DOLAR

49,5726$%0,08

EURO

55,7266€%0,26

STERLİN

66,2338£%0,41

GRAM ALTIN

6.569,10%-0,41

ONS

4.122,89%-0,44

BİST100

%

Güneş Vakti a 12:54
İstanbul PARÇALI BULUTLU 19°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a

Son dakika… MHP lideri Bahçeli’den açıklamalar

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında konuşuyor.Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin İşte Bahçeli’nin konuşmasından öne çıkan satır başları: Yeni haftanın başta aziz Türk milleti olmak üzere tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını Cenabı Allah’tan niyaz ediyorum. Bugünkü toplantımızı yurt içinden ve yurt dışında televizyon ekranları, radyo kanalları ve sosyal medya platformları vasıtasıyla takip eden aziz vatandaşlarımıza, gönül ve kültür coğrafyalarımızda huzurun ve adaletin tecelli etmesi için saf tutan bütün kardeşlerimize en iyi dileklerimi sunuyorum. İstanbul’la birlikte bazı şehirlerimizde yaşanan aşırı yağış ve sel, can ve mal kayıplarıyla birlikte çok sayıda vatandaşımızın yaralanmasına sebep olmuştur. Öncelikle hayatını kaybeden vatandaşlarımıza bir kez daha Allah’tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı diliyorum. Yağmur ve selden etkilenen tüm vatandaşlarımıza geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Yaralı olanlara acil şifalar temenni ediyorum. Canla başla afetle mücadele eden kurumlarımıza ve çalışanlarına şükranlarımı sunuyorum.Yağışın olağanüstü olduğu kabul edilmekle birlikte yaşanan tabloda altyapı ve imar disiplininin belirleyici olduğu ortadadır. Yaşanan felaket, planlama, risk yönetimi ve önleyici tedbirlerle afetlere hazırlıklı olmanın ne denli önemli olduğunu bir kez daha açığa çıkarmıştır. Afetlerle mücadele bütün kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, bilim çevrelerini ve toplumu kapsayan stratejik bir kamu politikası olarak ele alınmalı. Yerel seçimden riskli alanların dönüştürülmesine ve ıslah projelerine kadar doğal afetlerin zararlarının en aza indirilebilmesi temeline dayanmalıdır. Afetten etkilenen vatandaşlarımızın uğradıkları zararın behemehâl karşılanacağı ve benzer hadiseler yaşanmasın diye gerekli tedbirlerin alınacağına inanıyorum. Allah ülkemizi ve milletimizi her türlü afet ve musibetten esirgesin diyorum.FON SORUŞTURMASIMuhterem dava arkadaşlarım, geçtiğimiz haftadan bu yana hem fon soruşturması hem de başta İstanbul Büyükşehir Belediyesi olmak üzere belediyelerdeki yolsuzluklara ilişkin yargı süreçleri devam etmektedir. Sürdürülebilir büyüme ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesi, finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesine bağlıdır. Sermaye piyasalarının gelişimi, piyasaların yeterli derinliğe kavuşmasını, sermayenin tabana yayılmasını, aynı zamanda da tüm finansal piyasaların istikrar içinde işlemesi için gözetim ve denetim işlevinin eş güdüm içinde gerçekleştirilmesini gerektirmektedir. Fon soruşturmasına ilişkin gelişmelerden, Türkiye ekonomisinin istikrarını hedef alan bir kanunsuzlukla piyasa bozucu işlem, manipülasyon, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanmak suretiyle organize bir şekilde harama el uzatıldığı anlaşılmaktadır. Milletimizin helal tasarrufuna göz dikenlere hukuk zemininde en güçlü yaptırımlar kuşkusuz uygulanacaktır. Nitekim suçluların açığa çıkarılması