49,6255$%0,14
55,8100€%0,18
66,6188£%0,32
6.450,87%-2,24
4.036,52%-2,53
%
05:51
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yerli harita ve navigasyon uygulamasını önemsiyoruz. Bunu stratejik bir alan olarak görüyoruz. Sivil gördüğümüz uygulamaların aslında veri güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz fark ediyoruz. 2027 yılı başından itibaren telefonlarımızdaki yabancı uygulamaların hepsini silmeye ve tümüyle yerli-milli navigasyon uygulaması kullanmaya hazırlanıyoruz” dedi.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Yerli harita ve navigasyon uygulamasını önemsiyoruz. Bunu, stratejik bir alan olarak görüyoruz. Sivil gördüğümüz uygulamaların aslında veri güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz fark ediyoruz. Dolayısıyla 2027 yılı başından itibaren telefonlarımızdaki yabancı uygulamaların hepsini silmeye ve tümüyle yerli milli navigasyon uygulaması kullanmaya hazırlanıyoruz.” dedi.Kacır, Bursa Teknik Üniversitesinin (BTÜ) 2026-2027 Akademik Yılı Açılışı ve Fahri Doktora Tevdi Töreni’nde, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesi yolculuğunu, bu kapsamda hayata geçirilen projeleri, elde edilen kazanımları, gerçekleştirilmesi planlanan projeleri anlattı.Milli Teknoloji Hamlesi’nin Türkiye’nin kritik teknolojilerde tam bağımsızlık, ileri teknoloji ürünlerini, sistemlerini ve hizmetlerini kendi imkanlarıyla geliştirebilme, üretebilme, rekabetçi şekilde dünyaya sunabilme yolculuğu olduğunu belirten Kacır, bu yolculuğun en önemli paydaşlarının başında üniversitelerin geldiğini aktardı.İlginizi ÇekebilirBakan Kacır: OSB'lerimizin sayısını 374'e yükselttikAnkara'ya 4.1 milyar dolarlık veri merkezi! Bakan Kacır: Yapay Zeka Büyüme Bölgeleri geliyorİlk Türkiye Bilim İletişimi Zirvesi düzenlendi! Bakan Kacır: Ülkemizin dört bir yanına yayacağızKacır, dünya ekonomisinin ağırlık merkezinin Batı’dan Doğu’ya kaydığını ifade ederek, “Özellikle son 20 yılda Çin’in Batılı ekonomilerle mukayese edildiğinde daha hızlı yükselmesi, küresel ihracat ve ticarette elde ettiği pay, dünya ekonomisinin ağırlık merkezinin Doğu’ya doğru yönelmesinde çok etkin bir rol oynadı. Türkiye, tam bu ağırlık merkezi değişiminde aslında bulunduğu konum itibariyle üretim ve ticaretin merkez üslerinden biri olmaya aday bir noktada.” diye konuştu.Türkiye’nin yeni döneme en hazırlıklı ülkelerden biri haline geldiğini vurgulayan Kacır, “Milli Teknoloji Hamlesi, tam da bu anda Türkiye’nin en büyük kuvvet çarpanı. Türkiye, artık kendi öz evlatlarının alın, akıl teriyle geliştirdiği projeleri kıymetlendirebilen, bu projelerden katma değer üretebilen ve rekabetçi şekilde dünya sahnesinde yerini alabilen bir ülke. Bunu, kurduğumuz büyük AR-GE altyapısına borçluyuz. ” ifadesini kullandı.”ÇİP MESELESİNİ ÖNEMSİYORUZ”Kacır, Türkiye’nin sanayisinin, üretim ve ihracat gücünün, AR-GE harcamalarının, patent ve bilimsel yayın sayılarının arttığına dikkati çekerek, “Bugün Avrupa ekonomilerinin neredeyse tamamı, pandemi öncesi üretim düzeylerinin halen altında. Almanya, 2020 yılı ocak ayındaki üretim düzeyinin yüzde 13, Fransa yüzde 4, İtalya yüzde 6,5 daha aşağısında. Türkiye, pandemi öncesindeki üretim düzeyinin yüzde 27,5 daha üzerinde.” dedi.Türkiye’nin yoğun ihracat yaptığı