karşısında olmaktan üzüntü ve utanç duyuyorum.” ifadelerini kullanan Saran, “Hayatımın en utanç verici günü bugün. Ben 67 ülkede iş yapan bir devlet memuru çocuğuyum. Sıfırdan geldim buraya. Hayatımla herkese örnek olmuş bir insanım. 25 senede 28 tane spor salonu açtım ben. 8 tane okul yaptırdım. Devletime seve seve bağışladım. Haysiyetim şerefim ve her şeyden çok sevdiğim kızım üzerine yemin ederim ki uyuşturucuyu ne kullandım ne de temin ettim.” şeklinde konuştu.İŞTE AYLIK GELİRİSaadettin Saran duruşmada aylık gelirinin 6 milyon TL olduğunu da söyledi.MAHKEME BAŞKANI İLE SADETTİN SARAN ARASINDA GEÇEN DİYALOG Sadettin Saran ile Ela Rümeysa Cebeci arasındaki WhatsApp yazışmaları da mahkemede gündeme geldi. Mahkeme başkanının yazışmalardaki ifadeleri sorması üzerine Saran, konuşmanın şarapla ilgili olduğunu savunarak, “Saçma sapan geyikler” dedi.Mahkeme Başkanı: Ela Rümeysa Cebeci ile Whatsapp yazışmalarınızda “Sende var mı? Ben escobar mıyım” yazışmaları var. Ne hakkında konuşuyorsunuz bu konuşmalarda?Sadettin Saran: Ela Rümeysa o gün fazla içti. Ne bende dallardan var ne de escobar’ım.Mahkeme başkanı: Size “sende var mı demiş” siz de “bulurum” demişsiniz.Sadettin Saran: Yani ben öylesine demişimdir onu. Şaraptan bahsediyoruz orada. Saçma sapan geyikler yani. Benim bir yerden alacağım yok uyuşturucuyu. Ben Hollanda’ya gittim. Orada bile içmedim.
Muğla’nın Bodrum ilçesinde 16 yıl önce balkondan düşen Aslı Baş’ın (32) ölümüne ilişkin davada iş insanı Ahmet Bayer (70) ile oğulları Hakan Sadi Bayer (39) ve Volkan Bayer’ın (37), yargılanmalarına devam edildi. Mahkeme, sağlık sorunları nedeniyle duruşmalardan muaf tutulmak isteyen Ahmet Bayer’in talebini kabul edip, duruşmayı erteledi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin 2003 yılında düzenlenen ‘Miss Model Of Turkey’ yarışmasında birinci olan Aslı Baş, 21 Temmuz 2010’da saat 02.30 sıralarında vurgun yediği için tekerlekli sandalye ile hayatını devam ettiren turizmci Ahmet Bayer’in Bodrum Yalıkavak’taki Club Flipper Tatil Köyü’ndeki villasının 6,5 metre yüksekliğindeki balkonundan düşerek yaşamını yitirdi.Aslı Baş’ın ölümüyle ilgili yürütülen soruşturma sonunda Ahmet Bayer hakkında ‘Nitelikli kasten öldürmeye azmettirme’, oğulları Hakan Sadi Bayer ve Volkan Bayer hakkında ‘Nitelikli kasten öldürme’ suçundan ömür boyu hapis cezası istemiyle dava açıldı. Tutuklanan kardeşlerden Volkan Bayer, daha sonra adli kontrol şartıyla salıverildi. Tutuklu yargılanan Hakan Sadi Bayer de 17 Ocak 2014’te serbest kaldı. 9,5 yılda 3 Cumhuriyet savcısı ile 3 mahkeme başkanının değiştiği davanın 15 Ocak 2020’de görülen 36’ncı duruşmasında, tutuksuz 3 sanık için beraat kararı verildi.İlginizi ÇekebilirAslı Baş'ın acılı babası yıllar sonra konuştu: Kızımın intihar etmesi için sebep yoktu!Aslı Baş davası sil baştan! Ahmet Bayer yeniden yargılanacak15 yıl önce ölü bulunmuştu! Türkiye'nin konuştuğu Aslı Baş davasında yeni gelişmeDOSYA İSTİNAFA TAŞINDIAslı Baş’ın babası Mehmet Baş, dosyayı istinaf mahkemesine taşıdı. Başvuruda; delillerin yok edilip, değiştirildiği vurgulandı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi, Aralık 2020’de yerel mahkemenin kararını onadı. Bu kararın ardından Mehmet Baş, 2021 yılında dosyayı bu defa Yargıtay’a taşıdı. