48,2892$%0,01
55,9463€%-0,12
65,2606£%-0,05
6.718,09%-0,05
4.324,39%-0,10
%
13:09
Denizin 550 metre derinliğinde olduğu belirlenen batan geminin kaptanı Öz’ün resmi kaptanlık belgesinin bulunmadığı, 2029’a kadar geçerli yeterlik belgesini ise Honduras’tan aldığı ortaya çıktı. Deniz Emniyet Derneği Başkanı İstikbal, Honduras gibi ülkelerde sürecin aracı, simsar, acente üzerinden yürüdüğünü söylediHaberlerimizi Google'da Takip EdinGelişmelerden anında haberdar olun.Google'da tercih edilen kaynak olarak ekleyin EREN KOCA / HABER MERKEZİ – Kuzey Kıbrıs’ın Girne kentinden Mersin’e giden katamaran tipi Filo Jet yolcu gemisi, geçen pazar günü Girne Limanı’nın 4 mil (7 kilometre) açığında alabora oldu ve 20 dakika içinde battı. Katamaranda 8’i mürettebat, toplam 267 kişi bulunuyordu. Sekiz yolcunun hayatını kaybettiği faciada, aralarında çocukların da bulunduğu kayıp 20 kişiyi arama çalışmaları sürerken faciaya ilişkin soruşturma da derinleşti. Kazada gemiyi ilk terk edenlerden olan kaptan Mustafa Öz’ün resmi kaptanlık belgesinin bulunmadığı, 2029’a kadar geçerli yeterlik belgesini 2 yıl önce Honduras’tan aldığı ortaya çıktı. Milliyet kaptanın belgesini uzmanına sordu.Uzaktan teslimDeniz Emniyet Derneği Başkanı, kaptan Cahit İstikbal, belge sürecini aracı, simsar ve acenteler üzerinden yürüyebildiğini söyledi. İstikbal, şu bilgileri verdi:İlgili kaptana ilişkin belge, Honduras Deniz Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından STCW Sözleşmesi kapsamında kişiye doğrudan düzenlenmiş yeterlik belgesi niteliğinde.Uygulamada Türkiye’deki aracı veya simsar, belgeyi verecek devletin ülkesinde faaliyet gösteren bir acenteyle çalışır. Başvuru sahibinden pasaport, sağlık raporu, önceki yeterlikler, deniz hizmeti ve kurs belgelerini yabancı acenteye gönderir.Yabancı acente de işlemleri ilgili denizcilik idaresi nezdinde takip ederek yeterlik belgesini teslim eder.Simsar ve acente belgeyi düzenleyen makam değil, yalnızca aracıdır. Bu aracılık yöntemi tek başına hukuka aykırı değildir, hukuka uygunluk sunulan belgelerin gerçek olmasına, gerekli eğitim ve sınav şartlarının fiilen yerine getirilmesine, belgenin usulüne uygun düzenlenmesine bağlı.Sıkıntı, Panama, Belize ve Honduras gibi kimi ‘açık sicil’ niteliğindeki gemi sicillerinin uzaktan sertifika kabul ederek, doğruluklarını araştırmadan bu belgeleri uzaktan teslim etmeleridir.”Honduras, yabancı gemi adamlarına da yeterlik belgesi düzenlemekte. Honduras’ta Türkiye’deki kadar açık ve merkezî bir devlet sınav uygulanıp uygulanmadığı, adayın asli dosyasındaki sınav ve değerlendirme tutanakları araştırılmalıdır.Honduras belgesinin QR kodla veya resmî sicilden doğrulanması yalnızca belgenin idarece düzenlendiğini gösterir. Kaptanın yeterliği hakkında kesin kanaat için önceki yeterlikleri, deniz hizmetleri, kurs devam çizelgeleri ile sınav ve uygulama değerlendirme tutanaklarının da incelenmesi gerekir. Belgenin gerçek olmasıyla belgeye ulaşma sürecinin gerçek ve hukuka uygun olması aynı şey değildir. Türkiye gibi denizcilik sertifikalandırmasını ciddiyetle yapan ülkelerden Yeterlik Belgesi (CoC) alamayan kişilerin açık sicil ülkelerine yönelmektedirler. Egemen devletler bu açık sicil tarafından verilen yeterlikleri tanımak zorunda değildir. Dilerse bunları tanımayarak kendi bayrağını taşıyan gemilerde kullanılmasına izin vermeyebilir.” TGC IŞIN GEMİNİN YERİNİ TESPİT ETTİ! BATIK 550 METREDE Girne açıklarında