ve mağduriyetin giderilmesi yönünde atılan önemli adımlardan, konuya ilişkin yasal düzenlemenin Meclis Genel Kurulu gündeminde bulunmasından ve meselenin tüm boyutlarıyla aydınlatılarak sorumluların hesap vermesini sağlayacak güçlü siyasi iradenin ortaya konulmasından memnuniyet duyduğumuzu belirtmek istiyorum.”TÜRKİYE EKONOMİSİ SAĞLAM TEMELLER ÜZERİNDEDİR” Daha önce de vurguladığım gibi bunlar bir arınma, aklanma ve altında yatan nedenlere eğilme fırsatı olarak değerlendirilmelidir. Adalet, suçluyu cezalandırmak yanında masumu korumak, mağdurun hakkını gözetmektir. Cumhurbaşkanımızın isabetle, fahiş kazancın bedelinin ödetileceği ve devletin kimseyi mağdur etmeyeceğini söylemesi, adaletin tecellisine olan güveni artırmıştır. Bazı sorunlarımız olsa da Türkiye ekonomisi sağlam temeller üzerindedir. Partimiz, milletimizin hak ve hukukunu savunurken adaletli bir gelir dağılımını mümkün kılacak adımların da takipçisi olacak. Dar gelirli vatandaşlarımızın beklentilerinin karşılanması için gerekli hamleler mutlaka yapılacaktır.3 Ekim 2026 tarihli yazılı açıklamada ifade ettiğim gibi, cümle halkın emek ve alın terinin hülasası olan devlet mülkünü omuzlarda taşımak büyük bir sorumluluktur. Devlet mülküne tasallut edenin adalet ve terbiyesi ise devlet ahlakındadır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden başlayarak birçok belediyeye uzanan ihale, imar, ruhsat, taşınmaz, iştirak, personel ve kamu harcamaları gibi alanlarda oluşan her türlü çıkar ilişkisi, ceza hukukunu ilgilendiren bir problem olmanın yanında bir ahlak yoksulluğudur. Yargılama süreçleri devam ederken siyasi polemiklerle kişisel gündem oluşturmak yerine, yöneltilen iddialara hukuki zeminde cevap vermek ilgililerin hayrına olacaktır. Mahkemeler, siyasi gösterilerin değil, savunma hakkının esas alındığı yerlerdir. Milletimiz gelişmeleri yakından takip etmekte ve adaletin bir an evvel tecellisini beklemektedir.”BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ SUÇ İŞLEME ÖZGÜRLÜĞÜ DEĞİLDİR, OLMAMALIDIR” Soruşturmalar kapsamındaki bir başka konu da basın özgürlüğü tartışmalarına yöneliktir. Özgür basının demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarından biri olduğuna, medyanın kamuoyunu bilgilendirme görevini özgürce yerine getirmesi gerektiğine inanıyoruz. Bununla beraber özgürlük kadar sorumluluğun, reyting kadar da hukukun kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Basın özgürlüğü suç işleme özgürlüğü değildir, olmamalıdır. Nitekim medya kuruluşları da diğer bütün kurumlar gibi hukuk karşısında sorumluluk taşımaktadır. Asıl olan, basın özgürlüğünü savunurken hukuka aykırı eylemlere göz yuman bir hukuksuzluğa düşmemektir. Çünkü basın özgürlüğü demokrasinin güvencesiyse hukuka bağlılık ve etik sorumluluk da bu özgürlüğün temel dayanaklarıdır.Türkiye’nin ekonomik, siyasi ve diplomatik başarılarla öne çıktığı, Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge hedeflerinin kuvveden fiile dönüştüğü, kanunsuzlukların üzerine gidildiği bir ortamda huzur ve güven iklimini sabote etmeye yönelik hiçbir girişim kabul edilemezdir. Sosyal medya üzerinden oluşturulmaya çalışılan algıya, FETÖ hesaplarından yapılan kışkırtıcılığa itibar edilmemeli, resmî açıklamalar doğrultusunda hareket edilmelidir. Türkiye’nin güvensizlik temelinde yönlendirilmiş