DOLAR

48,4906$%0,03

EURO

56,5642%0,23

STERLİN

65,8615£%0,21

GRAM ALTIN

6.871,34%0,14

ONS

4.399,35%-0,06

BİST100

%

Güneş Vakti a 13:06
İstanbul AÇIK 26°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • HazineSandigi
  • Gündem
  • Bakan Gürlek’ten Gülistan Doku ve Kaşif Kozinoğlu soruşturmalarıyla ilgili açıklama

Bakan Gürlek’ten Gülistan Doku ve Kaşif Kozinoğlu soruşturmalarıyla ilgili açıklama

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapan yargı muhabirlerini Adalet Bakanlığında kabul ederek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, faili meçhul dosyalardan AHBAP soruşturmasına, uyuşturucu ve yasa dışı bahisle mücadeleden FETÖ soruşturmalarına, Terörsüz Türkiye sürecinden Ekrem İmamoğlu hakkındaki davaya ve adalete güven tartışmalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görev yapan yargı muhabirlerini Adalet Bakanlığında kabul ederek gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakan Gürlek, faili meçhul dosyalardan AHBAP soruşturmasına, uyuşturucu ve yasa dışı bahisle mücadeleden FETÖ soruşturmalarına, Terörsüz Türkiye sürecinden Ekrem İmamoğlu hakkındaki davaya ve adalete güven tartışmalarına kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu. Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyinFaili meçhul cinayetlerin aydınlatılması amacıyla Bakanlık bünyesinde bir birim kurulduğunu belirten Bakan Gürlek, “Faili meçhul dosyalar yeniden ele alınıyor. Başsavcılıklarla toplantılar yapılıyor, dosyalardaki imkanlar değerlendiriliyor. Adalet Bakanlığı bünyesinde kurduğumuz bu dairenin çalışmalarıyla güzel sonuçlar aldık. Birim kurulalı dört ay oldu; 46 maktulün yer aldığı 40 dosya aydınlatıldı” dedi.Gürlek, bu çalışmaların vatandaşın adalete olan güvenini artırdığını belirterek, “Bu çalışmalar vatandaşta önemli bir duygu oluşturuyor. Hiçbir şeyin sonsuza kadar karanlıkta kalmayacağı, adaletin er ya da geç tecelli edeceği görülüyor. O dönem deliller yeterince toplanmamış, olaylar bütün yönleriyle aydınlatılamamış olabilir. Ancak devletin bütün imkanlarıyla ve kararlılıkla çalışması halinde yıllar sonra dahi sonuç alınabileceğini görüyoruz. Bu da adalete olan güveni artırıyor” ifadelerini kullandı.MUHSİN YAZICIOĞLU SORUŞTURMASI DEVAM EDİYORMuhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından sürdürüldüğünü belirten Gürlek, “Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması devam ediyor. Soruşturma ilgili Cumhuriyet başsavcılığı tarafından yürütülüyor; Ceza İşleri Genel Müdürlüğümüz bünyesinde kurulan Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığımız da kendi görev alanı çerçevesinde koordinasyon ve dosya inceleme çalışmalarını sürdürüyor” şeklinde konuştu.Yeni faili meçhul soruşturmaları konusunda isim vermenin doğru olmayacağını ifade eden Gürlek, “Bir soruşturmanın başlatılması için hukuken gerekli şüphe şartlarının oluşması gerekir. Faili meçhul dosyaların tamamı ilgili Cumhuriyet başsavcılıklarınca kendi delil durumu içinde değerlendiriliyor” dedi.GÜLİSTAN DOKU DOSYASINDA NAAŞIN BULUNMASI İÇİN ÇALIŞMA SÜRÜYORGülistan Doku soruşturmasında önemli ilerlemeler sağlandığını ancak soruşturmanın