DOLAR

48,5971$%0,16

EURO

56,4772%-0,02

STERLİN

65,7892£%0,19

GRAM ALTIN

6.802,43%0,98

ONS

4.351,83%0,79

BİST100

%

Güneş Vakti a 13:06
İstanbul AÇIK 25°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
  • HazineSandigi
  • Gündem
  • Vurulan 10 geminin 3’ü kıyılarımıza geliyor! Ukrayna’nın serseri drone’ları Karadeniz’i mezarlığa çevirdi

Vurulan 10 geminin 3’ü kıyılarımıza geliyor! Ukrayna’nın serseri drone’ları Karadeniz’i mezarlığa çevirdi

Karadeniz kıyılarımız son dönemde sık yaşanan ‘karaya oturma’ vakalarıyla kirleniyor. Özellikle kimyasal tankerler, yakıt yüklü gemiler, karaya oturup gövde hasarı aldığında yaşanabilecek sızıntı, denizcilik şirketlerine oluşan maliyet ve kaybedilen yük ile gemi bu durumu daha da somut bir hale getiriyor. Karadeniz’deki turizmi, balıkçılığı, denizciliği, ticareti ve geleceği etkileyebilecek bu İHA saldırılarının kurbanlarını ağır hasar almaktan kurtarmak mümkün! Peki ama Karadeniz’de yaşanan Ukrayna saldırıları ve gemi kayıpları nasıl önlenebilir?