meydana gelen deniz faciasının ardından kayıp kişilere yönelik sürdürülen arama-kurtarma çalışmalarına destek vermek üzere Türkiye Cumhuriyeti Deniz Kuvvetleri’ne ait TCG Işın Kurtarma ve Yedekleme Gemisi Girne’ye ulaştı. TCG Işın, derin denizde operasyon yapan gemi, dün kayıp 20 kişiyi arama çalışmalarına dahil oldu. 68 metrelik gemi, kurtarma, yedekleme, dalış, sualtı operasyonları ve tıbbi destek faaliyetleri için tasarlandı. TCG IŞIN Kurtarma ve Yedekleme Gemisi’nin Komutanı Deniz Binbaşı Ulaş Cesur, TCG IŞIN’ın komutanlık görevleri kapsamında 1000 metreye kadar kurtarma sistemlerine, 365 metreye kadar dalabilen Atmosferik Dalış Sistemi’ne (ADS) ve 90 metre derinliğe kadar insanlı dalışlarla kurtarma çalışmaları yapabilme imkanına sahip olduğunu belirtti. Cesur, “Bu görevdeki amacımız, Filo Jet gemisinin battığı tahmin edilen bölgede arama sistemleri ile batığın deniz dibindeki mevkisinin belirlenmesi, batığın teşhis edilmesidir” dedi. Cesur, batığın teşhis edilmesinin ardından yaklaşık 500 metre gibi önemli bir derinlikte kurtarma faaliyetlerine başlanacağını bildirdi. Arama çalışmaları 1 uçak, 5 İHA, 7 helikopter, 8 gemi ve 9 bot ile sürdürülüyor. Faaliyetlere Türkiye’den gelen SAT komandoları ile Türk Deniz Kuvvetleri’nin dalgıç ekipleri de katılıyor. TCG Işın gemisi de Girne açıklarında alabora olan geminin battığı alanda arama faaliyetlerini komuta ediyor.‘ULAŞTIRMA BAKANI’ GELSİNKKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Başbakan Ünal Üstel, Girne Limanı’nda bekleyen ailelerin yanına gelerek çalışmalara ilişkin bilgi verdi. Erhürman, TCG Işın’ın çalışmalara başladığını, yarın (bugün) da TCG Alemdar adlı ikinci bir geminin Girne’de olacağını ve çalışmalara destek vereceğini söyledi. Rakamların net olduğunu dile getiren Erhürman, “Acınızı yüreğimde hissediyorum, bu anlatılabilir bir acı değil. Şu anda bütün konsantrasyonumuz derindeki batığa ulaşmak ve oradan ulaşabileceğimizi her şeyi su yüzüne çıkarmak” diye konuştu. Erhürman ve Üstel’in birlikte yaptığı açıklama sırasında kayıp yakınları KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Ercan Arıklı’yı kastederek “Ulaştırma Bakanı’nı istiyoruz” diyerek tepkilerini dile getirdi. ‘Akıntıyla sürüklendi’ KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, 514 metre derinlikte olduğu düşünülen batık geminin 550 metre derinlikte olduğunun tespit edildiğini belirtip “Akıntıyla sürüklenmiş olduğu düşünülüyor” dedi. Deniz üstünde ve altında çalışmaların gece-gündüz aralıksız sürdüğünü belirten Erhürman, “Bu işin ucu nereye varırsa varsın, her türlü sorumluluğun karşılığı olacak” diye konuştu. POLİS MÜFETTİŞİ: RESMİ KAPTANLIK BELGESİ YOK Deniz faciasına ilişkin soruşturmada dikkat çeken ayrıntılar ortaya çıktı. Kaptan dahil 9 kişinin tutuklandığı kazaya ilişkin Girne Kaza Mahkemesi’ndeki görülen duruşmada Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş’a “Gemi kaptanının gemiyi idare etmeye ehliyeti var mı?” sorusunu yöneltildi. Yerel basındaki haberlere göre Mannaş, bu anlamda yazışmaların yapıldığını, kaptan Mustafa Öz’ün kaptanlık belgesinin talep edildiğini kaydederken, şahsın yıllardır kaptanlık yaptığını ancak resmi olarak kaptanlık belgesinin bulunmadığını ifade etti. Mahkemede verilen bilgilere göre, gemi limandan yaklaşık 4 mil açıldıktan sonra sol ön kızak uç kısmının kırılması sonucu su alarak alabora oldu. Mannaş ayrıca geminin sefere çıkması için Türk Loydu tarafından verilen izinlere ek olarak Liman Başkanlığı onayının bulunduğunu, KKTC Meteoroloji Dairesi’nden alınan rapor doğrultusunda da sefere çıkıldığını söyledi.Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanlığı bağlı Limanlar Dairesi Müdürlüğü ise Honduras Cumhuriyeti tarafından düzenlenen kaptanlık lisansının uluslararası denizcilik standartları kapsamında Gemiadamı Yeterlik Belgesi niteliğinde olduğunu, gemiadamı yeterlik belgelerinin tanınması ve geçerliliğinin değerlendirilmesinde Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından yayımlanan ilgili ülke ve yeterlik listelerinin esas alındığı kaydedildi. Türkiye’de nasıl alınıyor? Kaptan İstikbal, Türkiye’de kaptanlık ehliyetinin nasıl alındığını da anlattı:Türkiye’de ise eğitim ve tamamlama kursları Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yetkilendirdiği kuruluşlarda yapılır. Deniz hizmeti gemi adı, IMO numarası, bayrak, tonaj, görev ve tarihler üzerinden GİBS’e kaydedilerek idarece doğrulanır. Normal terfi yolunda vardiya zabitliğinden birinci zabitliğe, oradan kaptanlığa geçilir. Mevcut Yönetmeliğe göre kaptan veya uzak yol kaptanı olabilmek için birinci zabit yeterliğiyle 500 GT ve üzerindeki gemilerde liman seferi dışında en az 36 ay birinci zabitlik, İngilizce yeterliği ve İdarenin sınavında başarı aranır. Bu yönüyle Türkiye sistemi daha merkezî ve denetlenebilir bir yapıdadır.Deniz hizmeti saatle değil ay üzerinden hesaplanır, bütün eğitimler için tek bir toplam ders saati bulunmaz. Genel bir üst yaş sınırından ziyade sağlık yeterliliği esas alınır, kaptanlık yeterlikleri 5 yılda bir yenilenir.”Katamaran denetimi farklıKaptan İstikbal, devamında gemiyle ilgili şi detaylara dikkat çekti: “Kamuya açıklanan klas belgesinde ‘HC52’ şeklinde bir standart yok ya yazım hatası ya da belgedeki ‘HSC-PASSENGER A’ ile ‘K50’ ifadeleri karıştırılmıştır. HSC, yüksek süratli yolcu teknesini, K50 ise kıyı ve en yakın sığınma limanından 50 deniz miliyle sınırlı sefer bölgesini ifade eder. Yüksek süratli katamaranların denetim rejimi klasik yolcu gemilerinden farklıdır. Filo Jet, inşa tarihine göre 1994 HSC Code kapsamında. Bu sistemde yapısal emniyetin yanında rota, dalga, hız, hava koşulları, tahliye ve dışarıdan kurtarma imkânı birlikte değerlendirilir. Klas belgesinde, belirgin dalga yüksekliğinin 3 m’yi aşması bekleniyorsa limandan çıkılmaması şartı bulunmaktadır. Klas sertifikası, HSC Emniyet Sertifikası ve HSC İşletme İzni birbirinden ayrı belgelerdir. Bir belgenin geçerli olması, geminin olay anındaki fiilî kondisyonunu veya o günkü seferin emniyetli olduğunu tek başına kanıtlamayacaktır. HSC işletme izninin ekleri, management manual, güncel klas raporu, tamir ve sörvey raporları ile sefer gününe ait hava-deniz değerlendirmesi de hesaba katılmalıdır. Filo JET gibi bir yolcu gemisinin normal olarak VDR taşıması gerekir. ‘Kara kutu yoktu’ değil, ‘Henüz bulunamadı’ demek doğru. Sabit kapsül enkazla deniz dibinde kalmış olabilir. Gemide VDR hiç yoksa, bayrak idaresinin açık ve yazılı muafiyet belgesi gösterilmelidir. Son yıllık VDR performans testi ve hangi verilerin gerçekten kaydedildiği de incelenmelidir.”Faciaya tam gaz ilerlemişİTÜ Gemi İnşaatı ve Deniz Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ömer Kemal Kınacı, geminin batması ve tahliye süreciyle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı: “Gemi, limandan kalkışından kısa bir süre sonra seyir halindeyken su