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, Aslı Baş’ın ölümüyle ilgili Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin verdiği beraat kararlarını bozdu. Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün üçüncü kez görülen duruşmaya Ahmet Bayer, Volkan Bayer ve Aslı Baş’ın babası Mehmet Baş, anne Müesser Baş hazır bulunurken, mazeret bildiren Hakan Sadi Bayer katılmadı.TANIK ARANIYORDuruşmada söz alan Volkan Bayer, yargılamanın bir an önce sona ermesini talep ederken, Ahmet Bayer, sağlık sorunları bulunduğunu belirtip, “Ocak ayında tekrar ameliyat olacağım. Sağlık olarak kendimi zorluyorum. Beni duruşmalardan muaf tutabilir misiniz?” dedi. Mahkeme heyeti, Bayer’in talebini kabul etti. Ancak dinlenmesi gereken bir tanığın bulunduğu, tanığın adresinin henüz tespit edilemediği, dinlenmesi halinde ilgili duruşmada hazır bulunmasına karar verdi.ULUSAL KRİMİNAL BÜRO’DAN İSTENEN RAPOR GELMEDİÖte yandan bir önceki duruşmada, olayla bağlantılı cep telefonu ve SIM kartından silinen mesajların geri getirilip getirilemeyeceğinin araştırılması için Ulusal Kriminal Büro’dan istenen raporun henüz mahkemeye ulaşmadığı belirtildi. Mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi ve tanığın dinlenmesi için duruşmayı 21 Ocak’a erteledi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, “9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31, ülkemizin iklim diplomasisi alanındaki vizyonunu uluslararası toplumla paylaşması açısından önemli bir imkandır.” dedi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin İletişim Başkanı Burhanettin Duran, İletişim Başkanlığında düzenlenen “Sıfır Atık’tan COP31’e: Türkiye’nin İklim Diplomasisi” paneline katıldı. Programda konuşan Duran, Antalya’nın Kepez ilçesinde meydana gelen hortumda hayatını kaybeden 4 vatandaşa Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Duran, iklim sorunlarının sınır tanımayan bir doğası olduğunu belirterek, biyoçeşitlilik kaybı, okyanus kirliliği, çölleşme, su kaynakları ile ilgili meseleler, küresel ısınma, atık yönetimi, çevre sorunları gibi devasa bir alandan bahsedildiğini ifade etti.Bütün bu meselelerin devletlerin kendi ulusal kaynakları ile çözülebilecek bir ölçeğin çoktan ötesine geçtiğini vurgulayan Duran, “İklim diplomasisi kavramını da işte tam da bu sebeple kullanmaktayız. Hükümetlerin politikaları ancak uluslararası müzakere, işbirliği ve ortak taahhüt mekanizmaları ile anlamlı hale gelecektir. Dolayısıyla bugün burada, aynı zamanda dış politikamızın ve ulusal güvenliğimizin önemli meselelerinden birisini ele alıyoruz. Hazırladığımız İklim Diplomasisi kitabı da bu alandaki ihtiyaçlara cevap vermek amacıyla kaleme alınmıştır. Bu eserimizin, ülkemizin iklim alanındaki birikimini, mücadelesini ve vizyonunu bir araya getirerek bu alandaki çalışmalara ve politika geliştirme süreçlerine katkı sağlamasını temenni ediyorum.” şeklinde konuştu.”BİLİMSEL BİLGİ YETERLİ DEĞİL” Duran, iklim krizinin sonuçlarının halihazırda zaten yaşandığını vurgulayarak, çözümünde ise ülkelerin egemenlik hakları ve küresel sorumlulukları arasında bir denge gözeten uluslararası politikalara ihtiyaç olduğunu söyledi.