tamamlandığını söylemek için henüz erken olduğunu belirten Gürlek, dosya kapsamında Umut Altaş’ın da ifadesinin alındığını aktardı.Gürlek, “Burada bizim için en önemli konulardan biri Gülistan’ın naaşının bulunması. Arkadaşlarımız özellikle bu konu üzerinde hassasiyetle çalışıyor. Dosyadaki bazı beyanlarda naaşın birkaç kez yer değiştirmiş olabileceğine ilişkin bilgiler bulunuyor. En son Pertek yolu üzerindeki bir noktaya götürüldüğüne yönelik beyanlar var” ifadelerini kullandı.Naaşın kimyasal maddeler kullanılarak tamamen ortadan kaldırılmış olma ihtimalinin de değerlendirildiğini belirten Gürlek, “Soruşturma kapsamında, geçmiş dönemde bazı kamu görevlilerinin kendilerine tanınan yetkileri usulsüz şekilde kullanarak olayın aydınlatılmasını engellemeye veya bazı delilleri ortadan kaldırmaya çalıştıklarına ilişkin ciddi iddialar ve bulgular da inceleniyor” dedi.Gürlek açıklamasının devamında, “Burada kişinin vali olması veya başka bir makamda bulunması önemli değil. Somut suç şüphesi varsa, kişinin unvanına bakılmaksızın ilgili savcılık hukuk çerçevesinde gereken işlemleri yapar” ifadelerini kullandı.ROJİN KABAİŞ SORUŞTURMASINDA TEKNİK İNCELEMELER SÜRÜYORRojin Kabaiş soruşturmasına ilişkin de konuşan Gürlek, cep telefonuna yönelik teknik incelemelerin sürdüğünü belirtti.Gürlek, “DNA incelemeleri yapıldı. Cep telefonuna yönelik teknik incelemeler de devam ediyor. Ancak şu an itibarıyla doğrudan ve kesin bir sonuca götüren somut bir veriye ulaşıldığını söyleyemeyiz” dedi.KAŞİF KOZİNOĞLU’NUN ÖLÜMÜ YENİDEN ARAŞTIRILIYORKaşif Kozinoğlu’nun cezaevinde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturmanın Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütüldüğünü belirten Gürlek, olayın bütün yönleriyle araştırıldığını söyledi.Gürlek açıklamasında, “Kaşif Kozinoğlu, devletimizin yetiştirdiği müstesna isimlerden ve önemli bir devlet görevlisiydi. Maalesef o dönemde Ergenekon kumpası kapsamında tutukluluk süreci geçirirken, sağlıklı, spor yapan ve öz bakımına dikkat eden bir kişi olmasına rağmen şüpheli şekilde hayatını kaybetti” şeklinde konuştu.”BU KONUDA ÖNEMLİ İHBARLAR VE ŞİKAYETLER VARDI”Gürlek, “Bu konuda daha önce şikayetler ve ihbarlar vardı. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız da bunları dikkate alarak bir soruşturma başlattı. Daha sonra yurt dışında firari bulunan ve FETÖ bağlantısına ilişkin hakkında adli süreç bulunan eski bir cezaevi personelinin önemli beyanlarının ardından bazı adli işlemler gerçekleştirildi. Soruşturmanın ilerleyen aşamalarında yeni deliller ortaya çıkarsa yeni işlemler de gündeme gelebilir; buna elbette Cumhuriyet Başsavcılığı delil durumuna göre karar verecektir” şeklinde konuştu.Tüm ihtimallerin soruşturma kapsamında değerlendirildiğini ifade eden Gürlek, “Elbette bunun mutlaka bir cinayet olduğunu peşinen söylemek doğru değil. Bütün ihtimaller soruşturma kapsamında değerlendiriliyor. Süreç devam ediyor” ifadelerini kullandı.”UCU NEREYE GİDERSE GİTSİN, DOSYANIN İÇİNDEKİ DELİLLERE BAKIN”Cumhuriyet başsavcılıklarının yürüyen soruşturmalarına Bakanlık olarak müdahale etme yetkilerinin bulunmadığını belirten Gürlek, savcıların isim, makam veya