ürün, pazar ve ülke sayısında muazzam bir ivme yakaladığını belirten Kacır, Çin’den sonra en güçlü ihracatçı ülkenin, Çin’den Avrupa’nın ortasına kadar olan geniş coğrafyada Türkiye olduğunu söyledi.Kacır, Türkiye’nin savunma ve havacılık alanında güçlü bir farkındalık ve sağlam irade sayesinde yeni bir hikaye yazmaya başladığını, Bayraktar, Akıncı, Aksungur, Anka, Kızıl Elma ile muazzam bir devrime imza atıldığını dile getirdi.Türkiye’nin aynı zamanda bir tarım ülkesi olduğunu dile getiren Kacır, tarımsal üretimde Türkiye’nin Avrupa’da bir numara olduğunu, bunu da stratejik güç olarak gördüklerini, tarımı da savunma sanayisinden farklı görmediklerini anlattı.Kacır, enerjide, nükleer teknolojilerde, enerji depolamada, batarya sistemlerinde, haberleşmede sıklıkla kırılmaların yaşandığını ifade ederek, “Bakanlık olarak, bu alanların önünü açmak, bu alanlara yönelik yatırımları hızlandırmak, bu alanlarda yapılan yatırımların finansmanını kolaylaştırmak, daha hızlı şekilde Türkiye’de hayata geçmesini sağlamak için son dönemde pek çok projeyi hayata geçirdik.” dedi.Birçok teknoloji başlığında Türkiye’nin milli çözümlerini hızlandırmak için gayret gösterdiklerini vurgulayan Kacır, sözlerini şöyle sürdürdü: Çip meselesini önemsiyoruz. Şimdi endüstriyel alanda, sivil alanda da büyük ölçekli yatırım projeleri için sıkı bir hazırlık içindeyiz. Hedefimiz, onları da yakın zamanda kamuoyuyla paylaşmak. Yerli harita ve navigasyon uygulamasını önemsiyoruz. Bunu, stratejik bir alan olarak görüyoruz. Sivil gördüğümüz uygulamaların aslında veri güvenliği açısından ne kadar önemli olduğunu hepimiz fark ediyoruz. Dolayısıyla 2027 yılı başından itibaren telefonlarımızdaki yabancı uygulamaların hepsini silmeye ve tümüyle yerli milli navigasyon uygulaması kullanmaya hazırlanıyoruz. Bu projede TOGG’un çok güzel katkıları var. Bu da aslında çok başarılı bir ekosistem projesi olarak hayata geçiyor.Kacır, uydu teknolojilerinin de kıymetli bir alan olduğunu belirterek, “Türkiye, havacılık sanayinde elde ettiği başarıların bir benzerini uzay alanında, uzay teknolojilerinde elde edecek. Bunun için ciddi bir hazırlığımız var.” dedi.Türkiye’nin dünyada haberleşme uydusu geliştirebilen, üretebilen 11 ülkeden biri olduğunu anlatan Kacır, hiçbir test için yurt dışına muhtaç olunmadığını, daha ileriyi hedeflediklerini söyledi.”TÜRKİYE, KENDİ NÜKLEER REAKTÖRÜNÜ GELİŞTİRECEK”Kacır, Türkiye’nin uzay ekonomisinde etkin bir oyuncu haline gelebileceğine dikkati çekti.Geliştirdikleri hibrit itki sistemini de kullanarak yüzde 80’in üzerinde yerlilikle üretimi tamamlanan ay aracını, 2027 yılının ilk aylarında Ay’a göndereceklerini vurgulayan Kacır, şöyle devam etti:”Türkiye, Ay’a erişmeyi başaran 9 ülkeden biri haline gelecek. Bu teknolojiye, derin uzayda tarihçe kazandırabilirsek inşallah bu teknolojiyi uyduların yörünge transferlerinde kullanacağız. Bir yandan uzaya erişim için kendi roketlerimizi geliştiriyoruz. Roketsan tarafından yürütülen projelerle kendi uydularımızı, kendi roketlerimizle uzaya göndermeyi hedefliyoruz. Bunları, kendimize ait bir uzay limanından yapmaya hazırlanıyoruz.”Kacır, Somali’de kurulumuna başlanan uzay limanının neden orada kurulduğuna değinerek, şunları anlattı:”Bu fırlatmaları yapabilmek için hem hava