Ülkeler arasındaki sosyal adalet ihtiyacını göz ardı etmemek gerektiğine dikkati çeken Duran, şunları kaydetti: “Bilimsel bilgi yeterli değil. Siyasal karar alma süreçleriyle de bu olumlu bir anlamda yürümeli. Bu noktada daha fazla sorumluluğu bulunan ülkelerin, teknoloji transferi ve iklim finansmanı konusunda daha büyük bir kapasite inşa etmeleri bekleniyor. Ulusal çıkarlar söz konusu olduğunda ise adil bir müzakere rejimine ihtiyacımız var. COP31 öncesi belki de küresel meselelerin en önemlisi birisi budur. Bu adalet çağrısı, aynı zamanda Sayın Cumhurbaşkanımızın küresel adalet çağrısı ile de doğrudan ilişkilidir. Nitekim küresel iklim yönetimi, ulus devletleri aşan, STK’ların, çok uluslu şirketlerin de dahil edildiği çok düzeyli bir yönetişime şimdiden dönüşmüştür.”Duran, siyaset bilimci Joseph Nye’nin, iklim değişikliğini bir ekolojik krizden çok “bir güvenlik tehdidi çarpanı” olarak tanımladığını hatırlatarak, “Biz burada uzmanlığa konu olan teknik meseleler üzerinde konuşmuyoruz. Küresel adalet ve hakkaniyetle doğrudan ilişkili bir yönetişim sürecinden bahsediyoruz.” ifadelerini kullandı.”İSRAİL’İN GAZZE’YE YÖNELİK HUKUKSUZ SALDIRILARI İKLİM KRİZİNİ DE DERİNLEŞTİRİYOR” Farklı coğrafyalarda meydana gelen çatışmaların çevre ve iklim koşulları üzerinde de son derece olumsuz etkileri olduğuna dikkati çeken Duran, “İsrail’in Gazze’ye yönelik hukuksuz saldırıları, insan hayatını tehdit etmenin yanı sıra atmosfere salınan yoğun sera gazlarıyla iklim krizini de derinleştiriyor. 7 Ekim’den bu yana İsrail’in saldırılarının yol açtığı karbon emisyonunun, yüzlerce ülkenin yıllık karbon salımını aştığı belirtilmektedir. Bu durum, İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarının yalnızca bölgesel barış ve güvenlik için değil, küresel iklim ve geleceğimiz için de ciddi bir tehdit oluşturduğunu göstermektedir.” şeklinde konuştu.İletişim Başkanı Duran, Türkiye’nin, iklim değişikliğiyle mücadelede bütüncül bir yaklaşımı benimsediğini belirterek, şunları kaydetti: “2021 yılında Paris Anlaşması’nı onayladık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘2053 Net Sıfır Emisyon’ hedefi ise iklim kriziyle mücadeledeki kararlılığımızı göstermektedir. Bu hedefler doğrultusunda, enerji verimliliğinin artırılması, yenilenebilir enerji kaynaklarının yaygınlaştırılması, sanayide karbon ayak izinin azaltılması, sürdürülebilir tarım uygulamalarının geliştirilmesi ve doğal alanların korunması öncelikli politika alanlarımız arasında yer almaktadır. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin himayelerinde ve öncülüğünde yürütülen ‘Sıfır Atık’ hareketi iklim mücadelesine önemli katkılarda bulunmaktadır. Türkiye’nin öncülüğünde 105 ülkenin desteğiyle Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından 30 Mart’ın ‘Uluslararası Sıfır Atık Günü’ ilan edilmesi, ülkemizin bu alandaki başarısını yansıtmaktadır. Sayın Emine Erdoğan Hanımefendi’nin Sıfır Atık yaklaşımının küresel bir norma dönüşmesi, Türkiye’ye iklim diplomasisinde özgün bir yumuşak güç kazandırmaktadır.””TOPLUMSAL KIRILGANLIKLAR ÜZERİNDEN SİYASET YAPMAK BİZİ GELECEĞE TAŞIMAYACAKTIR” İklim konusundaki gayretlerin yasal metinlerle güvence altına alınması gerektiğine dikkati çeken Duran, bu alanda yapılanların topluma iyi anlatılmaması halinde dezenformasyona ve toplumsal dirence açık hale gelebileceği uyarısında bulundu. Duran, yapılan dezenformasyonlara karşı gereken cevapların titizlikle verildiğini belirterek, “Şahsi kanaatim, toplumsal kırılganlıklar üzerinden siyaset yapmanın bizi geleceğe taşımayacağı yönündedir.” dedi.İletişim Başkanlığı olarak tabii dezenformasyonla uzun zamandır mücadele ettiklerini belirten Duran, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu tabloya hiç de yabancı değiliz. İletişim Başkanlığı bünyemizdeki Dezenformasyonla Mücadele Merkezimiz bir tek iklim meselesinde değil, birçok konuda bu fikri takibi yapmaktadır. Neredeyse her meselede konunun özünden bağımsız mitler oluşturan ve bu mitler üzerinden toplumun temel kaygılarını kaşıyan kampanyalarla karşı karşıyayız. Bu kampanyalarının bir ucunun da dışarıda olduğunu her meselede gözlemliyoruz. Hal böyle iken, yasalar ve toplum arasında bir anlatı köprüsü kurmak zorundayız. İklim iletişimi uzun yıllar bilim insanları ve çevre örgütleri tarafından bir anlamda uzmanlaşmış birimler tarafından tek yönlü olarak yürütüldü. Halbuki iklim değişikliklerinden kaynaklı afetlere, dünyamızı bekleyen tehditlere odaklanan bir söylem, toplumların kaygı seviyesini yükseltmektedir. Felaket senaryoları karamsarlığı körüklemektedir. Anlatılan bilimsel bilgiler 50 saniyelik reelslerin manipülasyonuna kurban gidebilmektedir. Tabii burada medyamıza çok iş düşmektedir. Benzer konuların sürekli benzer bir jargonla tekrar etmesi, olumsuzlukların çözümlerden çok konuşulması bizler için yeşil yorgunluk oluşturabilir.””ÇOK YÖNLÜ VE ZAMANA YAYILMIŞ BİR İLETİŞİM STRATEJİSİNİ ÖNGÖRÜYORUZ” Duran, iklim konusunun gelecek nesilleri şimdiki nesilden daha çok ilgilendiren uzun soluklu bir mesele olduğuna dikkati çekerek, “Bu sebeple, bütün mecralarda geleceğimizi umutla inşa eden bir dil kullanmamız gerektiğine, İletişim Başkanı olarak buradan işaret etmek isterim. Bizler, iklim iletişiminde çok yönlü ve zamana yayılmış bir iletişim stratejisini öngörüyoruz. Çocuklarımız daha anaokulunda çöp atmamaktan, doğayı korumaktan başlayan bilgilerle her sınıfta yaşına uygun bir eğitim almaktadır. İklim bilinci, deneylerle, gezilerle, çocuk kitapları ve hikayelerle desteklenen bir eğitim sürecine yayılmalıdır.” ifadelerini kullandı.TRT’nin, çevre ve iklime duyarlı yayıncılık anlayışıyla Türkiye’nin bu konudaki politikalarına büyük katkı verdiğini belirten Duran, şunları kaydetti: “Bakanlığımızın ‘Sıfır Atık’ projesine katkı sunmak amacıyla, TRT Çocuk ekranlarında, ‘Sıfır Atık Elçileri’ başlıklı özel bir içerik projemiz yayınlanmaktadır. Yine