unvana bakmadan hareket etmesi gerektiğini söyledi.Bakan Gürlek, “Bizim söylediğimiz şu: ‘Ucu nereye giderse gitsin, kim çıkarsa çıksın; dosyanın kapağındaki ismi kapat, içindeki delillere bak. Kararını yalnızca hukuka ve delile göre ver’” dedi.Soruşturmalara müdahale etme yetkilerinin bulunmadığını vurgulayan Gürlek, “Buradaki yaklaşımımız bir soruşturmanın yönünü göstermek değil; savcının hukuka uygun görevini herhangi bir baskı veya çekince hissetmeden yerine getirebilmesi gerektiğini vurgulamaktır” ifadelerini kullandı.‘AHBAP SORUŞTURMASINDA İTİRAFÇI BEYANLARI VAR’Bakan Gürlek, “AHBAP’la ilgili soruşturma devam ediyor. soruşturmada çok farklı iddialar, mali hareketler ve müşteki beyanları araştırılıyor. Soruşturmanın seyri ve ortaya çıkacak yeni deliller doğrultusunda yeni adli işlemler de gündeme gelebilir. MASAK tespitleri yapılıyor, itirafçı beyanları bulunuyor. Toplanan yardımların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığı bizim için son derece önemli. Az önce görüştüğüm bir kişi, o tarihlerde Amerika’da bulunan kliniğine Haluk Levent’in geldiğini anlattı. Türkiye’de bir yardım kuruluşunun bulunduğunu, kamuoyunca da tanınan bir kişi olduğunu söyleyerek kendisinden yardım istediğini ifade etti. O kişi de ‘Tamam, ne gerekiyorsa verelim.’ diyor. Söz konusu para 4 milyon 600 bin dolar. Hatta buna ilişkin senet de düzenlenmiş. Dosyada buna benzer çok sayıda senet olduğu belirtiliyor. Bazı işlemlerde Haluk Levent’in kendi adına borç aldığı, ‘Bu parayı kullanacağım’ dediği veya taşınmaz aldığına ilişkin belgeler bulunuyor. Ancak daha sonra bu paraların ödenmediği iddia ediliyor. Senet var, borçlu sıfatıyla imza var ancak ödeme yapılmadığı iddiası var. Bu paraların nereye gittiği araştırılıyor. Para transferlerinin kimlere yapıldığı, taşınmazların hangi kişiler üzerinden devredildiği ve bu işlemlerin gerçek mahiyetinin ne olduğu savcılıkça inceleniyor. Müşteki sayısını şu anda kesin olarak bilmiyoruz. Olay duyuldukça başvurular artıyor. Dosyadaki bilgilere göre bu taşınmazların doğrudan Haluk Levent adına değil, önce asistanı Yeliz Kaya adına, ardından Esin Önder Çağlayan’a devredildiğine ilişkin işlemler bulunuyor. Bu taşınmaz devirlerinin yardım amacıyla mı gerçekleştirildiği, başka bir mali ilişkinin parçası mı olduğu veya sisteme para sokmaya yönelik bir mekanizma bulunup bulunmadığına ilişkin iddiaların tamamı soruşturma makamlarınca aydınlatılacak. Tespitlere göre yaklaşık 245 milyon dolarlık bir para toplandığı ifade ediliyor” dedi.UYUŞTURUCU VE YASA DIŞI BAHİS OPERASYONLARI DEVAM EDECEKUyuşturucuyla mücadelede taviz vermediklerini belirten Gürlek, “Uyuşturucuyla mücadele kapsamındaki operasyonlar devam edecek. İlgili başsavcılıklar tarafından üzerinde çalışılan ve değerlendirilen dosyalar var. Uyuşturucu konusunda kesinlikle taviz vermiyoruz” dedi.Gürlek, kamuoyunca tanınan isimlere ve sanat camiasına yönelik soruşturmaların da caydırıcı etkisinin bulunduğunu belirterek, “Özellikle kamuoyunca tanınan isimler ve sanat camiasına yönelik soruşturmaların da önemli bir caydırıcı etkisi oldu. Bundan sonraki süreçte uyuşturucuyla mücadelenin farklı alanlarında da adli soruşturmalar