Karadeniz kıyılarımız son dönemde sık yaşanan ‘karaya oturma’ vakalarıyla kirleniyor. Özellikle kimyasal tankerler, yakıt yüklü gemiler, karaya oturup gövde hasarı aldığında yaşanabilecek sızıntı, denizcilik şirketlerine oluşan maliyet ve kaybedilen yük ile gemi bu durumu daha da somut bir hale getiriyor. Karadeniz’deki turizmi, balıkçılığı, denizciliği, ticareti ve geleceği etkileyebilecek bu İHA saldırılarının kurbanlarını ağır hasar almaktan kurtarmak mümkün! Peki ama Karadeniz’de yaşanan Ukrayna saldırıları ve gemi kayıpları nasıl önlenebilir?Haberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – Ukrayna ve Rusya arasında süren savaş, sivil hedeflerin vurulmasıyla çevre ülkelere de yayılıyordu. Karada vurulan sivil araçların yanında, yanlışlıkla vurulan yolcu uçakları ve her ay Ukrayna İHA’larıyla vurulan ticaret gemileri ise bütün bunların sürekli büyüyen bir çığ olmasına neden oluyordu. Üstelik bu çığ Karadeniz’in kuzeyinde yaşanan savaşı Karadeniz’in güney kıyılarına sahip ülkemize taşıyordu. Pek çok gemi ülkemiz sınırlarında karaya oturuyor, Türk gemileri zarar görüyor hatta Türk denizcileri yaralanıyordu. Can ve mal güvenliğinin yanında karaya oturan gemiler bir de geleceği bizden her gün daha da uzaklaştırıyordu. Akıntı veya hava şartları, geminin aldığı hasar, kontrolsüzce nereye sürükleneceği konusunda belirleyici rol oynuyordu. Ancak yüzde 40’lık kıyı şeridinin Türkiye’ye ait olduğu düşünülünce pek çok geminin de kıyılarımızda karaya oturması kaçınılmazdı. Bu durum büyük bir çevre felaketinin yanında maddi anlamda da büyük zararlar doğuruyordu. Peki ama denizlerimizi, turizm potansiyelimizi ve gemilerimizle yapılan başarılı deniz ticaretini yaralayan İHA saldırılarının çözümü var mı? Kocaeli Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Tanker Kaptanı Doç. Dr. Ozan Hikmet Arıcan, Karadeniz’in gemi mezarlığı olmaya giden kaderini Milliyet.com.tr’ye anlattı.SİLAHSIZ GEMİLER SİLAHLI DRONE’LARIN HEDEFİNDE! Defalarca, sayamadığımız kadar sivil gemi, Karadeniz’in kuzeyinde süren savaşın hedefi olmuştu. Ukrayna’nın İHA ve drone’ları sürekli 3’üncü bir ülkenin gemisine zarar veriyor, gemiler ağır hasar ve maddi zararla karaya oturuyor ya da kontrolsüzce sürükleniyordu. Ukrayna’ya göre bunlar yalnızca kazaydı. Yani hiçbir gemi isteyerek vurulmamıştı. Öyle ki pek çok ‘kazada’ da Ukrayna tarafı uyarılmıştı. Ancak yine de 4 yıldır süren savaşta özellikle son 1 yılda bu vakalar arttı. Saldırılar bu şekilde devam ederse Karadeniz’in hırçın kıyıları küçük İHA’larla vurulan dev gemilerin mezarlığı haline gelebilirdi. Çünkü deniz koşulları ve yapılan saldırıların konumları hasar alan hayalet gemileri ülkemize doğru sürüklüyordu. Doç. Dr. Ozan Hikmet Arıcan’a göre, “Önce vurulan bir gemi Rusya’ya yakın bir yerde vurulmuş. 5 günde ülkemize kadar gelmiş. Güneyli bir hava varsa güneyden kuzeye doğru bir rüzgâr varsa tabii kuzeye doğru yönelecektir bu gemi. Ama kuzeyden, rüzgâr daha çok alındığı için yüzde 80 ihtimalle vurulan gemiler güneye, ülkemizin Karadeniz kıyılarına doğru ilerleyecektir.” Peki bu gemilerin kıyılarımızda bir gemi mezarlığı oluşturması engellenebilir mi? Doç. Dr. Ozan Hikmet Arıcan şöyle açıklıyor: “Bu gemiler vuruluyor ve gemideki denizciler ‘gemi terk’ yapıyor. Daha sonra başıboş gemiler rüzgâr ve akıntılarla kuzeyden güneye sürükleniyor. Bunun sonunda da ne oluyor? Örneğin 5 gün önce vurulan gemi Samsun’da karaya oturuyor. Hele ki bu bir tanker olduğunda taşıdığı yük çok tehlikeli kimyasallar olabiliyor. Deniz kirliliği çok yüksek seviyede risk haline geliyor. Gün geçtikçe dalgalarla hasar alan gemi gövdesi kargo tanklarının hasar almasına yol açarsa büyük çevre felaketine yol açabilir. Peki ne yapmalıyız? O gemileri önceden mutlaka tespit edip karaya oturmadan açıkta bir şekilde onları çekip işte demirletmeliyiz. Uzman ekipler gidebilir, 3-4 denizci o gemiyi ağır hasar alıp risk doğurmadan ve kullanılamaz hale gelmeden demirleyebilir. Sonraki kısımda yasal süreçler işler, hukuki süreçler işler. Aslında tek yapılması gereken hayalet gemilerin izlenmesi, önceden tespit edilmesi ve bu gemilerin uygun yerlere çekilmesi. Maliyetlerin demirde veya işte Gelirlere yanaştırılması kısmından daha çok maliyet ürettiğini biliyoruz. Geminin sahibi ile koordinasyon halinde olup bu maliyetleri kabul ediyorsa geminin belirlenen alana çekileceğini ve bu sayede limanlar için de kurtarıcı bir çözüm olduğunu anlatabiliriz. Büyük bir demir yığını Karadeniz’de öyle dolaşınca gemi trafiğini, sahil hattında oluşabilecek zararı etkiliyor. Oradaki turizm, halkın balıkçılık faaliyetleri olumsuz etkilenebilir. Ancak bu durum bu kadar büyümeden de çözülebilir.”SÜREKLİ KARAYA OTURUYORLAR! ‘10 GEMİNİN 3’Ü GELİYOR’Ukrayna’nın serseri drone’larıyla vurulan başta Türk bayraklı gemiler, bir bir kullanılamaz hale geliyor. Bunun yanında kontrolsüz kalan gemiler, denizlerde seyir güvenliği açısından da tehlikeli bir ortam oluşturuyor. Üstelik vurulduktan sonra terk edilen hayalet gemiler, nereye vuracağı belli olmayan birer mermi gibi kıyılara sürükleniyor. Çoğu da Türk kıyılarına… Sonunda ise Sakarya, Şile ve Samsun’da olduğu gibi gemiler karaya oturarak ağır hasar alıyor ve çevresel risk oluşturuyor. Peki ama vurulan onlarca geminin ne kadarı Türkiye’ye gelebilir ki? Doç. Dr. Ozan Hikmet Arıcan ihtimalleri şöyle anlattı:“Bu gidişte, saldırılar sürdükçe üst üste karaya vurma sayıları artacak ve hasar ağırlaşacak. Örneğin gemideki personel gemiyi terk ediyorsa pek çoğu şahit oldukları ölüm ve yaralanmalar yüzünden bunu yapmak durumunda kalıyor. Vurulan gemilerin yüzde 25’i insansız kalıyorsa ve gemiler sürükleniyorsa, ayda 10 gemi vurulsa 3 gemi bu tarafa doğru ilerleyecektir. Sık sık gemiler karalarımıza oturuyor, ben bu durumun daha da artacağını düşünüyorum. Savaşın gidişatındaki belirsizlik de bunu tetikliyor.”TEK GEMİ İÇİN FATURA 150 MİLYON DOLARI BULABİLİR! ‘ORALARA GİTMEMEK LAZIM’Gemilerin 1 tek gün bile sistemin dışında kalması milyonlarca liralık zarar anlamına gelirken tamamen kullanılamaz hale gelmesi durumda ortaya 150 milyon doları bulan masraflar çıkıyor. Oysa gemiler, karaya oturup ağır gövde hasarı almadan önce demirlenip zarar görmeyeceği şekilde bekletilse zarar bunun 20’de biri kadar olabilir. Peki onarılamaz durumdaki gemilere ne oluyor? Doç. Dr. Ozan Hikmet Arıcan şöyle açıklıyor: “Batırmayı askeri gemilerde daha çok görürüz. Ticari gemilerde hurdaya gönderilme daha yaygın. Ancak hurdalığa gitmeden kurtarabilecekken bir şey yapılmayınca maliyet de büyümüş oluyor. Bu gemiler hasar gördüğünde terk edilince ya da karaya oturana kadar bir şey yapılmayınca hasarın boyutu ve dolayısıyla maliyet de artıyor. Armatör şunu düşünür, ‘ben bu gemiden hiçbir kar elde edemem, bu geminin ticari faaliyetlerini durdurayım,  gemi sökümüne göndereyim, zararımı azaltayım.” Peki drone’lar durdurulamıyorsa gemiler nasıl korunacak? “Yani elinizde silah yok, kesinlikle savunma mekanizması yok. Yani öyle bir zaten olasılık yok. Yapılabilecek en güzel şey oradaki ticareti durdurmak ya da gemilerin gönderilmemesini sağlamak şeklinde olabilir. Bu da haliyle ekonomiyi çok olumsuz etkileyecektir. Şu anda net açıklamalar yok ancak ticaretin ciddi anlamda durdurduğunu söylüyorlar.” – Doç. Dr. Ozan Hikmet Arıcan

YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Sıradaki haber:

‘Küt’ diye ölmeyelim

HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.