aynı kanalımızda ‘Kaptan Pengu ve Arkadaşları’, ‘Kehribar ile Boncuk’ gibi yapımlarımızda çocuklara uygun ve eğlenceli bir dille çevre bilinci aşılamaktayız. Anadolu Ajansımız da 2022 yılında hayata geçirdiği ‘Yeşilhat’ projesiyle çevre ve iklim konusunda herkesin erişebildiği bir yayıncılık yapıyor. Orman yangınları ile ilgili farkındalık oluşturmak için İtalya, İspanya ve Yunanistan haber ajansları ile ‘Akdeniz Orman Yangınları Hakkında Ortak Bildiri’ imzalamıştır. Bütün kamu kurum ve kuruluşlarımız özellikle sıfır atık konusunda öncü olmalıdır.”Çevre ve iklim duyarlılığının, bir “yaşam tarzına” tekabül etmezse bir nehir gibi akıp giden “uzman görüşlerinden” ibaret kalacağını belirten Duran, “İklim iletişimi, evde ısınmadan, araç kullanımına, tüketim alışkanlıklarımızdan, ambalaj ve atıklarımıza kadar gündelik hayatımızın içine yayılmış bir dikkate işaret etmelidir.” dedi.”COP31’İN ÜLKELERİ ORTAK ÇÖZÜMLER ETRAFINDA BULUŞTURACAĞINA İNANIYORUZ” İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı’na (COP31) ilişkin, şunları kaydetti: “9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek COP31, ülkemizin iklim diplomasisi alanındaki vizyonunu uluslararası toplumla paylaşması açısından önemli bir imkandır. Türkiye’nin COP31 vizyonu, diyalogla güvenliğin yeniden tesis edilmesi ve taahhütlerin sahada somut sonuçlara dönüştürülmesi üzerine kuruludur. Geleceğin COP’u anlayışıyla hedefimiz, iklim konusundaki sözlerin ölçülebilir ve kalıcı uygulamalara dönüşmesine katkı sağlamaktır. Hedefimiz ise uluslararası taahhütlerin uygulanmasını hızlandırmak, ülkeler arasındaki işbirliğini geliştirmek ve iklim eyleminin somut sonuçlar üretmesini desteklemektir. İletişim Başkanlığı olarak Türkiye’nin iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarını uluslararası kamuoyuna aktarmak açısından önemli bir rol üstleniyoruz. Çevre ve İklim Medya Turları düzenliyoruz. COP31’e katılacak ulusal ve uluslararası medya mensuplarının akreditasyonlarını yapıyoruz. Yaklaşık 3 bin basın mensubunun 1400’ünün işlemleri tamamlandı. Konferans alanında gazetecilerin görev yapacağı medya merkezinin planlanması ve teşkiline yönelik çalışmalara da katkı sağlıyoruz. Ülkemizin ev sahipliğinde gerçekleştirilecek olan bu zirvenin, farklı koşullara ve önceliklere sahip ülkeleri ortak çözümler etrafında buluşturacağına inanıyoruz.”İletişim Başkanı Duran, COP31’in Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi.
Büyükçekmece ve Bağcılar’da peş peşe işlenen 2 cinayetle ilgili Edirne ve İstanbul’da yakalanan 8 şüpheli adliyeye sevk edildi. Cinayetle ilgili yeni bilgiler edinilirken, arkadaşlarını öldüren şüpheliyi otomobilde infaz eden diğer şüphelilerin güvenlik kamerası görüntüleri ortaya çıktı. Şüphelilerden S.C.B.’nin arkadaşlarının cesedinin bulunduğu otomobili terk ettikten sonra, çöp toplayan çekçek arabalı bir kişiyle kıyafetlerini değiştirip izini kaybettirmeye çalıştığı öğrenildi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Büyükçekmece’de rezidansta 21 Ekim 2026’da meydana gelen olayda Yasin Binarci (26) tabancayla vurularak öldürülmüş, Mehmet E.Y.