gündeme gelebilir” ifadelerini kullandı.Futbolda bahis ve şike soruşturmalarının da sürdüğünü belirten Gürlek, “Sadece futbol değil, basketbol da dâhil olmak üzere farklı spor alanlarında yasa dışı bahis ve şike iddiaları inceleniyor” dedi.”VATANDAŞIN DOĞRUDAN EKONOMİK HAYATINI VE KAMU SAĞLIĞINI ETKİLEYEN SEKTÖRLERE DE BAKILIYOR”Beyaz et ve şeker sektörüne yapılan operasyonlardan bahseden Gürlek, ” Bunun yanında vatandaşın doğrudan ekonomik hayatını ve kamu sağlığını etkileyen sektörlere de bakılıyor. Beyaz et sektörüne yönelik bir operasyon yapıldı. Şeker sektöründe kamu sağlığını ilgilendiren bir operasyon gerçekleştirildi. Benzeri alanlarda, somut suç şüphesi oluşması hâlinde yetkili adli makamlarca yeni soruşturmalar yürütülebilir.” ifadelerini kullandı.SPK İLE PİYASA SORUŞTURMALARI TAKİP EDİLİYORBorsadaki işlem hacminin son yıllarda ciddi şekilde büyüdüğünü belirten Gürlek, yatırımcıların mağduriyet yaşadığı bazı konuların da incelendiğini söyledi. Gürlek, “SPK ile koordinasyon içerisinde takip edilen süreçler oluyor. Özellikle manipülasyon konusunda mevzuatın SPK’ya verdiği yetkiler ve usuller var. Adli süreçler de bu yasal çerçeve içerisinde yürütülüyor” ifadelerini kullandı.”FETÖ BİR CASUSLUK ÖRGÜTÜ”FETÖ ile mücadelenin tavizsiz şekilde sürdüğünü belirten Gürlek, “FETÖ yıllarca planlı biçimde hareket ederek en sonunda 15 Temmuz’da ülkeyi ele geçirmeye çalışan bir ihanet örgütü. Aynı zamanda bir casusluk örgütü” dedi.Devletin son derece dikkatli olduğunu belirten Gürlek, “Bu örgütün amaçlarından ve yöntemlerinden vazgeçtiğini düşünmemek lazım. Şu anda kabuğuna çekilmiş gibi görünebilir ancak yeni yapılanma arayışları bulunabiliyor. Finansal kaynaklarına ilişkin çalışmalar var. Farklı isimler ve yapılar altında yeniden örgütlenme veya kamu kurumlarına sızma girişimlerine karşı devlet son derece dikkatli” şeklinde konuştu.Farklı isim ve yapılar altında yeniden örgütlenme veya kamu kurumlarına sızma girişimlerine karşı devletin dikkatli olduğunu belirten Gürlek, “Biz bunlara müsaade etmeyeceğiz. FETÖ ile mücadele tavizsiz şekilde devam ediyor” ifadelerini kullandı.UMUT ALTAŞ VE EYLEM TOK’UN İADE SÜREÇLERİ TAKİP EDİLİYORYurt dışındaki şüpheli ve sanıkların iade süreçlerini de yakından takip ettiklerini belirten Gürlek, “Umut Altaş’la ilgili iade talebinde bulunduk. Olumlu gelişmeler de oldu. Sürecin iade yönünde ilerlemesini bekliyoruz ancak nihai kararın ilgili ülkenin yetkili yargı ve idari makamlarına ait olduğunu da unutmamak gerekir” dedi.Eylem Tok hakkında ise iade yönünde karar verildiğini ancak kararın üst mahkemeye taşındığını belirten Gürlek, “Karar üst mahkemeye taşındı. Dolayısıyla üst mahkemenin kararının beklenmesi gerekiyor. Biz iade taleplerimizin arkasındayız ve bu süreçleri hassasiyetle takip ediyoruz” ifadelerini kullandı.TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİTerörsüz Türkiye sürecine ilişkin de açıklamalarda bulunan Gürlek, ” Terörsüz Türkiye sürecinde çerçeve yasa yaklaşık 467 oyla kabul edildi. Bu gerçekten çok büyük bir başarı” ifadelerini kullandı.Yasanın yürürlüğe girmesi için örgütün tamamen silah bırakması gerektiğini ifade eden Gürlek, “Örgütün silah bırakması, silahlarını teslim etmesi ve tüm unsurlarıyla tasfiye edilmesine ilişkin süreç Milli Savunma Bakanlığımız ve MİT tarafından takip ediliyor” dedi.Gürlek, Adalet Bakanlığının ise kanunun yürürlüğe girmesinin ardından ortaya çıkacak hukuki ve idari süreçler için hazırlık yaptığını söyledi.