toplumsal tepkilerle karşı karşıya bırakılması girişimlerinin mutlaka önüne geçilmelidir.Değerli milletvekilleri, âlim olan Allah’ın âlemleri kuşatan kürsüsü, insanlığa huzur ve bereketi muştulayan, dünyaya düzen ve adaleti veren ilim kapısıdır. İlim kapısı, insanı akli ve ruhi hasletleriyle büyüten, nefsini vicdanıyla törpüleyen, hırsına sağduyusuyla bent olan kemalet makamına açılır. İlim yolunda dergâhına eğri olan odunu bile sokmayan Yunus Emre, “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmez isen, bu nice okumaktır?” mısralarıyla insanı kâmil olmanın yolunun evvela kendini bilmekten geçtiğini ifade etmiştir. Kendini bilmek, kibir aynasını kırarak Rabbin karşısında acizliğini bilmek, sözü ölçüp tartmak, kalemi ise hattı, tarikati ve endazesinde tutabilmektir. Kendini bilmek, ilim ummanında hikmet pusulasıyla yönünü tayin edebilmek, ihlas ile Hakk’a teslim olabilmektir. Kendini bilmek, vav hâlinde geldiği fani âlemde kelamı elif gibi dosdoğru söylemek, hakikat karşısında mim gibi eğilebilmektir. Tanrı Dağları’yla başlayan Türk’ün kutlu yürüyüşü, Horasan’da ilmin kapısından geçerek erenlik makamına erişmiş, Söğüt’e kök salarak İslam medeniyetinin en mütekâmil çağını yaşamış ve yaşatmıştır. Bu noktada tarihî aktörlerin tarihin akışı içerisinde yerli yerine oturtulmasını, tarihî olayların romantik duygulardan azade, ibret ve kazanım hâline dönüştürülmesi millî bir mesuliyettir. Bu mesuliyet, zararlı fikirler ve miyop gözlüklerle tarihe bakmamak, çoğu zaman popülist siyasetin ideolojik tartışmalarla karaladığı tarih defterinde hakikatin izini sürmektir. Aksi takdirde parçalanmış benlikler, şizofrenik kimlikler ve bölünmüş toplum ile karşı karşıya kalmak kaçınılmaz olacaktır.”MİLLİYETÇİ HAREKET PARTİSİ, TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ MEŞALESİNİ TAŞIMAKTADIR” Kıymetli milletvekilleri, değerli milletvekilleri, kıymetli misafirler, Milliyetçi Hareket Partisi, tarihin omuzlarına yüklediği bu mesuliyet şuuru ile Türk milliyetçiliği meşalesini taşımaktadır. Çağları aşan Dede Korkut destanında Salur Kazan’ın obası ve otağı fitne ve zulmetin pençesine düştüğünde, “Kurt yüzü mübarektir, onunla danışayım.” diyerek yeniden birliğe ve dirliğe eriştiği millî hafızamızda canlılığını korumaktadır. Milliyetçi Hareket Partisi, kurulduğu günden bugüne Türk ve Türkiye düşmanlarına karşı vatanını, kimliğini ve töresini koruyan kurt yüzlülerin, şehadetle yürüyen Yusuf yüzlülerin yegâne ortağıdır. Yüksek tarih ve mekân şuurunun, millî mesuliyet duygusunun kutlu davamızda temerküz ve teberrük etmesinin hesab-ı mucibesi, Anadolu’yu Türk-İslam davasıyla mayalayan Ahi Evran’ın “Hak ile sabır dileyip bize gelen bizdendir, akıl ve ahlak ile çalışıp bize geçen bizdendir.” sözüne duyduğumuz derin itimat ve güçlü sadakattir. 20. yüzyıla egemenliğin bila kaydı şart millete ait olduğu millî ve üniter devlet teklifini sunarak bu teklifi cumhuriyetle taçlandıran Türk milliyetçiliği, günümüzde Milliyetçi Hareket Partisi feraset ve riyasetinin de kalkınmış bir devlet, müreffeh bir millet ve devletle milleti aynı ülkede birleştiren medeniyet teklifiyle Türklüğün afakını kuşatmaktadır.

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

Marmara Denizi’nde büyük sürpriz! Tekneye eşlik etti

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.