trafiğinin hem etraftaki yerleşimin hem deniz trafiğinin buna müsaade edebilmesi lazım. Türkiye, tüm bu parametreler açısından çok yoğun bir coğrafyada. Yani hem gökyüzünde hem denizlerimizde muazzam bir trafik hem de büyük bir nüfus yoğunluğu var. Ayrıca ekvatora yakın bölgeler, uzaya erişim için büyük fırsatlar sunuyor. Çünkü roket fırlatmalarında dünyanın dönüş hızından da istifade ediliyor. Dünyanın dönüş hızı ekvator bölgesinde, maksimum seviyede. Dolayısıyla daha az yakıtla hedefinize erişebiliyorsunuz. Böylelikle ekvatorda yaptığınız bir fırlatmada maliyetleriniz, buradakinden yüzde 30 daha aşağıda. Bu da bir rekabet alanı oluşturuyor.””Türkiye, kendi nükleer reaktörünü geliştirecek.” diyen Kacır, bununla ilgili hazırlık sürecinin tamamlandığını, proje döneminin başladığını, modüler reaktörlerde Türkiye’nin bir üretim gücü haline gelmesinin hedeflendiğini bildirdi.Kacır, nükleer teknolojinin çok kıymetli olduğunu dile getirerek, “Türkiye bütün bunları barışçıl amaçlarla yapıyor. Bizim başka türlü bir hedefimiz yok ama teknolojide geri kalmaya da hiç niyetimiz yok. Dolayısıyla kendi teknolojimizi kendimiz geliştireceğiz ve kendimiz kullanacağız.” ifadesini kullandı.Bakan Kacır, yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm, KOBİ’ler ile ilgili projeleri anlatarak, araştırmacı insan kaynağını önemsediklerini, yapay zekayı kamu hizmetlerinde, özel sektör uygulamalarında, akademide çok daha etkin kullanmaya hazırlandıklarını söyledi.Süper bilgisayar yatırımlarına değinen Kacır, sözlerini şöyle tamamladı:”Gelişim hızını artırmak için çaba gösteriyoruz. Bir yandan da elbette tedbirler almalıyız. Kendi verimizi, kendi topraklarımızda saklamalı, kendimiz işlemeli, değere dönüştürebilmeliyiz. Kendi dil modellerimizi geliştirmeliyiz, sektörel veri kümelerini oluşturmalıyız ve uçtan uca yerli, milli bir ekosistem kurabilmeliyiz. Bir yandan da bunun çabası içindeyiz. Tabii bunun için çok temel hedeflerimiz var, 2 yıl içerisinde 5 milyon vatandaşımıza yapay zeka okuryazarlığı kazandıracağız ve 10 bin ileri düzey yapay zeka uzmanı, 100 bin yapay zeka profesyoneli yetiştireceğiz.”BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar’ın da konuşma yaptığı törende, Bakan Kacır’a “bilim ve teknoloji” alanında fahri doktora unvanı verildi.Törene, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba, TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, Bursa Cumhuriyet Başsavcısı Mustafa Çelenk, AK Parti Bursa İl Başkanı Davut Gürkan, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Özer Matlı, ilçe belediye başkanları, kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.Bakan Kacır, daha sonra Bursa Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Şahin Biba’yı ziyaret etti.
Bakan Işıkhan: 18 bin 441 öğrencimize 609 milyon lira ödeme yapacağız
1
Avrupa’da en ucuz tatil Türkiye’de
333 kez okundu
2
Türkiye Petrolleri Kerkük’te! Tarihi adım: Günde 1 milyon varil petrol ve doğal gaz
288 kez okundu
3
“Hatay Deklarasyonu COP31 sürecinde küresel ölçekte yön belirleyen bir adım olacak”
233 kez okundu
4
‘Yapı’da COP31 gündemi
228 kez okundu
5
Bakan Bayraktar: Yenilenebilir enerjide yeni bir yatırım dönemine kapı aralıyoruz
227 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.