ÇOCUK PAKETİ YÜRÜRLÜĞE GİRDİÇocukların suça sürüklenmesinin yalnızca adli boyutuyla ele alınamayacağını belirten Gürlek, “Adalet sistemi suç işlendikten sonra devreye giriyor. Bir suç işlendiğinde savcılık süreci başlıyor. Ancak çocuğu suça iten sebepler çok daha önce ortaya çıkıyor. Bir çocuk sorunlu bir aile ortamından gelebiliyor, okulda problemler yaşayabiliyor veya sosyal çevresinden olumsuz etkilenebiliyor. Dolayısıyla mesele yalnızca adli boyutuyla ele alınamaz” ifadelerini kullandı.Gürlek, Çocuk Paketi kapsamında, “Çocuk Paketi kabul edildi. Artık ‘suça sürüklenen çocuk’ kavramı yerine ‘adli süreçteki çocuk’ yaklaşımı getirildi. Buradaki amaçlardan biri, suç örgütlerinin çocukları kolayca kullanabilmesini önlemek; diğeri ise çocuğun işlediği fiilin hukuki sonuçlarının daha açık ve caydırıcı hâle gelmesini sağlamaktır.Örgüt çocuğu kullanamayacak; çocuk da kendisinin suç faaliyetlerinde araç olarak kullanılmasının ciddi hukuki sonuçları bulunduğunu bilecek.” ifadelerini kullandı.Ailelerin sorumluluğunu güçlendirdiklerini ifade eden Gürlek, “Ailelerin sorumluluğunu da güçlendirdik. Daha önce bu konuda bazı boşluklar vardı. Aileler çocuklarının eğitimine, davranışlarına, sosyal çevresine ve bulunduğu ortamlara karşı daha fazla sorumluluk üstlenmek zorunda” şeklinde konuştu.İMAMOĞLU DAVASI: “NİHAİ TAKDİR MAHKEMEYE AİT”Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında bulunduğu davaya ilişkin konuşan Gürlek, yargılamanın devam ettiğini belirtti.Soruşturma aşamasında alınan ‘İnsanlar aileleriyle tehdit edildi, baskı yapıldı, tutuklamayla korkutuldu ve bu nedenle savcılıkta ifade verdiler; mahkemede bu ifadelerinden dönecekler’ şeklindeki iddialar hakkında konuşan Gürlek, “Başsavcılık görevini yürüttüğüm dönemde, soruşturma dosyasındaki eylemlerin delillerle desteklendiği yönündeki kanaatimi ifade etmiştim. Ancak dosya artık kovuşturma aşamasında. Bundan sonra delillerin değerlendirilmesi, tanık beyanlarının güvenilirliği ve sanıkların hukuki durumuyla ilgili nihai takdir mahkemeye aittir” ifadelerini kullandı.”BU YARGILAMANIN NE ZAMAN TAMAMLANACAĞINI BENİM SÖYLEMEM MÜMKÜN DEĞİL”Kararın tamamen mahkemenin yetkisinde olduğunu ifade eden Gürlek, “Mahkeme yargılamasını yapıyor, tanıkları dinliyor, sanık müdafilerinin beyanlarını alıyor ve savunmaları değerlendiriyor. Bu yargılamanın ne zaman tamamlanacağını benim söylemem mümkün değil. Sürecin takvimi ve verilecek karar tamamen mahkemenin yetkisinde.” şeklinde konuştu.EK İDDİANAME ÇALIŞMALARI SÜRÜYORİmamoğlu dosyasına ilişkin ek iddianame çalışmalarının bulunup bulunmadığı sorusuna da yanıt veren Gürlek, “Evet, Cumhuriyet başsavcılığı tarafından ek iddianameye konu olabilecek yeni delil, rapor ve hukuki değerlendirmeler üzerinde çalışmalar yürütülüyor. Yeni bazı ihale raporları söz konusu olduğu belirtiliyor” ifadelerini kullandı.AHMET DAVUTOĞLU VE MELİH GÖKÇEK SORUŞTURMALARIAhmet Davutoğlu hakkında Cumhurbaşkanı’na hakaret iddiasıyla soruşturma başlatıldığını belirten Gürlek, “Burada hukuken bakılması gereken iki temel husus var. Birincisi suçun unsurlarının oluşup oluşmadığı, ikincisi ise zamanaşımı. Cumhurbaşkanı’na hakaret suçu bakımından burada zamanaşımı süresinin dolmadığı değerlendiriliyor. ‘O video o tarihte vardı, neden o zaman işlem yapılmadı da şimdi yapıldı?’ denilebilir. Bir soruşturmanın hangi tarihte başlamış olması tek başına hukuka aykırılık anlamına gelmez. Bir ihbar, CİMER başvurusu veya şikayet üzerine savcılık önüne gelen iddiayı hukuken değerlendirebilir. Suçun oluşup oluşmadığına ve zamanaşımına ilişkin değerlendirmeyi de soruşturmayı yürüten savcılık yapar. Az önce söylediğim gibi, burada isim ve sıfat üzerinden hareket edilmez” ifadelerini kullandı.Melih Gökçek ve oğullarıyla ilgili şikayet ve başvuruların da Cumhuriyet başsavcılığınca değerlendirildiğini belirten Gürlek, “Melih Gökçek ve oğullarıyla ilgili konu da kamuoyunda uzun süre tartışıldı. Şikayet ve başvurular yapıldı. Cumhuriyet başsavcılığı da kendisine ulaşan ihbar ve şikâyetleri hukuken değerlendirdi, soruşturma başlattı ve bazı ifadeler aldı. Bundan sonraki süreç de deliller çerçevesinde savcılığın takdirinde ilerleyecek” diye konuştu.”CEZASIZLIK ALGISININ ÜZERİNE GİDİYORUZ”Vatandaşların adalete güven konusunda öne çıkardığı başlıklardan birinin yargılamaların uzun sürmesi olduğunu belirten Gürlek, yargılamaların makul sürede tamamlanmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini söyledi.Toplumda oluşan cezasızlık algısının da üzerine gittiklerini belirten Gürlek, “Toplumda ‘Suç işleyenin yanına kar kalıyor’ şeklinde bir kanaat oluşmuştu. Bunun özellikle üzerine gidiyoruz” dedi.Hakim ve savcıların da hukuk karşısında ayrıcalıklı olmadığını vurgulayan Gürlek, “Hakim veya savcı olmak kimseye ayrıcalık sağlamaz. Trafikte bir olaya karışmışsa vatandaş için hangi hukuk uygulanıyorsa onun için de aynı hukuk uygulanır” ifadelerini kullandı.Gürlek açıklamasının devamında, “Bu konuda soruşturma ve disiplin istatistiklerini de yakından takip ediyoruz. Çünkü hakim ve savcı toplumda güven duyulan bir konumda olmak zorunda. Yaklaşık 27 bin 500 kişilik bir yargı teşkilatından söz ediyoruz. Bunun belki yüzde 3-5’lik küçük bir kesiminin meslek onuruna zarar veren davranışları yüzünden yüzde 90’dan fazla büyük bir kesimin zan altında kalmasını kabul edemeyiz. Bu nedenle bu konularda gerekli adımları atıyoruz” şeklinde konuştu.”SUÇ İŞLEYENİN YANINA KAR KALIYOR’ ŞEKLİNDE BİR KANAAT OLUŞMUŞTU. BUNUN ÖZELLİKLE ÜZERİNE GİDİYORUZ”Kamuoyunda infial oluşturan hadiseler ile ilgili konuşan Gürlek, “En son Van’da ‘Kara Haydar’ olarak kamuoyuna yansıyan bir olay oldu. Daha sonra olayın farklı boyutları ortaya çıktı. İnsanların gözü önünde, kaynağı açıklanamayan yüksek miktarda para ve aşırı gösterişli yaşam görüntüleri üzerinden devletin ve kamu kurumlarının itibarıyla oynanmasına müsaade edilemez. Bir tarafta insanlar geçim sıkıntısı çekerken diğer tarafta kaynağı tartışmalı servetin, korumaların ve lüks hayatın sosyal medyada teşhir edilmesi