almaya başlamış. Bu süreçte kaptanın su alımını fark etmesine rağmen doğru kriz yönetimini uygulayamadığını, hatta kaptanın panik yaptığını ve bu durumun süreci daha da çıkmaza soktuğunu düşünüyorum. Geri dönmeye çalışırken yaşanan yanlış manevralar ve kriz anındaki bu panik havası, alabora sürecini hızlandıran etkenler arasında yer almış olabilir.Yıpranmış gemiResmi kayıtlarda geminin Liman Başkanlığı izinlerinin, loyd onaylarının ve dönemsel evraklarının kâğıt üstünde tam olduğu belirtiliyor. Ancak bu resmi onayların ve izinlerin tam olmasına karşın, gemide uzun vadeli yorulma (metal yorgunluğu ve yapısal yıpranma) kaynaklı problemler oluşmuş olabilir. İnternette dolaşan bazı videolarda normalde sabit durması gereken parçaların hareketli olduğu görülebiliyor. Bunlar geminin yıpranmış olduğu izlenimini yaratıyor. Bazı kronik sorunlar sefere çıkmadan önce yeterince dikkate alınmamış olabilir.Neden battı?Katamaran tipi teknelerin yüksek stabilite kabiliyetine sahip olduğu biliniyor; buna rağmen böyle bir geminin batmış olması, uzun vadeli yorulma kaynaklı yapısal problemlere sahip olabileceğini düşündürüyor. Teknik ekibin ve bilirkişilerin yapacağı detaylı incelemeler, geminin mukavemetini kaybedip bu şekilde nasıl batabildiğini net bir şekilde ortaya koyacaktır. Yasal olarak bu gemilerde can salı bulundurulması zorunlu olsa da maalesef görüntüden ibaret. Bu tarz hayati ekipmanlar pratikte yeterince önemsenmiyor. Eğer can salları ve tahliye süreçleri hayati birer unsur olarak gerçekten önemsenseydi ve etkin şekilde devreye sokulsaydı, bu olay can kaybı olmadan atlatılabilirdi.”Bursa Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Erinç Dobrucalı da “Batma riski tespit edilip karar verildikten sonra, kaptan ve mürettebat tarafından can sallarının patlatılarak insanları oraya yönlendirilmesi gerekiyor. Standart prosedür bu şekildedir” dedi. Son yolculuklularına uğurlandılar Faciada hayatını kaybeden 14 yaşındaki Nisa Törer’in cenazesi, Gaziantep’te gözyaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Törer’in annesi Güneş Törer’in de 4 yıl önce kanser nedeniyle öldüğü öğrenildi. Baba Ferdi Törer’in (43) ise denizde kaybolduğu ve arama çalışmalarının sürdüğü bildirildi. Feribotta hayatını kaybeden Hüseyin Özdemir’in cenazesi de memleketi Mersin Silifke’de toprağa verildi. Törene kazadan yaralı kurtulan kızları Kamuran Ünal, Şengül Şahin, damadı Hakkı Şahin, yakınları ve çok sayıda vatandaş katıldı. Özdemir’in cenazesi, kalınan cenaze namazının ardından yakınlarının göz yaşları arasında son yolculuğuna uğurlandı. Eşi Şerif Özdemir’in ise halen kayıp olarak arandığı bildirildi. Hayatını kaybeden 3 çocuk babası emlakçı Nihat Balyemez (56), Reyhan Verim ve çocuklarını kurtarmak için gemiye giren Uzman Çavuş Fahri Ateş dün düzenlenen cenaze törenleriyle toprağa verildi.
Savunma ve kalkınma yerine enerji! Keban Barajı’nın altında yatıyor: Türkiye’nin kilidiydi suya gömüldü
1
Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten 12. Yargı Paketi mesajı
3196 kez okundu
2
Suça sürüklenen çocuklar düzenlemesinde ilk 2 madde kabul edildi
2034 kez okundu
3
Son dakika… Ünlülere uyuşturucu soruşturmasında İlyas Yalçıntaş dahil 4 tutuklama
1379 kez okundu
4
SON DAKİKA! AFAD duyurdu: Elazığ’da 4 büyüklüğünde deprem
1339 kez okundu
5
SGK’yı dolandıran sağlık ağı çökertildi! Hastalar üzerinden büyük oyun
1313 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.