(20) ise yaralanmıştı. Polis olayın ardından konuyla ilgili çalışma başlatırken, cinayeti işlediği iddia edilen Mehmet Emin Yüksel’in (22) cesedi 5 saat sonra Bağcılar’da terk edilmiş otomobilde bulunmuştu.Rezidanstaki dairede yapılan incelemede 3 tabanca çok sayıda mermi ve 2 kilogram uyuşturucu madde ele geçirilmişti.İlginizi ÇekebilirAvukat Özge'ye acı veda! Cübbesiyle son yolculuğuna uğurlandıSevda sabahlara kadar KPSS'ye çalıştı, annesine verdiği sözü tutamadı8 ŞÜPHELİ GÖZALTINA ALINDICinayet Büro Amirliği’ne bağlı polis ekipleri tarafından olayla ilgili başlatılan çalışmada olayı gerçekleştiren 3 kişi, Edirne’den Yunanistan’a kaçmaya çalışırken gözaltına alınarak, İstanbul’a getirilmişti. Olayla ilgili İstanbul’da gözaltına alınan 5 kişiyle gözaltı sayısı 8’e yükselmişti.KURTULMAK İÇİN KAPILARI KİLİTLEMİŞLERAsayiş Şube Müdürlüğünde sorgulanan şüphelilerin ifadelerinde olayla ilgili yeni detaylar da ortaya çıktı. Polis soruşturmasına göre aynı evde kalan 5 kişiden Yasin Binarci ve Mehmet I.(20), arkadaşları olan Mehmet Emin Yüksel’in silahlı saldırısına uğradı. Saldırı sonucu Yasin Binarci hayatını kaybetti; Mehmet I. ise yaralandı.Saldırı sırasında aynı evin başka bir odasında bulunan K.K. ve Y.G. kapıları kilitleyerek telefonla aradıkları arkadaşları S.C.B.’den yardım istedi. Rezidanstaki daireye gelen S.C.B. balyozla kapıyı kırarak içeri girdi. Şüphelilerin ifadelerine göre S.C.B, K.K., Y.G. ve cinayet işleyen Mehmet Emin Yüksel’i yanlarına alarak olay yerinden kaçtı.ARKADAŞLARINI ÖLDÜRÜP KAÇTIKLARI ANLAR KAMERADAYolda uyuşturucunun etkisine giren Mehmet Emin Yüksel otomobilde bulunan kişiler tarafından silahla öldürüldü. Şüpheliler, içinde ceset bulunan otomobili Bağcılar’da terk ederek yaya olarak olay yerinden kaçtı. Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından olayla ilgili yaptığı çalışmada şüphelilerin içinde ceset bulunan otomobili terk ettiği anların güvenli kamera görüntülerine ulaşıldı. Görüntülerde şüphelilerin otomobil terk ettikten sonra yaya olarak olay yerinden kaçtıkları anlar görülüyor.ÇÖP TOPLAYICI KILIĞINA GİRİP KAÇMIŞGörüntülerdeki bir detay polis ekiplerinin dikkatinden kaçmadı. Şüphelilerden S.C.B.’nin kaçış sırasında çekçek arabasıyla çöp toplayan bir kişiyi ikna ederek kıyafetlerini değiştirdiği ve çöp toplayıcı kılığına girdiği belirlendi. Cinayet Büro Amirliği ekipleri görüntülerin izini sürerek, şüphelilerin önce sanal medya uygulamalarından buldukları korsan taksiyle Tekirdağ’a daha sonra Edirne’ye geçtiklerini tespit etti. Burada insan kaçakçılarıyla irtibata geçerek Yunanistan’a kaçmaya çalışan 3 şüphelinin yakalandığı öğrenildi.İFADELERİNDE BİRBİRLERİNİ SUÇLADILARPoliste verdikleri ifadede cinayetle ilgili birbirlerini suçlayan şüphelilerin daha önceden de poliste çok dayıda suç kayıtları olduğu belirtildi. Şüphelilerden 5’i sevk edildikleri mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Olayı gerçekleştiren 3 şüpheli ise ‘Kasten öldürme’ suçundan adliyeye sevk edildi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.