toplumda ciddi rahatsızlık meydana getiriyor. Son dönemde sosyal medya fenomenliği üzerinden de bu tür örnekler çoğaldı. Elbette sosyal medya fenomenliği ayrı ve meşru bir alan. Ancak suç teşkil eden bir mali faaliyet, kamu kurumlarına yönelik hukuka aykırı eylem veya başka bir suç şüphesi varsa bunun gereğini bağımsız yargı makamları yapar. Bizim yaklaşımımız bu. Suç kim tarafından işlenirse işlensin aynı hukuk uygulanmalı” ifadelerini kullandı.”GAZETECİLERE SALDIRI, TOPLUMUN HABER ALMA HAKKINA KARŞI DA BİR SALDIRIDIR”Basın mensuplarına yönelik saldırılara da değinen Gürlek, gazetecilerin toplumun haber alma hakkına hizmet ettiğini belirtti.Gürlek, “Basın mensuplarına yönelik fiziki saldırılar maalesef zaman zaman yaşanabiliyor. Siz sonuç itibarıyla toplumun haber alma hakkına hizmet eden, kamusal nitelikte bir görev yapıyorsunuz” dedi.Gazetecilere görevlerini yaptıkları sırada yönelen saldırıların yalnızca kişiye yönelik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Gürlek, “Bu nedenle gazetecilere, görevlerini yaptıkları için yönelen saldırıların yalnızca bireye karşı değil, toplumun haber alma hakkına karşı bir saldırı olarak da değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.Adalet Bakanı Akın Gürlek’in açıklamaları, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.ALİHAN KURİŞ SORUŞTURMASI: ALMANYA’DAN ADLİ YARDIM TALEBİNDE BULUNULDUGürlek, “Bir taraftan da vatandaşlarımızın iyi niyetini ve dini duygularını sömüren suç yapılanmalarına ilişkin Ankara Cumhuriyet Başsavcılığımızın yürüttüğü bir soruşturma var. Burada özellikle bir hususun altını çizmek lazım. Bizim herhangi bir dini yapılanmayla, toplumsal oluşumla veya sivil toplum kuruluşuyla kategorik bir problemimiz yok. Bizim mücadele ettiğimiz; din, inanç veya yardım faaliyeti kisvesi altında vatandaşın iyi niyetini kullanan, bunu kişisel veya mali menfaat temin etmek için istismar eden ve suç teşkil ettiği değerlendirilen yapılanmalardır.Dini veya insani duygular üzerinden kendisine özel bir mali alan ya da ayrıcalıklı bir yaşam düzeni oluşturan yapılara karşı hukuk çerçevesinde mücadelemiz devam ediyor. Almanya’dan adli yardım talebinde bulunuldu. Alihan Kuriş Suç Örgütü soruşturmasında, Alihan Kuriş’in etrafında kümelenen bir yapılanmaya ilişkin kapsamlı bir dosya var. MASAK raporları, yeni tanık beyanları ve önemli itirafçı beyanları ortaya çıktı. Burada özellikle şunun altını çizelim: Eğitim gören öğrencilerle, Kur’an kursu öğrencileriyle veya okullarda eğitim alan çocuklarla bizim hiçbir problemimiz yok. Soruşturmanın odağında, MASAK raporları ve diğer deliller çerçevesinde suç teşkil ettiği değerlendirilen mali yapılanma bulunuyor. Adli işlemler de bu çerçevede gerçekleştiriliyor. Burada dini duyguların kullanılarak üst kademede bulunan bazı kişilere özel ve lüks bir yaşam alanı oluşturulduğuna ilişkin ciddi iddialar bulunuyor. Savcılığın incelediği alan da esas itibarıyla bu mali ilişkiler ve suç şüpheleridir” diye konuştu.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Rize’de denize acil iniş yapan özel uçaktaki 2 kişi hakkında yeni gelişme

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.